📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍

Gazzâlî

Fars bilgin (y. 1058-1111)

Gazzâlî, İranlı Sünni İslam âlimi, mutasavvıfı ve müderrisidir. İslam düşünce tarihindeki en önemli ve en etkili fakih, müftü, filozof, teolog, mantıkçı ve mistiklerden biri olarak kabul edilmektedir. XI. yüzyılın müceddidi olarak nitelendirilmektedir. Gazzâlî'nin çalışmaları çağdaşları tarafından büyük bir önem ve övgüyle karşılanmış ve "İslam'ın delili" anlamına gelen "Hüccetü'l-İslâm" unvanını almıştır.

Gazzâlî (Farsça: الغزّالی, 1058‑1111) İran kökenli bir Sünni âlim, mutasavvıf ve müderristir. İslam düşüncesinin en etkili fakih, müftü, filozof, teolog, mantıkçı ve mistiklerinden biri olarak anılır ve XI. yüzyılın müceddidi sayılır. Çağdaşları ona “İslam’ın delili” anlamına gelen “Hüccetü’l‑İslam” unvanını vermiş, aynı zamanda “Zeynüddîn” ve “İmam‑ı Gazzâlî” gibi lakaplarla da tanınmıştır. Büyük Selçuklu İmparatorluğu döneminin önde gelen İslam bilginlerinden biridir.

Gazzâlî, 1058 yılında Horasan’ın Tus şehrinde doğdu. İlk eğitimini Tus’ta Ahmed bin Muhammed er‑Razikânî’den aldı, ardından Cürcân’da Ebû Nasr el‑İsmailî’den ders gördü. 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görürken, inanç temellerini Ebû’l‑Hasan Eş’arî’den, hukukî görüşlerini ise İmam Şafiî’den edindi. 1085’te “İmam‑ı Harameyn” lakaplı Abdülmelik el‑Cüveynî’nin vefatı üzerine, Nizâmülmülk’ün davetiyle Nişabur’dan Bağdat’a gitti. Burada düzenlenen bir toplantıda üstün cevaplarıyla dikkat çekti ve 1091’de Bağdat Nizamiye Medresesi’nin baş müderrisi oldu.

Bağdat’taki görev süresince bilgi birikimini ve öğrenci çevresini genişleten Gazzâlî, tasavvufa yönelmeye başladı. Ebû Alî Farmedî’nin etkisiyle mistik alanı derinleştirdi ve 1095’te Bağdat’tan ayrılarak Şam’a gitti. Şam’da iki yıl geçirdikten sonra 1097’de Hac görevini yerine getirdi; dönüşte tekrar Şam’a, daha sonra Bağdat ve Tus üzerinden geri döndü. Bu dönemde tasavvufta ilerlemeye devam etti. 1106’da Nizâmülmülk’ün oğlu Fahrülmülk’ün davetiyle Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğretime yeniden başladı, kısa bir süre sonra Tus’a dönerek kurduğu tekkede müridleriyle sufi hayatını sürdürdü. 1111’de, doğduğu şehir Tus’ta vefat etti.

Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam dünyası hem siyasi hem de fikri açıdan çalkantılıydı. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin otoritesi zayıflarken, Büyük Selçuklu Devleti sınırlarını genişletiyor ve nüfuzunu artırıyordu. Selçuklu veziri Nizâmülmülk, savaşlarda zaferler kazanıyor, ilim meclisleri ve medreseler kuruyordu. Aynı zamanda Mısır’da Şiî Fatımiler hâkimken, Endülüs’te Emevi Devleti gerileme sürecindeydi. Birinci Haçlı Seferi de bu yıllarda gerçekleşti; Gazzâlî 40 yaşındayken Antakya Haçlılar tarafından kuşatıldı ve bir yıl sonra Kudüs de Haçlıların kontrolüne geçti.

52 goruntulenme