Görüntü
görme duyusu ile ilgili olan; görüntü ve gözle izlenebilen her şeyin taşıdığı özellik
Görüntü, bir nesnenin ya da kavramın görsel olarak sunulmasıdır. Bu sunum iki boyutlu bir yüzeyde (çizim, resim, fotoğraf gibi) ya da üç boyutlu bir biçimde (oyma, heykel gibi) gerçekleşebilir. Görüntüler ışığın bir yüzeye yansıması, elektronik sinyallerin işlenmesi ya da dijital ekranlar aracılığıyla izleyiciye ulaştırılması yoluyla ortaya çıkar. Durağan iki boyutlu görüntüler baskı, fotokopi gibi yöntemlerle çoğaltılabilirken, bazı üç boyutlu nesneler de hareketli hâle getirilebilir.
Sinyal işleme alanında bir görüntü, renklerin dağılımını tanımlayan bir genlik haritası olarak kabul edilir. Optikte ise özellikle iki boyutlu görseller kastedilir. Görsel bir temsil oluşturmak için bütün görsel sistemin kullanılmasına gerek yoktur; örneğin gri tonlamalı (siyah‑beyaz) fotoğraflar, renk algısına dayanmadan yalnızca parlaklık değerlerine dayanır. İnsan gözünün doğrudan algılayamadığı nesneleri temsil etmek için mikroskop, X‑ışını, manyetik rezonans görüntüleme (MRI), pozitron emisyon tomografisi (PET) gibi teknikler de kullanılmaktadır.
Görüntüler, fotoğraf, ekran görüntüsü, harita, grafik, pasta grafiği, tablo gibi iki boyutlu şekillerin yanı sıra heykel ve hologram gibi üç boyutlu nesneler de olabilir. Optik cihazlar (kamera, ayna, lens, teleskop, mikroskop) ve doğal ortamlar (göz, su yüzeyi) bu görselleri üretir. Kısa ömürlü bir yansıma, bir aynadaki görüntü ya da bir karanlık odada (camera obscura) oluşan projeksiyon gibi geçici bir görüntü iken, kağıt ya da tekstil üzerine basılan fotoğraf gibi sabit görüntüler uzun vadeli kullanım sağlar. Zihinde canlanan hatıralar ya da hayaller de birer içsel görüntüdür; bu tür soyut temsillerin paylaşılması, sözlü açıklamalar ya da çizim gibi başka yollarla mümkün olur.