Harita
yeryüzünün belirli oranlarda küçültülüp gösterilmesi
Harita, yeryüzünün bir bölümünü ya da bütününü ölçekli bir biçimde düzleme aktararak gösteren bir görseldir. Yeryüzünün üç boyutlu yapısı doğrudan düzleme yansıtılamadığından, haritalar projeksiyon yöntemleriyle küçültülmüş bir izdüşüm elde eder.
Bir haritanın ana amacı, ilgili bölgenin topoğrafik özelliklerini, jeoloji, iklim, ulaşım, yeraltı kaynakları ve hatta ekonomik açıdan farklı bakış açılarını kullanıcıya sunmaktır. İlk zamanlarda haritalar savaşların bir gereği olarak ortaya çıkmış, daha sonra bilimsel araştırmalar ve devlet planlamaları için vazgeçilmez bir araç hâline gelmiştir. Denizcilerin hassas ölçüm becerileri sayesinde Portekizliler haritacılık tarihinde öne çıkmış, antik dönemde ise gökbilimci Ptolemaios (Batlamyus) haritalara adını altın harflerle yazdırmıştır.
Günümüzde haritalar iki ana gruba ayrılır: basılı haritalar ve sayısal (vektör, raster, matris) haritalar. Sayısal haritalar, Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı gibi sistemlerin temelini oluşturan coğrafi verileri içerir. Tarih boyunca en eski harita örneklerinden biri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen ve MÖ 6200 tarihli Çatalhöyük kent planını gösteren haritadır.
Haritaların kullanımını kolaylaştıran çeşitli unsurlar da vardır. Pafta indeksi, haritanın hangi bölgeyi kapsadığını ve komşu paftalarla ilişkisini gösteren küçük bir çerçeve sunar. Çizgisel (uzunluk) ölçek, haritadaki bir ölçünün gerçekteki karşılığını kilometre, metre ya da mil gibi birimlerle ifade ederken, eğim ölçeği yükseklik farklarını gösterir, fakat çoğu topoğrafik haritada bulunmaz. Harita çerçevesinde yer alan koordinat bilgileri, GPS ve pusula gibi araçlarla harita ve arazi arasında doğru eşleşme yapılmasını sağlar; burada grid kuzeyi coğrafi kuzeyden hafif sapar ve bu sapma açısı hesaplamaları haritanın doğru konumlandırılmasında kritik bir rol oynar.