Huneyn bin İshak, Abbâsîler döneminde Bağdat'ta yaşamış Hristiyan Arap hekim ve çevirmendir. Yunanca tıp ve felsefe eserlerini Süryanice ve Arapçaya aktararak İslam dünyasında bilimsel bir terminolojinin oluşmasına büyük katkı yaptı. Orta Çağ Avrupası onu Latince Johannitius adıyla tanıdı. Doğum yılı kaynaklarda 808 ile 810 arasında farklı verilir; 873'te Bağdat'ta öldü.
Hayatı ve yetişmesi
Kûfe'nin güneyindeki Hîre'de, İbâd diye bilinen Nesturî Hristiyan Arap topluluğu içinde doğdu. Çocukluğunda Süryanice ve Arapça öğrendi, ardından tıp eğitimi için Bağdat'a gitti ve dönemin ünlü hekimi Yuhanna bin Mâseveyh'in derslerine katıldı. Çok soru sorduğu için hocası tarafından dersten uzaklaştırılınca tıbbın asıl kaynak dili olan Yunancayı öğrenmeye yöneldi.
Bu amaçla Bizans topraklarına gitti, birkaç yıl sonra Yunancaya hâkim olarak döndü ve eski hocasıyla da barıştı.
Çevirmen ve hekim olarak
Halife Me'mûn döneminde Beytü'l-Hikme'nin çeviri faaliyetleri içinde yer aldı ve zamanla "çevirmenlerin şeyhi" olarak anıldı. Oğlu İshak bin Huneyn ve yeğeni Hubeyş başta olmak üzere öğrencileriyle birlikte çalışan bir ekip kurdu. En büyük emeği Galenos'un eserlerine verdi; bunların büyük kısmını Süryaniceye, bir bölümünü de doğrudan Arapçaya çevirdi.
Platon'un Timaios'u ve Aristoteles'in bazı eserleri de onun ya da çevresinin aktarımlarıyla Arapçaya kazandırıldı.
Hekim olarak Abbâsî halifelerine hizmet etti ve Mütevekkil'in saray hekimi oldu. Bir dönem Mütevekkil'in emriyle hapsedildi; kaynaklar bunun nedenini farklı anlatır, ancak bir süre sonra serbest bırakılarak eski görevine döndü. Kendi telif eserleri arasında göz hastalıklarını sistemli biçimde ele alan Kitâbü'l-Aşr Makâlât fi'l-Ayn öne çıkar; bu kitap, korunmuş en eski sistematik göz hekimliği ders kitabı kabul edilir ve gözün yapısını gösteren bilinen en eski çizimleri içerir.
Tıp öğrencileri için soru-cevap biçiminde yazdığı el-Mesâil fi't-Tıb ise Latinceye Isagoge Johannitii adıyla çevrildi ve Avrupa'daki tıp eğitiminde uzun süre temel giriş kitabı olarak okundu.
Huneyn bin İshak, antik Yunan biliminin İslam dünyasına ve oradan Avrupa'ya geçişinde en etkili aracılardan biri olarak kabul edilir.