Ordinaryüs
1981'de lağvedilen akademik ünvan
Ordinaryüs, Latince “ordinarius” kelimesinden gelmektedir ve Almanya ile Türkiye gibi bazı ülkelerde akademik hiyerarşinin en üst seviyesinde, genellikle bir kürsünün başkanlığını simgeleyen unvan olarak kullanılmıştır. Türkiye’de 1933’teki Üniversite Reformu ile resmi bir statü kazanmış, ancak 1981’de 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile kaldırılmıştır. Bu unvan, akademik çevrelerde “hocaların hocası” anlamını da taşımıştır.
Latince kökeni “ordo” (düzen, sıra) olan “ordinaryüs”, “nizami, olağan” anlamına gelir. 19. yüzyılda Alman üniversite sisteminde iki temel profesör sınıfı bulunurdu: “Professor Ordinarius”, yani bir kürsünün sahibiyken aynı zamanda fakülte yönetiminde oy hakkı olan tam yetkili profesör; ve “Professor Extraordinarius”, kürsüsü olmayan ya da daha düşük kademelerde görev yapan profesörler. Bu kavramın İngilizce ve ABD’deki karşılıkları genellikle “Distinguished Professor” ya da “Chair” olarak görülür.
Türkiye’de ordinaryüs unvanı, Darülfünün’ün kapanıp İstanbul Üniversitesi’nin kurulduğu 1933 reformu sırasında Almanya’dan davet edilen bilim insanlarının etkisiyle sisteme girmiştir. Kürsü sistemiyle birlikte bir anabilim dalının yönetimi ve en yetkili kararları ordinaryüs profesörlere bırakılmıştır. Bu ünvana erişmek için en az beş yıl profesörlük deneyimi, ulusal ve uluslararası alanda kabul görmüş bilimsel yayınlar ve fakülte profesörler kurulunun önerisiyle üniversite senatosunun onayı gerekirti.
1960’ların ardından üniversite yapısındaki tartışmalar ve 12 Eylül sonrası yapılan düzenlemeler ordinaryüs unvanının verilmesini yavaşlatmış, “kürsü” sistemi sorgulanmaya başlanmıştır. 4 Kasım 1981’de yürürlüğe giren 2547 sayılı kanunla birlikte “kürsü” yerine “anabilim dalı” sistemi getirilmiş ve ordinaryüs unvanı resmi olarak kaldırılmıştır. Yasa çıkmadan önce yaşayan ordinaryüsler bu ünvanı ömür boyu kullanmaya devam etmiş, Türkiye’de bu unvanı taşıyan son kişi 2006’da vefat eden Reşat Kaynar olmuştur.
Günlük hayatta ve özellikle futbol dünyasında “ordinaryüs” kelimesi, akademik anlamının dışına çıkarak bir işin uzmanı, usta ya da “piri” gibi bir anlam kazanmıştır.