Siirt
Siirt ilinin merkezi olan şehir
Siirt, Türkiye’nin doğusunda yer alan ve aynı adı taşıyan ilin merkezini oluşturan bir şehirdir. Şehrin deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık 930 metredir ve merkez ilçenin yüzölçümü 633 km²’dir.
Coğrafi konumu itibarıyla Anadolu ile Mezopotamya’nın kesiştiği yüksek bölgelere kurulan Siirt, 1963 yılında Halet Çamlıbel ve R. J. Braidwood’un başkanlığını yaptığı Güneydoğu Anadolu Tarih Öncesi Araştırmaları Karma Projesi kapsamında yapılan yüzey araştırmalarında çok çeşitli buluntulara ev sahipliği yapmıştır. Çalışmalar, cilalı taş, bakır, tunç ve Hellenistik, Roma, Bizans ile İslam dönemlerine uzanan eserler ortaya çıkarmış; ayrıca 3500 yıl öncesine kadar uzandığı söylenen Akabe Yolu da bu bölge içinde yer almıştır.
İslam’ın bölgeye hâkim olmaya başlaması 639 yılında gerçekleşir. Elcezire’nin fethine gönderilen İlyas bin Ganem, Diyarbakır’ı İslam mücahitlerine açtığında Siirt de aynı süreçten geçer. Diyarbakır’ın alınmasında önemli rol oynayan Halit bin Velid, Hasankeyf Savaşı’nı kazanmasının ardından Siirt’e yönelir ve şehrin o zamanki yöneticisi Hersolu’nun itaatini alarak şehri teslim alır. Ardından Siirt Hakimliği, Hişşam oğlu Hakem’e verilmiştir.
Milli Mücadele döneminde Siirt, toprak ağaları ve aşiret ilişkilerinin etkili olduğu tipik bir Anadolu kasabası konumundaydı. Şehir, Rus tehdidini savuşturduktan sonra kısa bir süre İngiliz birliklerinin geçici varlığına tanık olur; ancak birkaç gün içinde İngilizler bölgeden çekilir ve başka bir yabancı işgaline maruz kalmaz. Bu süreçte Siirt’teki aydın kesim, Müdafaa‑i‑Hukuk Derneği aracılığıyla gösterdiği destekle büyük bir vatanseverlik örneği sergiler.
II. Meşrutiyet döneminde Siirt, meclise milletvekili göndermeye başlayan şehirlerden biri olmuştur. 1908‑1912 yılları arasında bağımsız milletvekili olarak Abdülrezzak Efendi görev yapmış, ardından Nazım Bey (1912) ve Şeyh Nasreddin Efendi (1914‑1918) de temsilciler arasında yer almıştır. 1920’de Dördüncü Dönem Osmanlı Meclis‑i Mebusan’ında Siirt’i Halil Hulki Bey temsil etmiştir. Bu dönemde Şehirde kurulan Müdafaa‑i‑Hukuk Derneği, Halil Hulki Aydın’ın başkanlığında Vahideddin’e, hükümete ve yabancı temsilciliklere telgraflar göndererek ulusal direnişi desteklemiştir.
Erzurum Kongresi’ne, Mustafa Kemal’in “her ilden bir temsilci gönderilmesi” önerisi doğrultusunda Cemil Aydın katılmış ve kongre kararlarını Siirt şubesine iletmiştir. Kongre sonrasında Halil Hulki Aydın milletvekili seçilmiş, dernek başkanlığına Ömer Atalay getirilmiştir; dernek üyeleri arasında Cemil Aydın, Şebap Özel, Muhammed Fehmi Fırat, Yahya Hikmet Yavuz ve Bilal Evin gibi isimler yer almıştır.