Suphi Kaner
Türk sinema sanatçısı (1933–1963)
Suphi Kaner, 19 Ocak 1933’te İstanbul’da doğdu. Babası telgraf hattı bakıcısı Ömer Efendi, annesi ise ev hanımı Nazime idi. Tek çocuğu olarak, marangozhane bulunan ahşap bir evde büyüdü; genç yaşta babasını kaybettiği için annesi çamaşır işlerine girerek ailenin geçimini sağlamaya çalıştı. Çocukluk döneminde karamela satıcılığı, ayakkabı tamirciliği ve boyacılığı gibi işlerde çalıştı; aynı zamanda Şehzadebaşı’ndaki sinemalarda fıstık ve gazoz satmaya da başladı.
Sinema salonlarında görev alması, onu bu alana yönlendirdi. Yazdığı hikâye ve şiirleri bir gazetenin yazı işleri müdürüne gösterdiğinde, “Bu işten para kazanamazsın, gazete sat” denilince bir süre gazete satmaya başladı, fakat kısa sürede sinemaya geri döndü. 1946’da Eyüpsultan Halkevi’nde “Süt Kardeşler” ve “Mozambik” adlı kısa oyunlarla sahneye çıkan Kaner, bu deneyimle özgüven kazandı ve Yeşilçam’a adım attı. Kamera arkasında ücretsiz çalışarak ekipmanları öğrendi, senaryoları inceledi ve Fikret Hakan, Öztürk Serengil gibi isimlerle tanıştı. Daha sonra Fikret Hakan’la birlikte “Sahne 8” adlı tiyatro grubunu kurup turnelere çıktı; bu dönemde halkın beğenisini kazanarak başrol oyuncusu konumuna yükseldi.
1957‑1963 yılları arasında toplam 95 filmde yer alan Kaner, 1963 yılında alkolle mücadele etmeye başladı. Setlerdeki tutarsız davranışları ve çalışmalara katılmaması, yapımcı Nevzat Pesen’in şikayetine yol açtı; Prodüktörler Cemiyeti de Haziran 1963’te ona iş verilmemesi yönünde tavsiye mektubu yayınladı. Bu boykot, Kaner’in işsiz kalmasına ve alkol bağımlılığına sürüklenmesine neden oldu; artık evinden çıkmaz, kimseyle iletişim kurmaz hâle geldi.
Boykottun iki ay sonrasındaki Ağustos 1963’te, henüz 30 yaşındayken, arkadaşı Afif Yesari’nin evinde üç “Nembutal” hapı alarak intihar etti. 1962’de ikiz çocukları olan Aşkın Kaner’in doğumu, onun hayatındaki tek aydınlık anı olarak kaldı.