Brezilyalılar, ya doğdukları toprakların kökeni ya da vatandaşlık bağı sayesinde bu ülkeye bağlı olan insanlardır; Portekizce’de “Brasileiros” olarak adlandırılırlar.
Portekiz’in gelmesinden önce, Brezilya, adı bilinmeyen sayıda yerli topluluğun, yani İndiosların yaşadığı bir bölgeydi. Bu yerli halklar, binlerce yıl önce Asya’dan gelen atalarından türemiştir. 1500 yılında Portekizlilerin kıyıya çıkmasıyla birlikte, 1500‑1808 yılları arasında yaklaşık yarım milyon Portekizli bu topraklara yerleşmiş ve ülkenin etnik yapısını şekillendirmiştir. 16. yüzyılın ortalarından itibaren ise Afrikalılar, şeker kamışı plantasyonları, altın ve elmas madenleri ve daha sonra kahve tarlalarında çalıştırılmak üzere getirildi; 1550‑1850 yılları arasında yaklaşık dört milyon Afrikalı Brezilya’ya köle olarak getirildi.
19. yüzyılın ortalarına kadar nüfusun büyük bir kısmı siyah ve melez kökenliydi. 1880‑1930 yılları arasında ise ülke, yoğun bir Avrupa göçüne tanık oldu; İtalyanlar en kalabalık göçmen grubu, ardından Portekizliler, İspanyollar, Almanlar ve Japonlar geldi. 1872‑1975 yılları arasında Brezilya, dünya çapından en az 5,5 milyon göçmeni ağırladı; bu göçmenlerin %34’u İtalyan, %29’u Portekizli, %14’ü İspanyol, %5’i Japon, %4’ü Alman, %2’si Lübnanlı ve Suriyeli, kalan %12’si ise diğer kökenlerden oluşuyordu. Bu süreç, “Brezilya’nın ağarması” olarak adlandırıldı.
2008 yılına ait bir araştırmaya göre, Brezilyalıların %48,8’i beyaz, %43,8’i kahverengi (pardo) ve %6,5’i siyah olarak tanımlanıyor; geri kalan kısmı ise diğer etnik kökenlerden oluşuyor. Ayrıca, 1500‑1700, 1701‑1760, 1761‑1829 ve 1830‑1855 dönemlerine ait nüfus sayıları sırasıyla 510 000, 958 000, 1 720 000 ve 618 000 olarak kaydedilmiştir.