Bingenli Hildegard'ın gizli dili: 12. yüzyılda icat edilen 1011 kelimelik Lingua Ignota
12. yüzyılda bir Alman başrahibe, Tanrı'dan ördeğe 1011 sözcüklük bir dil ve 23 harfli bir alfabe icat etti. Lingua Ignota'nın ne işe yaradığı hâlâ çözülemedi.
Wiesbaden'deki eyalet kütüphanesinde, yaklaşık 15 kilo ağırlığında bir el yazması duruyor. Sayfalarından birinde alt alta dizilmiş tuhaf sözcükler var: Aigonz, Aieganz, Inimois, Diuueliz. Hiçbiri bilinen bir dile ait değil. Her birinin üstünde küçük harflerle Latince, bazen Orta Yüksek Almanca karşılığı yazılı: Tanrı, melek, insan, şeytan.
Bu listeyi 12. yüzyılda Ren kıyısında bir manastırı yöneten Bingenli Hildegard hazırladı. Ortaya çıkan şeye bugün Lingua Ignota, yani "Bilinmeyen Dil" deniyor. Wikipedia'daki maddeye göre sözlükte 1011 sözcük var ve dil, bilinen en erken yapay dillerden biri sayılıyor. Mental Floss'ta konuyu ele alan Eden Gordon ise bir adım ileri gidip onu belgelenmiş en eski icat dil olarak niteliyor.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Önemi şurada: Esperanto gibi dilleri ya da romanlar ve diziler için kurulan dilleri modern bir heves sanırız. Oysa bir Orta Çağ rahibesi, matbaadan yüzyıllar önce oturup bin kelimelik bir sözlük ve 23 harfli bir alfabe tasarladı. Neden yaptığını ise hiç açıkça yazmadı.
Vizyon gören, şarkı yazan bir başrahibe
Hildegard yaklaşık 1098'de bugünkü Almanya'da, Bermersheim'da doğdu. Çocuk yaşta Disibodenberg manastırına verildi, 1136'da oradaki kadın topluluğunun başına seçildi. 1150'de Rupertsberg'de, 1165'te Eibingen'de kendi manastırlarını kurdu. 17 Eylül 1179'da öldü.
Gördüğünü söylediği vizyonları Scivias adlı kitapta topladı; bu eser 1142-1151 yılları arasında yazıldı. Bitkiler ve hekimlik üzerine metinler, çok sayıda mektup ve dinî şarkılar da bıraktı. Ordo Virtutum adlı eseri, günümüze ulaşmış bilinen en eski müzikli dram olarak anılıyor. Katolik Kilisesi onu 10 Mayıs 2012'de aziz ilan etti, 7 Ekim 2012'de de "Kilise Doktoru" unvanını verdi; bu unvanı taşıyan az sayıdaki kadından biri.
Bin sözcüklük ama dilbilgisiz bir dil
Lingua Ignota'yı tam anlamıyla bir dil yapmayan şey, elimizde yalnızca bir sözcük listesi olması. Wikipedia'daki kayda göre sözcüklerin neredeyse tamamı isim; fiil yok, çekim kuralı yok, cümle kurmayı gösteren bir dilbilgisi yok. Liste Tanrı ve meleklerle başlıyor, ardından insanlara, akrabalık adlarına, hastalıklara, giysilere, bitkilere, kuşlara ve gündelik eşyalara iniyor. Kısacası bir sözlük değil, evrenin hiyerarşik bir dökümü gibi okunuyor.
Sözcüklerin bir kısmında Latince ve Almancanın izi seçiliyor. Şeytan anlamındaki Diuueliz, Almanca Teufel'i hatırlatıyor. Aşağıdaki örnekler Wikipedia'daki sözlük tablosu ile Medievalists.net'te Garry Shaw'un yazısından derlendi:
| Lingua Ignota | Türkçe karşılığı |
|---|---|
| Aigonz | Tanrı |
| Aieganz | melek |
| Diuueliz | şeytan |
| Inimois | insan |
| Iur | erkek |
| Uanix | kadın |
| Peueriz | baba |
| Maiz | anne |
| Scirizin | oğul |
| Luschia | ördek |
| Scolmiz | ayin giysisi |
23 harflik gizli alfabe
Hildegard sözcüklerin yanına bir de yazı sistemi ekledi: Litterae Ignotae, "Bilinmeyen Harfler". 23 işaretten oluşan bu alfabe, Shaw'un yazısına göre j, v ve w harflerinin karşılığını içermiyor. Harfler ilk bakışta İbrani, Grek ya da Arami yazısını andırsa da hiçbirinin kopyası değil.
Bu harfleri çok az kullandı. Shaw'a göre 1153-1154 dolaylarında Zwiefalten manastırındaki keşişlere yazdığı bir mektupta alıcıların adlarını bu işaretlerle yazdı; bir piskoposa hitap ettiği bir mektupta da aynı harflere başvurdu. Neden böyle yaptığı bilinmiyor.
Dilin geçtiği tek metin
Lingua Ignota sözcüklerinin bir metin içinde kullanıldığı bilinen tek örnek, "O orzchis Ecclesia" diye başlayan kısa bir şarkı sözü. Latince cümlelerin arasına beş uydurma sözcük serpiştirilmiş. Wikipedia'daki çeviriyi temel alırsak ilk dizeler şöyle: "Ey ölçüsüz Kilise, ilahi zırhla kuşanmış, gökyakutla süslenmiş, sen ulusların yaralarının kokususun..." Burada orzchis "ölçüsüz", caldemia "koku", loifolum "uluslar" anlamına geliyor. Mental Floss aynı metindeki crizanta sözcüğünü "kutsal yağla meshedilmiş", chorzta'yı "parıldayan" olarak veriyor.
Bu kullanım bir ipucu veriyor: Hildegard'ın sözcükleri gündelik konuşma için değil, dua ve ilahinin dokusunu değiştirmek için de işlev görebiliyordu. Tanıdık Latince dizelerin arasına giren yabancı ses, metne bir tür gizem katıyor.
Sözlük nasıl günümüze ulaştı?
Lingua Ignota iki el yazmasında korunuyor. Biri, Hildegard'ın son sekreteri Guibert of Gembloux'nun başlattığı ve 1200 dolayında tamamlanan Riesencodex, yani "Dev Kodeks". 30'a 45 santim boyutundaki bu cilt, Hildegard'ın mektuplarını ve bestelerini de bir araya getiriyor. Diğeri bugün Berlin Devlet Kütüphanesi'nde bulunan ve bir dönem koleksiyoncu Sir Thomas Phillipps'in elinde olan bir el yazması.
Dev Kodeks'in yolculuğu başlı başına bir hikâye. Wikipedia'daki kayda göre 17. yüzyıldaki uzun çatışmalar sırasında rahibeler onu Eibingen'e götürdü. 20. yüzyılda Dresden'e taşındı ve kentin bombalanmasını bir banka kasasında atlattı. 1945'te Sovyetlerin eline geçti, bir kurtarma girişimi ve 1950'deki bir kitap takasıyla yeniden Batı'ya döndü. Shaw'a göre üçüncü bir derleme de vardı; o nüsha 1800-1830 arasında Avusturya Ulusal Kütüphanesi'nden kayboldu.
Sözlüğün akademik yayını da yavaş ilerledi. Grimm 1848'de 291 sözcüğü listeledi, Roth 1895'te 1011 sözcüğün tamamını yayımladı. İngilizce konuşan okur için en kapsamlı çalışma, Higley'nin 2007'de çıkan Hildegard of Bingen's Unknown Language başlıklı kitabı: Dev Kodeks'teki sözlüğün tamamını Berlin nüshasındaki eklerle, İngilizce çeviri ve ayrıntılı yorumla sunuyor.
Neden yaptı?
Asıl muamma bu. Hildegard dilin amacını hiçbir yerde açıklamadı. Mental Floss'a göre 1153-1154'te Papa IV. Anastasius'a yazdığı mektupta dilin ve harflerin kendisine vizyonlar aracılığıyla geldiğini belirtti. Wikipedia'ya göre çağdaşları da bu dilden haberdardı: Wolmarus adlı bir dostu ona yazdığı mektupta "duyulmamış dilin sesi"nden söz ediyor.
Öne sürülen açıklamalar birbirinden epey farklı:
- Gizli iletişim: Rahibelerin kendi aralarında, dışarıdakilerin anlamayacağı biçimde konuşması ya da yazışması. Wikipedia'ya göre günümüz araştırmacılarının çoğu dili bir gizli dil olarak görüyor.
- Ortak dil: 19. yüzyıl araştırmacıları ise onu herkesin anlayabileceği ideal bir dil denemesi saymıştı.
- Âdem'in dili: Yaratılışta konuşulduğuna inanılan kusursuz dili yeniden kurma çabası.
- Cennetin sesi: Shaw'un aktardığı görüşlerden birine göre cennetteki bakirelerin konuştuğu dil ya da dillerle konuşma deneyiminin bir ürünü.
- Şiir aracı: Şarkılarda Grekçenin yerini tutacak, sözlere kutsal bir tını veren bir sözcük hazinesi.
Shaw, Hildegard'ın esin kaynakları arasında 12. yüzyılın Summarium Heinrici adlı sözcük listesini ve Rabanus Maurus'a atfedilen, çeşitli alfabeleri ve şifre sistemlerini derleyen De inventione linguarum'u sayıyor. Yani Hildegard bir boşlukta çalışmıyordu; sözcük listeleri ve gizli yazılar, manastır kütüphanelerinin tanıdık malzemesiydi.
Açık kalan sorular
Elimizdeki kanıt bir liste, bir alfabe, bir şarkı ve birkaç mektup başlığından ibaret. Dil gerçekten konuşuldu mu, rahibeler onu öğrendi mi, yoksa yalnızca kâğıt üzerinde mi yaşadı, bilmiyoruz. Wikipedia'daki maddenin de not ettiği gibi, kullanılan sözcük hazinesi listelenen 1011 sözcükten büyük olabilir; bu da kaybolmuş başka metinlerin varlığını düşündürüyor.
Bugün Wiesbaden Kütüphanesi Dev Kodeks'i sayısal olarak erişime açmış durumda. Herkes Hildegard'ın harflerine bakabiliyor. Ama o harflerle ne söylemek istediğini okumanın bir yolu hâlâ yok.
Fotoğraf: Unknown authorUnknown author, Public domain, Wikimedia Commons