Danimarka'da Futbol Sahasının Bir Metre Altında 13. Yüzyıldan Kalma Rahibe Manastırı Çıktı
Roskilde'de 1961'den beri futbol oynanan bir sahanın altında, yok olduğu sanılan Sankt Clara Manastırı'nın kalıntıları yer radarıyla görüntülendi: dört kanat, avlu, kilise ve revaklar.
Danimarka'nın Roskilde kentinde, Byparken'deki bir spor sahasında 1961'den beri futbol oynanıyor. Karla kaplı bir ocak gününde bu sahada top yerine bir arazi aracı dolaştı. Aracın taşıdığı radar cihazı toprağın altına sinyal gönderirken, içeride dizüstü bilgisayarın ekranını izleyen Norveçli arkeolog Arne Abel Stamnes, görüntülerin belirmesiyle birlikte ekibin olağanüstü bir şey bulduğunu anladı.
Ekranda beliren şey, yüzyıllardır yok olduğu düşünülen Sankt Clara Manastırı'nın planıydı: dört kanat, ortada bir avlu, odalar, sütun temelleri, revaklar ve bir kilise. Hepsi yüzeyin yalnızca bir metre kadar altında.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Neden "kayıp" sanılıyordu?
Manastırın var olduğu biliniyordu; sorun, ondan geriye bir şey kalmadığının düşünülmesiydi. 1256'da kurulan Sankt Clara, Katolik rahibe tarikatı Klaris Rahibeleri'ne (Poor Clares) aitti. Bu tarikat 1212'de Assisili Clara ve Assisili Francesco tarafından kurulmuştu. Smithsonian dergisinin Danimarka'nın Historie dergisine dayanarak aktardığına göre Sankt Clara, ortaçağ Danimarka'sındaki üç Klaris manastırının en eskisiydi.
Manastır, 16. yüzyılda Protestan Reformu sırasında kapatıldı ve binaların büyük kısmı yıkıldı. Futura-Sciences'ın aktardığı tarihsel kayıtlara göre yaklaşık yarım milyon tuğlası satılıp yakındaki bir şatonun yapımında yeniden kullanıldı. Yıkım bu kadar kapsamlı olunca, kuşaklar boyu araştırmacılar geriye pek bir şey kalmadığını varsaydı.
Bu varsayımın somut bir bedeli de vardı. Roskilde, ortaçağda hem kilisenin hem kraliyetin güç merkezlerinden biriydi ve kentte beş manastır bulunuyordu. Diğer dördünün alanı bugün koruma altında. Sankt Clara'nın alanı ise kalıntı olmadığı düşünüldüğünden bu korumayı hiç almadı.
Radar toprağın altını nasıl "görüyor"?
Yer radarı (GPR), toprağa elektromanyetik dalgalar gönderir. Dalgalar taş ya da tuğla duvar, temel, hendek gibi çevresindeki topraktan farklı bir şeye çarptığında bir kısmı geri yansır. Binlerce ölçüm birleştirilerek toprağın farklı derinliklerinden yatay "dilimler" elde edilir; tıpkı tıbbi tomografinin bedeni katman katman göstermesi gibi. Böylece arkeologlar tek bir kürek toprak kaldırmadan bir yapının planını çıkarabilir.
Genellikle bu veriler anlamlı hale gelene kadar uzun bir işlemden geçer. Roskilde'de öyle olmadı. Stamnes, "Sonuçlar gerçekten etkileyici. GPR verileri her zaman bu kadar net görüntü vermez" dedi ve bunların İskandinavya'da bir manastır kompleksinden elde edilmiş en net GPR sonuçları arasında olduğunu değerlendirdi. Norveç Kültürel Miras Araştırmaları Enstitüsü (NIKU) bünyesindeki ortaçağ manastırı uzmanı Regin Meyer de Futura-Sciences'ın aktardığına göre, "Bu kadar çok mimarinin georadar verisinden okunabilmesi inanılmaz" yorumunu yaptı.
Taranan planda neler var?
Smithsonian'a göre yapı yaklaşık 70 metre uzunluğunda ve bir avlunun çevresine dizilmiş dört kanattan oluşuyor; avlunun ortasında bir kuyu olabilir. Kilise güney kanatta. Doğu kanadı özellikle iyi korunmuş; odalar ve tonozlu mimariye ait temeller seçilebiliyor. Ana manastır alanının dışında başka yapılara işaret eden izler de var.
ROMU müze kuruluşundan arkeolog Jesper Langkilde, Danimarka televizyonu TV 2'ye benzer planlı manastırların Avrupa'nın başka yerlerinde de bulunduğunu söyledi. Langkilde'nin tahminine göre kilise yüksek ve tonozluydu; rahibeler erkeklerden ve diğer cemaatten ayrı, yükseltilmiş bir bölümde oturmuş olabilir.
Keşfi bir otopark projesi tetikledi
Taramanın yapılma nedeni tamamen pratikti. Roskilde yönetimi sahanın altına yeraltı otoparkı yapmayı görüşmeye başlayınca ROMU, Danimarka Ulusal Müzesi ve NIKU ile birlikte alanı inşaattan önce incelemeye karar verdi. Manastırın kapanmasından sonra alana yeni bir yapı yapılmamış olması, kalıntıların görece bozulmadan kalmasını sağladı.
Sırada ne var?
Radar yalnızca bir plan veriyor; duvarların ne kadar yükseklikte korunduğunu, tabanların durumunu ya da içeride ne bulunduğunu söylemiyor. Futura-Sciences'a göre bir sonraki aşamada, otopark projesinden etkilenecek bölümde deneme kazıları yapılması ve bulguların radar verisiyle karşılaştırılması bekleniyor.
Langkilde, Fox News'e bol miktarda çanak çömlek parçası ve hayvan kemiği, ayrıca kolye haçları, tespih taneleri ve hacı rozetleri gibi dinî objeler bulmayı beklediklerini söyledi. Olası mezarlar ise belki de en çok merak edilen kısım: Langkilde'ye göre bunlar "rahibelerin kim olduğunu ve manastırda başka kimlerin gömüldüğünü" anlatabilir. Açık soru şu: Bir otopark için başlayan inceleme, alanın da diğer dört manastır gibi koruma altına alınmasıyla mı sonuçlanacak?
Fotoğraf: Ramblersen, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons