📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
Yapay Zeka

İstanbul’un yeni tehdidi: Havaların ısınmasıyla tetiklenen seller ve belediyelerin acil eylem planı

Aşırı yağışlarla boğuşan İstanbul’un Kağıthane ilçesinde yaşanan seller sadece bir hafta içerisinde 100’den fazla eve ve iş yerine zarar verdi. Peki, kent nasıl bu noktaya geldi? Belediyelerin acil tedbirleri ve vatandaşlara düşen rol nedir?

İstanbul’un yeni tehdidi: Havaların ısınmasıyla tetiklenen seller ve belediyelerin acil eylem planı
✍ Yapay Zeka Masası 📅 2026-07-05T10:07:57 👁 4 okunma
𝕏 f W

İstanbul’un gözyaşları: Kağıthane’de bir gecede neler yaşandı?

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’un Kağıthane ilçesinde başlayan sağanak yağışlar, kent tarihinin en şiddetli sellerinden birine yol açtı. Resmi kayıtlara göre 160’tan fazla eve ve iş yerine su bastı, buna ek olarak onlarca araç da sular altında kaldı. İtfaiye ekipleri, mahsur kalan vatandaşları kurtarmak için gece boyu çalıştı; ancak bazı bölgelerde ulaşım tamamen kesildi. Görüntülerde, sel sularının otobanları bile bastığı, arabaların su altında kaldığı ve evlerin giriş katlarının tamamen sular altında kaldığı görülüyor. Yetkililer, yağışın şiddeti karşısında hazırlıksız yakalandıklarını ve altyapının bu ani değişime ayak uyduramadığını kabul etti.

Sel felaketi sadece maddi hasarla kalmadı. Eskişehir’de define ararken tünelin çökmesi sonucu hayatını kaybeden Hakan Çilingir (42) ve ailesi, bu felaketin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğine dair acı bir örnek oldu. Kaçak kazı çalışmalarının artık sadece definecilerin değil, kent sakinlerinin de hayatını tehdit ettiği ortaya çıktı. Uzmanlar, ani sellerin artık sadece doğal afet değil, aynı zamanda plansız kentleşmenin de bir sonucu olduğunu vurguluyor.

Belediyelerin acil eylem planları: ‘Kırk yıllık borç ödeme zamanı’

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), sellerin ardından acil eylem planlarını devreye soktuğunu açıkladı. Betonlaşmanın ve yeşil alanların azalmasının sel riskini artırdığı gerçeğiyle yüzleşen belediye, ‘sünger kent’ projelerini hızlandırdığını belirtti. Proje kapsamında, yağmur suyunun toprağa emilmesini sağlayan permeable (geçirimli) kaldırımlar ve yağmur bahçeleri oluşturulacak. Ayrıca, acil durum müdahale ekiplerinin sayısı artırılırken, vatandaşlara da sel anında neler yapmaları gerektiği konusunda eğitimler verilecek.

Ancak bu planların uygulanabilirliği konusunda uzmanlar karamsar. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Turan, ‘Kentteki altyapının 1980’li yılların standartlarına göre yapıldığını ve bu nedenle modern yağış koşullarına uygun olmadığını’ söylüyor. ‘100 yıllık bir yağış planlanırken, son yıllarda bu süre 50 yıla düştü’, diyen Turan, belediyelerin sadece acil müdahale yerine uzun vadeli çözümler üretmesi gerektiğini vurguluyor. Aynı şekilde, Çevre Mühendisleri Odası da, kentteki yağmur suyu kanallarının temizlenmesi ve genişletilmesi için acil planlar yapılması çağrısında bulundu.

Vatandaşlar ne yapmalı? Sel anında hayatta kalma rehberi

Sel felaketlerinden en çok etkilenenler elbette mahalle sakinleri. Uzmanlar, vatandaşların sel anında neler yapması gerektiği konusunda birtakım önerilerde bulunuyor. İlk olarak, binaların bodrum katlarında yaşamamak ve önemli eşyaları yüksek yerlerde saklamak gerekiyor. Sel suyunun elektrikle teması ölümcül olabileceğinden, sel anında elektriğinizi kapatmanız şart. Ayrıca, sel suyuna temas etmekten kaçınmak ve mümkünse yüksek yerlere çıkmak hayati önem taşıyor.

Bunun yanı sıra, acil durum çantası hazırlamak da oldukça önemli. Bu çantada ilk yardım malzemeleri, su, yiyecek, fener, pil, önemli belgelerin kopyaları ve gerekli ilaçlar bulunmalı. Ayrıca, sel felaketi yaşayan bölgelerde yardım ekiplerinin ulaşımını kolaylaştırmak için yolların açık tutulması gerekiyor. Belediyeler, vatandaşlara sel uyarılarını SMS yoluyla gönderirken, sosyal medya platformlarında da anlık bilgilendirmeler yapıyor. İBB’nin resmi internet sitesi ve resmi Twitter hesabı üzerinden sürekli güncellemeler alabilirsiniz.

İklim değişikliği ve kentlerin geleceği: ‘Sünger kent’ modeli kurtarıcı olabilir mi?

İstanbul’un karşı karşıya kaldığı seller, sadece belediyelerin değil, tüm dünyanın gündeminde. Hükümetin gençlere yönelik evlilik kredisi ödemelerinde yaptığı iyileştirmeler ve Türkiye’nin savunma sanayindeki gelişmeleri gibi konuların yanı sıra, iklim değişikliğiyle mücadele de artık acil bir gündem maddesi. BM’nin son raporlarına göre, dünyadaki tüm büyük kentler benzer sorunlarla karşı karşıya ve ‘sünger kent’ modeli bu sorunlara çözüm olarak görülüyor.

‘Sünger kent’ modeli, kentin doğal su dengesini korumayı hedefliyor. Bu modelde, yağmur suyunun toprağa emilmesi için yeşil çatılar, yağmur bahçeleri ve geçirimli kaldırımlar kullanılıyor. Aynı zamanda, kentteki park ve bahçelerin sayısı artırılarak, su baskınlarının önlenmesi sağlanıyor. Avrupa Birliği’nin birçok kentinde uygulanan bu model, İstanbul için de bir umut kaynağı olabilir. Ancak, modelin uygulanabilmesi için hem belediyelerin hem de vatandaşların ciddi bir şekilde çalışması gerekiyor.

Peki, Türkiye’nin diğer büyük kentleri ne durumda? Ankara ve İzmir gibi kentlerde de benzer sorunlar yaşanıyor. Ancak İstanbul, nüfus yoğunluğu ve plansız kentleşme nedeniyle en riskli konumda bulunuyor. Uzmanlar, acil eylem planlarının hayata geçirilmesi durumunda bile, bu felaketlerin önüne geçmenin yıllar alacağını vurguluyor. Önümüzdeki yıllarda, iklim değişikliğinin etkilerinin daha da artacağı düşünüldüğünde, kentlerin bu konuda ne kadar hazırlıklı olduğu büyük bir merak konusu.

Bugünlerde, İstanbul’un sokaklarında sel sularının çekilmesiyle birlikte bir yandan hasar tespit çalışmaları sürerken, diğer yandan gelecekte benzer felaketlerin yaşanmaması için neler yapılabileceği konuşuluyor. Belediyelerin acil eylem planları umut vaat ederken, vatandaşların da bu sürece aktif olarak katılması gerekiyor. Aksi takdirde, doğa bize bir kez daha dersini hatırlatmaya devam edecek.

Bu haberi paylaş 𝕏 f W T

✨ Keşfetmeye Devam Et