Likurgos Kupası'nın sırrı: Roma'nın renk değiştiren camı Sheffield'de yeniden üretildi
Sheffield Üniversitesi ekibi, ışığa göre yeşilden kırmızıya dönen Likurgos Kupası'nın camını Roma tarifini taklit ederek yeniden üretti. Renk, fırının içindeki küçük farklara bile bağlı çıktı.
British Museum'un vitrinindeki kupaya önden ışık düştüğünde yeşimi andıran bulanık bir yeşil görürsünüz. Işık kaynağını kupanın arkasına aldığınızda ise aynı cam, içinden yanıyormuş gibi yakut kırmızısına döner. Yaklaşık 1.600 yıllık Likurgos Kupası, cam ustalarını ve tarihçileri yüzyıllardır bu ikili yüzüyle şaşırtıyor.
İngiltere'deki Sheffield Üniversitesi'nden bir ekip şimdi bu etkiyi laboratuvarda yeniden elde ettiğini açıkladı. Haberi duyuran The Guardian'a göre ekip, Roma dönemi camının bileşimini ve yapım koşullarını taklit ederek aynı renk oyununu gösteren bir cam döktü. Çalışmayı ilginç kılan, sonucun kendisi kadar yolun kendisi: renk, tarifin yanında fırının içindeki küçük farklara da bağlı çıktı. Bu da Romalı ustaların bu camı ne kadar denetleyebildiği sorusunu yeniden açıyor.
Bir kupa, iki renk
Likurgos Kupası, Roma'nın "kafes kupa" denen nadir cam türünün bilinen en iyi korunmuş figürlü örneği. Kafes kupada kalın bir cam gövde, yüzeyde yalnız süsleme kalacak biçimde sabırla kesilip aşındırılır; figürler gövdeden neredeyse kopuk bir kafes gibi durur. Kupanın üzerindeki sahne, Homeros'un İlyada'sının altıncı kitabında anılan Kral Likurgos efsanesini anlatıyor: şarap tanrısı Dionysos'a karşı gelen Likurgos, bir asmanın dalları arasında sıkışıp kalmış.
Kupanın MS 4. yüzyıla, büyük olasılıkla 290-325 yılları arasına tarihlendiği ve İskenderiye ya da Roma'da yapıldığı düşünülüyor. British Museum kupayı 1958'de Victor Rothschild'den satın aldı. Uluslararası bir kurul 2022'de onu dünyanın "yedi cam harikası" arasına aldı.

Rengin sırrı: gözle görülmeyen metal tanecikler
Bu tür cama "dikroik", yani iki renkli cam deniyor: yansıyan ışıkta bir renk, içinden geçen ışıkta başka bir renk gösteriyor. Bilim insanları etkinin kaynağını 20. yüzyılın sonlarında buldu: camın içine dağılmış, altın ve gümüş içeren nanometre boyutunda tanecikler. Kupa üzerinde yapılan ölçümlere göre camda milyonda yaklaşık 330 birim gümüş ve 40 birim altın var; taneciklerin çapı 70 nanometre kadar. The Guardian'ın benzetmesiyle bunlar bir kum tanesinden bin kat küçük.
Sheffield ekibinden Dr. Lisa Hollands, olayı gökkuşağı üzerinden anlatıyor. Hollands'ın The Guardian'a söylediğine göre beyaz ışık birçok rengin karışımı; ışığın dalga boyundan çok daha küçük olan metal tanecikler belirli koşullarda, ışığın atomlardaki elektronları etkilemesi yüzünden bazı renkleri tutuyor. "Işık camın içinden geçtiğinde altın ve gümüş tanecikler maviyi ve yeşili tutar, yalnız kırmızılar ve turunculardan geçer. Işık yüzeyden yansıdığında ise tanecikler ışığı saçar ve gördüğümüz o bulanık yeşil ortaya çıkar."
Sheffield ekibi bunu nasıl yaptı?
Çalışmayı yürüten Hollands, Sheffield Üniversitesi Kimya, Malzeme ve Biyoloji Mühendisliği Okulu'nda teknisyen. Ona Roma camı uzmanı Prof. Caroline Jackson ve aynı okuldan John Parker eşlik etti. Ekibin ilk sonuçları, Cambridge'de 1-3 Eylül 2025'te toplanan Cam Teknolojisi Derneği (Society of Glass Technology) yıllık toplantısında "Likurgos Kupası'nın renklerini yeniden üretmek" başlıklı bir sunumla paylaşıldı; özeti derneğin dergisi Physics and Chemistry of Glasses'ta yayımlandı.
Özette anlatılan süreç şöyle:
- Başlangıç noktası: Ekip, Bilim Haftası kapsamında ışığı konu alan bir sergi için kupaya benzer optik özellikte bir cam yapmakla görevlendirildi.
- Hazırlık: İlk dört ay boyunca kupa üzerine daha önce yapılmış çalışmalardaki bilgiler ve Roma cam yapımına dair bilinenler temel alındı.
- Tarif: Cam hamurunu oluşturan ham maddeler, Romalıların kullandığı başlangıç malzemelerini taklit edecek biçimde değiştirildi; eritme koşulları da yeniden ayarlandı.
- Sonuç: Kupadakine benzer etkiyi gösteren cam, serginin açılışından bir gün önce elde edildi.
The Guardian'ın aktardığına göre ekip yoğun, erimiş bir cam hazırladı; cam 1.000 derecenin epey üzerinden soğurken içindeki küçük çekirdeklerin çevresinde altın ve gümüş nanokristaller büyümeye başladı. Yani renk, cama hazır tozla eklenmiyor; soğuma sırasında camın kendi içinde doğuyor. Ekip, özette belirttiğine göre eritme denemelerini sürdürüyor ve elde ettiği camları kupanın kendisiyle karşılaştırmak için inceliyor.
Hollands bu işi bir "gönül işi" olarak tanımlıyor ve daha önce deneyenlerin sınırlı başarı elde ettiğini hatırlatıyor. "Bana göre bu bir sihir" diyor ve ekliyor: "Romalılar beni deneme yaparken görselerdi, büyük olasılıkla gülerlerdi ve 'Bunu nasıl yapacağını neden bilmiyor?' diye sorarlardı."
Yukarıdaki görüntüde, sanat tarihçisi Lucas Livingston'ın YouTube kanalında yayımladığı videoda kupanın ışığa göre nasıl renk değiştirdiği izlenebiliyor.
Fırının hangi köşesi?
Ekibin bulgusunun en dikkat çekici yanı, rengin ne kadar hassas olduğu. University College London'da (UCL) arkeolojik malzemeler alanında emekli profesör olan Ian Freestone, The Guardian'a rengin fırındaki koşullara çok bağlı olduğunu söyledi: cam fırında farklı bir yere konduğunda renk de farklı çıkıyordu. Freestone'a göre bu, Romalıların rengi denetlemesinin çok zor olduğunu düşündürüyor: "Likurgos camında adeta büyük ikramiyeyi vurmuşlar."
Freestone, benzer renkte bir camın 1960'larda da üretildiğini, ancak Sheffield'in sonucunun kupanın gerçek yeşil ve kırmızı tonlarına çok daha yakın olduğunu belirtiyor: "Bu daha iddialı ve daha kesin bir iş." Ona göre deneyler, ilk kez bu renkleri tutturmanın ne kadar zor olduğunu hissettiriyor ve Romalı zanaatkârların gerçekte nasıl çalıştığını anlamaya yardım edecek.
Bu da kupanın neden neredeyse tek örnek olduğuna dair makul bir açıklama sunuyor: belki Romalılar tarifi biliyordu, ama her potada aynı sonucu alamıyordu. Yine de bu bir yorum; Romalıların süreci ne ölçüde bilinçli yönettiği kesin olarak bilinmiyor.
Kırmızı ve yeşil neden?
Freestone, renklerin üzümün olgunlaşmasını simgelediğini öne süren bir görüşe de değiniyor. Sahnede asma dallarının Likurgos'u yeraltı dünyasına çektiğini hatırlatan Freestone'a göre kupa bir tür içki töreninde kullanılmış olabilir. İmparator Hadrianus'a atfedilen ve Roma'daki eniştesine yazıldığı söylenen bir mektupta da bir tapınak rahibinin kendisine armağan ettiği "renk değiştiren alacalı kupalardan" söz ediliyor ve bunların bayram günlerindeki şölenlerde kullanılması isteniyor. Mektubun gerçekten Hadrianus'a ait olup olmadığı tartışmalı.
Tek deneme değil
Dikroik camı yeniden üretmeye çalışan tek ekip Sheffield değil. Aynı Cambridge toplantısında cam sanatçısı Zoe Bedford ile Portekiz'deki NOVA Bilim ve Teknoloji Okulu'na bağlı VICARTE'den Andreia Ruivo da Likurgos Kupası, İspanya'daki Termancia Kupası ve İngiltere'de Newcastle yakınlarında bulunan bir parçanın bileşimlerinden yola çıkarak dikroik camlar ürettiklerini anlattı. Bu ekip, Corning Cam Müzesi'nin yayımladığı eski cam analizlerini kullanmış ve fırın programlarını ısıl ölçümlerle belirlemişti. İki çalışmanın ortak dersi, sıcaklığın sonucu belirleyen başlıca etkenlerden biri olduğu.
Sırada ne var?
Sheffield, bu camdan yola çıkan çağdaş bir eser de ısmarladı. Cam sanatçısı Elliot Walker'ın heykeli, Likurgos hikâyesini ünlü Farnese Atlas heykeliyle birleştiriyor; Atlas'ın omuzlarındaki küre yerine bir kupa taşıyor. Walker için bu, "Romalı ustalarla bir bağ". Eser, üniversitenin 6-15 Kasım tarihleri arasındaki Festival of the Mind etkinliği kapsamında Sheffield'deki Millennium Gallery'de sergilenecek, ardından Turner Cam Müzesi'nde kalıcı olarak yer alacak.
Asıl açık soru ise laboratuvarda kalıyor: ekip, kupanın camıyla kendi dökümlerini ayrıntılı olarak karşılaştırdığında Romalıların hangi ham maddeyi, hangi sıcaklığı ve belki de fırının hangi köşesini seçtiğine dair ne söyleyebilecek? Ekibin bu karşılaştırmanın sonuçlarını henüz hakemli bir makale olarak yayımlamadığını da not etmek gerek.
Fotoğraf: Chappsnet, CC BY 4.0, Wikimedia Commons