Akademi
yükseköğrenim kurumu
Akademi kelimesi, eski Yunanca Ἀκαδήμεια (Akadḗmeia) ya da daha eski biçimi olan Eκαδήμεια (Hekadḗmeia) kökeninden gelir ve bilimsel bir topluluğu tanımlamak için kullanılır. Günümüzde bu terim, kamu ya da özel kaynaklarla desteklenen, araştırma, eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürüten tüm kurumları kapsayan geniş bir anlam taşır. “Akademik” sıfatı ise bu kurumlarla ilgili her şeyi ifade ederken, “akademisyen” sözcüğü de yükseköğrenim mezunu olan kişileri tanımlamak için tercih edilir.
Akademilerin kökeni, Antik Yunan’da Platon’un Atina’da kurduğu Platon Akademisi’ne dayanır. Rivayetlere göre, Platon bu akademiyi, bulunduğu zeytinlikte gömülü kahraman Akademos’a ithafen “Akademi” adını vermiştir. Öğrencileri ve takipçileri, Platon’un ölümünden sonra da bu geleneği sürdürmüş, bilim, sanat, edebiyat ve müzik gibi alanlarda yoğun çalışmalar yapmışlardır. Bizans İmparatoru I. Justinianus, MS 529’da bu kurumun faaliyetlerini sonlandırmıştır.
Günümüzde de adını taşıyan birçok akademi mevcuttur. Paris’teki Fransız Akademisi (Académie Française), 1635’te Kardinal Richelieu tarafından kurulmuş ve tarih boyunca üye sayısını 40’da tutmuş bir örnekttir. ABD’deki Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisi, 1929’dan beri her yıl Oscar adı verilen heykelle ödüller verir. İngiltere’de ise Kraliyet Sanat Akademisi, Kraliyet Müzik Akademisi, Kraliyet Tiyatro Sanatı Akademisi ve 1662’de kurulan Royal Society gibi kurumlar öne çıkar. Rusya’da 1725’te I. Petro tarafından kurulan ve Sovyet dönemi boyunca SSCB Bilimler Akademisi adıyla anılan Bilimler Akademisi, uluslararası alanda da saygın bir konuma sahiptir.
Türkiye’de ise akademi adı uzun yıllar çeşitli yükseköğretim kurumlarında kullanılmıştır. En tanınan örneklerden biri, birçok ünlü sanatçının yetiştiği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin, daha sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ye dönüşmesidir. Bugün hâlâ akademi unvanını koruyan kurumlar arasında Harp Akademileri, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Polis Akademisi yer alır.