Altan Karındaş
Türk oyuncu
Altan Karındaş, 30 Ağustos 1928’de Balıkesir’de dünyaya geldi. Babası Mahmut Bey, askeri veteriner yüzbaşı, annesi ise Gelibolu kökenli bir ev hanımıydı; babasının müzik ve sahneye olan ilgisi, genç Altan’ın sanat tutkusunu körükledi. İlk eğitimini İstanbul’da başlatıp, babasının görevi nedeniyle Ankara’ya taşınarak orada tamamladı. Babası Ankara Radyosu’nda müzisyenlik yapmaya başladığında, Altan da çocuk yaşta müzikle tanıştı. Atatürk’ün “Karındaş” soyadını önerisiyle aile bu ismi benimsedi. Ortaöğretimini Ankara Kız Lisesi’nde bitirdikten sonra, 1946’da İstanbul Belediye Konservatuvarı’nın klasik batı müziği bölümüne kaydoldu, üç yıl süren şan eğitiminin ardından tiyatro bölümü açıldığında bu alana yöneldi ve Bakırköy Tiyatrosu’nda “Venedik Taciri” oyununda Lanselot Gabo rolüyle sahneye çıktı.
Profesyonel kariyerine 1951‑1952 sezonunda Muhsin Ertuğrul’un Küçük Sahne Tiyatrosu’nda adım atan Karındaş, 1966’da Arena Tiyatrosu’nda Cüneyt Gökçer yönetiminde “Çay ve Sempati” adlı oyunda Zeki Müren’le başrol paylaştı; bu yapım uzun süre sahnede kalıp onun için bir dönüm noktası oldu. 1950’li yıllarda “Halıcı Kız”, “Yolpalas Cinayeti”, “Kalbimin Şarkısı”, “Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrukesi”, “Anası Gibi” ve “Ölürüm de Ayrılamam” gibi filmlerde başrol oynayarak sinemada büyük ilgi gördü. 1960‑1970’lerde ise genellikle yan karakterlerde yer alarak tiyatro sahnelerinde Ulvi Uraz, Saim Alpago, Gen‑Ar ve Arena gibi topluluklarda çalıştı; bir dönem kendi adıyla bir tiyatro kurdu.
Seslendirme sanatının öncülerinden biri olan Karındaş, özellikle çizgi film karakterlerine yaptığı ses taklitleriyle tanındı. “Hüdaverdi‑Pırtık” filminde Hüdaverdi, TRT’nin “Simbad” adlı yapımında Simbad’ın kargası ve “The Muppet Show”da Bayan Piggy gibi rollerde sesini duyurdu. 1990’larda “Çöpçatan” adlı evlilik programını televizyon ekranına taşıyarak, ilerleyen yıllarda Türkiye’de popülerleşecek tanıştırma‑evlendirme formatının temellerini attı.
Son yıllarını Muğla’nın Marmaris ilçesinde bir huzurevinde geçiren Karındaş, 6 Mart 2021’de aynı şehirde vefat etti. Yaşamı boyunca sahne, sinema ve seslendirme alanlarında bıraktığı izler, Türk sanat dünyasında hâlâ hatırlanan bir miras olarak varlığını sürdürüyor.