📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍

Aslı Omağ

Aslı Omağ, Türk opera sanatçısı ve oyuncu.

31 Temmuz 1969’da İstanbul’da dünyaya gelen Aslı Omağ, eğitim hayatını İngiltere’de sürdürdü; Hounslow’da Alexandra Primary School ve ardından Kew College Richmond’da öğrenimini tamamladı. 1980’de Türkiye’ye dönen Omağ, Nişantaşı Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1984’te Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Opera ve Sahne Sanatları Bölümü’ne özel yetenekle kabul edildi ve bu bölümü bitirdi. Yüksek lisansını ise Newport Üniversitesi Davranış Bilimleri Fakültesi’nde tamamladı.

1993’e kadar Dr. Saadet İkesus ile çalıştı; 1994’te ise Devlet Sanatçısı Ayhan Baran ve daha sonra Cemalettin Kurugüllü’nün yanında sahne aldı. Aynı yıl “pekiyi” derecesiyle mezun oldu. 1991’de İstanbul Beyaz Güvercin Şarkı Yarışması’nda kendi sözleriyle “Sadece” adlı parçayla finale yükseldi, 1992’de ise “Son bir defa” adlı eserle Eurovision Türkiye finaline katıldı. 1993’te Fahir Atakoğlu’nun “12 Mart” belgeselinin jenerik müziğinde soprano solosunu seslendirdi ve 1995’te 2. Uluslararası Caz Festivali’nde Atakoğlu ile ortak sahne aldı; bu performansı 3. İstanbul Caz Festivali’nde de tekrarladı.

1995’te kurduğu “Grup Turkuaz” ile 1998’e kadar birçok konser verdi, 1996’da Altın Mikrofon Şarkı Yarışması’nda ikinci oldu. 2002’de Ferhat Göçer’le “Q Club”da sahneye çıktı, 2003‑2004 yıllarında Kiisa Brown, İlham Gencer, Aşkın Arsunan, İmer Demirer, Şenova Ülker ve Atilla Şereftuğ gibi isimlerle aynı platformda yer aldı. O tarihten beri Grup Rapsodi ile sahne çalışmalarını sürdürmekte ve “Otogargara”, “Burası Türkiye”, “Kadınlık Bizde Kalsın”, “Son Kumpanya” gibi müzikal oyunlarda soprano partilerini seslendirmektedir; repertuarında 16 tam müzikal eser bulunuyor.

2003 Haziran’ında Simten Deniz Şenpolat ve viyolonselci Gözde ile “Croma Triplet” adlı üçlüyi kurdu. İnsan sesi, tahta nefesli, yaylı ve piyano seslerini bir araya getirerek klasik ve modern eserleri farklı bir yaklaşımla yorumlamayı hedeflediler. Grup, daha sonra klarnetçi Evrim’i ekleyerek ses renklerini zenginleştirdi; soprano sesine en yakın iki enstrüman olarak viyolonsel ve klarnet tercih edildi. Programlarında Beethoven’ın “Ay Işığı” Sonatı gibi klasik parçaları orijinaline sadık kalarak uyarlıyor, “Türkülerimiz”, “Şarkıların Gizemi” ve “Derdimiz Var” gibi temalarla hem Türkiye içinde hem de yurt dışında konserler veriyor.

47 goruntulenme