📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Ay

Ay

Dünya'nın doğal uydusu

Ay, Dünya'nın tek doğal uydusu ve Güneş Sistemi içindeki beşinci büyük doğal uydudur. Dünya ile Ay arasında ortalama merkezden merkeze uzaklık 384.403 km, yani Dünya'nın çapının yaklaşık otuz katı kadardır. Jeofiziksel açıdan Ay, gezegen kütleli gök cismi veya uydu gezegendir. Kütlesi, Dünya'nın kütlesinin %1,2'si ve çapı 3.474 km (2.159 mi) ile Dünya'nın yaklaşık dörtte biri kadardır. Yüzeyinde kütleçekim etkisi yerçekiminin yaklaşık %17'sidir. Ay, Dünya'nın yörüngesinde bir turunu 27 gün 8 saatte tamamlar. Dünya, Ay ve Güneş geometrisinde görülen periyodik değişimler sonucunda her 29,5 günde tekrar eden Ay'ın evreleri oluşur.

Ay, Dünya’nın tek doğal uydusudur ve Güneş Sistemi’nde beşinci en büyük uydudur. Merkezden merkeze ortalama 384 403 km uzaklıkta bulunur; bu, Dünya çapının yaklaşık otuz katıdır. Kütlesi Dünya’nın %1,2’si kadar, çapı ise 3 474 km civarında olup, Dünya’nın yaklaşık dörtte birini oluşturur. Yüzeyindeki yerçekimi ise Dünya’nın yüzde on yedisinden azdır. Ay, Dünya etrafındaki bir turunu 27 gün 8 saat içinde tamamlar ve bu hareketle birlikte her 29,5 günde bir yeni bir ay evresi gözlemlenir.

İlk kez uzaya gönderilen yapay nesneler 1959’da Sovyetler Birliği’nin Luna serisiyle gerçekleşti; Luna 1 Ay’a en yakın geçişi yapan, Luna 2 ise yüzeye çarpan ilk araçtı. Aynı yıl Luna 3, Ay’ın bize görünmeyen yüzünün fotoğraflarını çekti. 1966’da Luna 9 yumuşak iniş yaparak Ay yüzeyine ilk kez insan yapımı bir cihazın sorunsuz bir şekilde indirilmesini sağladı, Luna 10 ise Ay yörüngesine giren ilk insansız araç oldu. ABD’nin Apollo programı ise 1969‑1972 yılları arasında altı başarılı insanlı inişle Ay’ı doğrudan inceleyen tek uzay programı olarak tarihe geçti.

Ay’ın oluşumu hakkında en çok kabul gören görüş, yaklaşık 4,51 milyar yıl önce Dünya ile Mars büyüklüğünde bir gök cismi olan Theia’nın çarpışması sonucunda ortaya çıkan enkazdan meydana geldiğidir. Çarpışma sonrası oluşan parçacıklar bir araya gelerek Ay’ı oluşturmuş ve zamanla Dünya’nın gelgit etkileriyle yörüngesi değişmiştir. Ay’ın yakın yüzeyi parlak, eski kabuk ve dağlarla kaplıyken, göze çarpan kraterlerin arasındaki boşlukları dolduran koyu volkanik “deniz”ler (maria) dikkat çeker. Bu karanlık alanlar, yaklaşık üç milyar yıl önceki Imbrian dönemine kadar varlığını sürdürmüştür.

Ay’ın bir yüzünün daima Dünya’ya dönük kalmasının nedeni, gezegenin kütlesiyle oluşan gelgit kuvvetlerinin zaman içinde ayın dönüşünü yavaşlatmasıdır. Başlangıçta daha hızlı dönen Ay, gelgit torku sayesinde yörüngesel hızına denk gelene kadar dönmesini yavaşlatmış ve sonunda senkronize bir hâle gelmiştir. Bu yüzden Dünya’dan her zaman aynı yarısı görülür. Ay’ın görünen çapı Güneş’e yakın olduğundan tam bir tutulma sırasında Güneş’i neredeyse tamamen örter; dolunayda ise gecenin en parlak gök cismi olur.

39 goruntulenme