📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Cemal Gürsel

Cemal Gürsel

Türkiye Cumhuriyeti 4. Cumhurbaşkanı (1895–1966, s. 1961–1966)

Cemal Gürsel, 1961'den 1966'ya kadar 4. Türkiye cumhurbaşkanı olarak görev yapan Türk asker ve devlet adamıdır. 1960'ta Türk Kara Kuvvetleri komutanıyken Demokrat Parti iktidarına yapılan 27 Mayıs Darbesi'nin ardından kurulan Millî Birlik Komitesi'nin başkanı olarak bir yıl başbakanlık yapan ve yeni anayasanın hazırlanmasıyla 1961'de cumhurbaşkanı seçilen Gürsel, 1966 yılında sağlık sorunları nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından görevden alındı.

Cemal Gürsel, 10 Haziran 1895 tarihinde Erzurum’un Hınıs ilçesinde dünyaya geldi ve 14 Eylül 1966’da Ankara’da vefat etti. 1961‑1966 yılları arasında Türkiye’nin 4. cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. 1960’ta Türk Kara Kuvvetleri komutanı iken gerçekleşen 27 Mayıs Darbesi sonrasında kurulan Millî Birlik Komitesi’nin başkanlığını yürüttü, bir yıl başbakanlık yaptı ve 1961’de yeni anayasanın hazırlanmasının ardından cumhurbaşkanı seçildi. Sağlık problemleri nedeniyle 1966’da TBMM tarafından görevden alındı.

Erzurum’da asker babasının beş çocuğundan ikinci olarak doğan Gürsel, ilk eğitimini Ordu ilinde aldı, ardından Erzincan Askerî Lisesi’ne geçti. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra Kuleli Askerî Lisesi’ne askeri öğrenci olarak girdi. Kuleli’de son sınıfta iken I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle 16 Ekim 1914’te eğitimine ara vererek 4. Kolordu’da subay olarak göreve başladı. 1 Eylül 1922’de yüzbaşı rütbesine yükseldi, bir yıl Kara Harp Okulu’nda eğitim gördü ve 1 Ekim 1926’da Harp Akademisine kaydoldu. 1 Eylül 1929’da kurmay subay olarak mezun oldu. 27 Ocak 1927’de Melahat Hanım ile evlendi; bu evlilikten 1928 doğumlu Özdemir adında bir oğlu oldu ve Hatice Ergün adında bir evlatlıkları da bulunmaktaydı.

Askeri kariyeri boyunca 45 yıl süren çeşitli birlik ve karargâh görevlerinde bulundu. Çanakkale Savaşı’na katılarak aktif askerlik hayatına adım attı; daha sonra Filistin‑Suriye Cephesi’nde 41. Tümen Obüs Bataryası komutanlığı yaptı ve 1919’da Gazze’de esir düşerek iki yıl Mısır’da tutuldu. Serbest bırakıldıktan sonra İstanbul’a döndü, Erzurum Kongresi’ni izledikten sonra Kurtuluş Savaşı’nın Batı Cephesi’ndeki mücadelelere katıldı. Çanakkale, Filistin‑Suriye ve Kurtuluş savaşlarındaki hizmetleri nedeniyle Harp Madalyası ve İstiklâl Madalyası gibi birçok madalya aldı.

Kurtuluş Savaşı sonrası Harp Okulu’nda bir yıl eğitim gördü, 1926’da Harp Akademisine girdi ve 1929’da kurmay subay olarak mezun oldu. 1940’da albay, 1946’da tuğgeneral rütbesine terfi etti; 1948’de ise tümgeneral oldu. 65. Tümen komutanlığı ve daha sonra 12. Tümen, 18. Kolordu gibi önemli birliklerin başında görev aldı. Tüm bu deneyimler, onu 1960’ların başında ülkenin en yüksek askeri ve siyasi makamına taşıdı.

43 goruntulenme