Biyografi
İlk yılları
Marjorie Mae ve Jay Millard Hopper'ın oğlu olan Hopper Dodge City, Kansas'ta doğdu. Hopper bir çiftlikte büyüdü sonrasında annesinin cankurtaran eğitmeni ve babasının postane yöneticisi olarak çalıştığı San Diego'ya taşındı. Danbury, Connecticut'taki Wooster School'a gitti. Ardından Helix High School'a devam etti. Burada oyunculuğa ilgi duymaya başladı ve San Diego'daki Old Globe Theatre'da ve New York'taki Actors Studio'da eğitim aldı.
Kariyeri
Dennis Hopper, oyunculuğa genç yaşta başladı. Henüz ergenlik dönemindeyken Kaliforniya'daki Pasadena Playhouse'da repertuvar çalışmalarında yer aldı ve San Diego'daki Old Globe Theatre'da Dorothy McGuire ve John Swope ile oyunculuk eğitimi gördü.
1955 yılında, 19 yaşındayken üç televizyon dramasında önemli roller üstlendi. Aynı yıl James Dean'in son iki filmi olan Rebel Without a Cause ve 1956'da gösterime giren Giant filmlerinde yardımcı rollerde oynadı. Rebel Without a Cause'da Dean'in canlandırdığı karakteri kışkırtan gençlik çetesinin üyelerinden birini, Giant'ta ise Rock Hudson ve Elizabeth Taylor'ın canlandırdığı Teksaslı petrol zengini çiftin oğlunu canlandırdı. Her iki filmde de Dean ile kısa süre aynı sahneleri paylaşmasına rağmen Dean'in Hopper üzerinde önemli bir etkisi oldu.
Hopper, sonraki yıllarda özellikle western filmlerinde genç ve silaha başvurmaya eğilimli kötü karakterleri canlandırdı. Gunfight at the OK Corral'da (1956) Billy Clanton rolünü üstlendi. Ayrıca The Story of Mankind'da (1957) Napolyon'u, Key Witness'ta (1960) ise "Cowboy" lakaplı bir sokak çetesinin liderini canlandırdı.
1960'larda bazı yönetmen ve yapımcılarla yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle çalışılması zor bir oyuncu olarak tanınmasına rağmen sinema çalışmalarını sürdürdü. Cool Hand Luke (1963), The Sons of Katie Elder (1965) ve True Grit (1969) gibi filmlerde çoğunlukla küçük kötü adam rollerinde yer aldı. Queen of Blood'da (1966) bir astronotu canlandırdı. Filmin baş yapımcısı Roger Corman daha sonra Hopper'ı Peter Fonda ile birlikte The Trip (1967) filminde oynattı.
Hopper'ın kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri Easy Rider (1969) oldu. Hopper ve Peter Fonda filmin fikrini birlikte geliştirdi; Terry Southern ile senaryoyu yazdı, filmin finansmanını sağladı ve başrolleri üstlendi. Hopper ayrıca filmin yönetmenliğini yaptı. Hopper, Fonda ve Southern filmin senaryosuyla En İyi Senaryo dalında Oscar'a aday gösterildi.
Easy Rider'ın başarısının ardından Universal, 1971'de Hopper'a yeni bir film yapma imkânı verdi. Hopper, Peru'da çekilen The Last Movie'nin (1971) senaryosunu yazdı, yönetmenliğini ve kurgusunu yaptı ve filmde başrolü üstlendi. Film eleştirmenlerden olumsuz tepkiler aldı ve sınırlı olarak gösterime girdi. Aynı dönemde Hopper, The Last Movie'nin kurgu sürecini de içeren otobiyografik belgesel The American Dreamer'ı (1971) yazdı ve filmde yer aldı. Bu dönemin ardından yaklaşık 15 yıl boyunca yabancı yapımlarda, kişisel projelerde ve düşük bütçeli sanat ya da istismar filmlerinde çalıştı.
Bu dönemdeki dikkat çekici rollerinden biri Wim Wenders'ın The American Friend (1977) filmindeki Patricia Highsmith'in Tom Ripley karakteriydi. Francis Ford Coppola'nın Apocalypse Now (1979) filminde ise Marlon Brando'nun canlandırdığı karakterin çevresinde dolaşan bir foto muhabirini oynadı ve rolünün önemli bir bölümünde doğaçlama yaptı.
1980'de üçüncü uzun metrajlı yönetmenlik çalışması Out of the Blue'yu yönetti ve bu film Hopper'ın Hollywood'a yeniden dönmesine katkıda bulundu.
1983'te bir uyuşturucu rehabilitasyon programına katıldı. Programdan çıktıktan sonra Coppola'nın Rumble Fish (1983) filminde Matt Dillon'ın canlandırdığı karakterin alkol bağımlısı babasını oynadı.
Hopper'ın Hollywood'daki dönüşü 1986'da David Lynch'in Blue Velvet filmindeki psikopat kaçıran kişi rolüyle belirginleşti. Aynı yıl Hoosiers filminde geçmişinden utanç duyan ve kendisini affettirmeye çalışan bir babayı canlandırdı. Bu performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi.
Hopper 1986'da ayrıca Riders of the Storm, River's Edge ve The Texas Chainsaw Massacre 2 filmlerinde rol aldı. Ertesi yıl Black Widow ve The Pick-up Artist filmlerinde yer aldı.
1988'de Robert Duvall ve Sean Penn'in başrollerini paylaştığı, polislerle sokak çeteleri arasındaki çatışmaları konu alan Colors filmini yönetti. Bir sonraki yönetmenlik çalışması Catchfire (1989) oldu. Hopper filmde Jodie Foster ile birlikte başrolde de yer aldı. Film, Hopper'ın onaylamadığı biçimde yeniden kurgulanarak gösterime çıkarılınca, onun talebi üzerine yönetmen adı olarak anonim kalmak isteyen yönetmenler için kullanılan "Alan Smithee" takma adı kullanıldı.
Flashback (1990) filminde, 1960'ların eski bir radikal aktivistini canlandırdı. 1990'larda benzer biçimde sıra dışı ve çoğu zaman tehlikeli karakterleri canlandırmayı sürdürdü. True Romance (1993) ve Speed (1994) filmlerinde yardımcı rollerde yer aldı. 1994 tarihli Chasers, Hopper'ın yönettiği yedinci ve son uzun metrajlı film oldu.
Hopper, 2008'de 2004 yapımı aynı adlı filmden uyarlanan Crash televizyon dizisinde, konuşkan, sıra dışı ve kariyerinde zor günler yaşayan bir müzik yapımcısını canlandırdı.