Fırat
Türkiye'den başlayıp Basra Körfezi'ne uzanan ırmak
Fırat, Güneybatı Asya’nın en uzun akarsuyudur. Kaynağı iki ayrı çatalı içerir: Murat Nehri, Ağrı’nın Diyadin bölgesinden, Karasu Nehri ise Erzurum Dumludağ’dan doğar. Bu iki kollar Elazığ sınırları içinde birleşerek Fıratı oluşturur ve ardından sırasıyla Erzincan, Sivas, Tunceli, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinin sınırlarını belirler. Türkiye sınırlarını terk ettikten sonra Suriye topraklarına giren nehir, Irak’a devam eder ve Dicle Nehri ile buluşarak Şattü’l‑Arab’ın bir parçası hâlinde Basra Körfezi’ne dökülür. En bilinen yan kolları Murat, Karasu, Tohma, Peri, Kahta, Çaltı ve Munzur akarsularıdır.
Batı dillerinde “Euphrates” adıyla anılan bu nehrin adı, kökeni hakkında farklı görüşler bulunur. Bir görüş, eski Farsça “Ufratu” ve Akadca “Purattu” sözcüklerinden geldiğini, Avesta’da “huperethuua” (geçmesi kolay) biçiminde geçtiği ihtimalini öne sürer. Diğer bir açıklama, Arapça “ferahat” (rahatlık, tasasızlık) kelimesine dayandığını iddia eder. Üçüncü bir yaklaşım ise, Akadca “Pu‑rat‑tu” ve Sümerce “Buranun” biçimlerinin köken olduğunu, kelimenin Hint‑Avrupa kökenli olmadığını, eski Asur dilinde “pratru” şeklinde kullanılan bir terimle benzerlik gösterdiğini savunur.
Toplam uzunluğu yaklaşık 2 800 km olan Fırat’ın, Türkiye içinde 1 263 km’luk bir bölümü bulunur ve 720 000 km²’lik bir su toplama havzasına sahiptir. Yıllık ortalama akış miktarı 30 milyar m³’tür; bu suyun %80’i Keban Barajı’nın yukarısındaki kısımlardan gelir. Kışın kar yağışının erimesiyle debi 200 m³/s’a kadar düşerken, ilkbaharda yağış ve erime artışıyla 2 000 m³/s seviyelerine ulaşır; temmuzdan itibaren azalarak eylül‑ekim aylarında en düşük noktaya iner. Türkiye’deki diğer akarsulara göre akış rejimi daha düzenli olan Fırat, mart‑haziran aylarında yavaş yavaş yükselir, temmuz‑ocak ayları arasında düşük seviyelere gerilese de hâlâ güçlü bir su akışı sunar.
Nehrin üzerinde Keban, Karakaya, Atatürk, Birecik ve Karkamış gibi büyük barajlar inşa edilmiştir; ayrıca Suriye’de 60 m yüksekliğinde ve 4,5 km uzunluğunda Tabka Barajı da bulunur. Bu yapılar sayesinde baraj göllerinden sağlanan su, Şanlıurfa Tünelleri aracılığıyla Harran Ovası’na yönlendirilmiş ve eski kuru tarım alanları sulu tarıma dönüştürülerek yüksek katma değerli ürünlerin yetiştirilmesi mümkün olmuştur. Nehir üzerindeki beş hidroelektrik santrali, Türkiye’nin elektrik üretiminin %31’ini karşılar ve Erzincan’da özellikle yabancı turistlerin ilgisini çeken rafting aktivitelerine ev sahipliği yapar.