Moğolistan
Doğu Asya ülkesi
Moğolistan, Sovyetler Birliği döneminde devletçi bir ekonomiyle yürümüş, 1990 sonrası ise özelleştirme adımlarıyla serbest piyasa sistemine geçiş yapmıştır. 1931’de denenen kolektivizasyon başarısız kalmış, ancak 1950’lerde tamamlanmış ve hâlâ çiftlik hayvanlarının yaklaşık yüzde yirmisi özel girişimlerde kalmaktadır. Buğday üretimi büyük ölçüde devlet çiftliklerinde (kolhoz) gerçekleşirken, hayvan yemleri ise kolektif çiftliklerde (solhoz) sağlanmaktadır.
Ülkenin sanayi sektörü ağırlıklı olarak hafif sanayi üzerine kuruludur; gıda işleme, tekstil, kimya ve çimento üretimi yaygındır. Darhan’da un fabrikaları ve depolama tesisleri, Ulan Batur’da ise et paketleme ve diğer hafif imalat tesisleri bulunur. Moğolistan, zengin bir maden rezervine sahiptir; kömür, tungsten, bakır, molibden, altın ve kalay gibi değerli kaynaklar hem iç ihtiyacı karşılamakta hem de ihracata yönelmektedir. Özellikle bakır açısından Asya’da birinci, dünyada ilk on içinde yer alır ve Erdenet şehrinde yoğun olarak işlenir. Maden gelirleri 2010’da devlet bütçesinin yüzde 21’ini, 2018’de ise yüzde 24’ünü oluşturmuş, dış yatırımcıların (Çin, Rusya, Kanada) ilgisiyle bu sektör daha da büyümektedir.
Tarımda ise Moğolistan’ın büyük bir bölümü çimenlik ve çayırlarla kaplıdır; Gobi çölü dışında neredeyse tüm arazi hayvancılık için uygundur. Ülkenin toplam arazi yüzeyinin yüzde seksen birinin otlak olduğu bu ortamda, 2019 yılı hayvan sayımına göre 70 milyonun üzerinde hayvan barındırılmaktadır: yaklaşık 32,2 milyon koyun, 29,2 milyon keçi, 4,7 milyon sığır, 4,2 milyon at ve 472 bin deve. Et ve yün, özellikle Rusya’ya yapılan ihracatın başlıca kalemleridir; ihracatın yüzde yetmiş beşi Rusya’ya yönelirken, kalsiyum klorür gibi bazı kimyasal ürünler de bu pazara satılmaktadır.
Turizm, Sovyet dönemindeki kısıtlamaların ardından 1990’ların başında canlanmaya başlamış ve günümüzde 400’ün üzerinde seyahat şirketi, 320 otel ve 600’den fazla tatil köyü ve kampı ile gelişmektedir. Ülke, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nde aktif bir üye konumundadır. Ulaşım açısından ise 1956’da açılan demiryolu, ülkenin batıdan doğuya uzanan ana taşıma yollarından biridir; özellikle Ulan Batur’u Sibirya’ya bağlayan kuzey hattı, yük taşımacılığının bel kemiğini oluşturur.