Parlamenter sistem
ülke yönetim sistemi
Parlamenterizm, yürütme gücünün yasama organının gözetiminde olduğu bir yönetim biçimidir. Bu sistemde devlet başkanı ya da cumhurbaşkanı, çoğunlukla sembolik bir rolde bulunur ve devleti temsil eder. Gerçek yönetsel otorite başbakana ve onun kabinesine aittir; yürütme yetkisi parlamentodan çıkan başbakan ve bakanlar kurulunda toplanır. Parlamento, yasama sürecinde en yetkili organdır ve başbakanı denetlerken aynı zamanda yönetime de geniş bir nüfuz sağlar. Ülkelere göre “başbakan” unvanı bazen şansölye gibi farklı isimlerle anılabilir.
Parlamenter sistemde yürütme ile yasama arasındaki ilişki, sıkı bir güçler ayrılığına dayanmayan bir işbirliğine dayanır. Yasama organı tek ya da iki meclisli bir parlamentodan oluşur ve üyeleri vatandaşlar tarafından demokratik seçimlerle belirlenir. Bu yapıda devlet başkanı genellikle hükümet başkanından ayrı bir kişidir; başkanlık sisteminde olduğu gibi aynı kişi hem devlet başkanı hem de başbakan olmaz ve yürütme meşruiyetini doğrudan yasamadan almaz.
Devlet başkanı genellikle sembolik bir makam olduğu için doğrudan halk oylamasıyla seçilmez; onun yerine parlamento üyeleri tarafından seçilir. Ancak bazı parlamenter cumhuriyetlerde devlet başkanının halk tarafından doğrudan seçildiği nadir örnekler de vardır. Parlamenter sistem, meşrutî monarşi ya da parlamenter cumhuriyet şeklinde uygulanabilir; monarşide krallık, imparatorluk ya da padişahlık gibi sembolik bir hükümdar bulunurken, cumhuriyetlerde genellikle parlamentonun seçtiği bir cumhurbaşkanı görev alır.
Bazı ülkelerde hükümetin istikrarını artırmak için “rasyonelleştirilmiş parlamentarizm” adı verilen düzenlemeler uygulanır. Bu yaklaşım, güçlü bir parlamenter çoğunluğa dayanmayan hükümetlere hukuki çerçeveler içinde daha fazla güç ve güvenlik sağlamayı amaçlar.
Parlamenter sistemin kökeni, kabileler ve ilk meclislerin ortaya çıkışıyla başlar; zamanla bu karar organları modern parlamentolara dönüşmüştür. Orta Çağ Avrupa’sında, 1188’de İspanya Kralı Alfonso IX’in León Cortes’i bir örnek teşkil eder. Hollanda’da 1581’deki ayaklanma sırasında egemenlik, yasama ve yürütme yetkileri Kral II. Philip’den alınıp Hollanda Genel Devletleri’ne devredilmiştir. Modern anlamda parlamenter hükümet kavramı ise 1707‑1800 yılları arasında Birleşik Krallık’ta, 1721‑1772 yılları arasında ise İsveç’te şekillenmiştir.