Şarkıcıların takma adları listesi
Vikimedya liste maddesi
Şarkıcıların takma adları, medyanın ve hayran kitlesinin bir sanatçıyı öne çıkarmak amacıyla kullandığı lakapların bütünüdür. Bu isimler genellikle dini, ailevi ya da asil unvanlardan esinlenir ve mecaz bir anlam taşır. Avrupa’da klasik müzik sahnesinde de bu geleneğin kökleri vardır; Mozart’ın “Modern müziğin babası”, Bach’ın ise “Modern piyano müziğinin babası” olarak anılması, 19. yüzyılın başlarından beri müzisyenlere takma adların verildiğinin bir örneğidir. Afro‑Amerikan kültüründe ise İç Savaş sonrası dönemde Duke Ellington ve Count Basie gibi isimler, bu tarzda öne çıkan figürler arasında yer almıştır.
ABD’de, cumhuriyetçi bir anayasaya sahip olmasına rağmen, onursal lakaplar endüstri, spor, medya gibi çeşitli alanlardaki öncüleri tanımlamakta kullanıldı. “Baba” ya da “anne” gibi terimler yenilikçileri, “kral” ve “kraliçe” ise kendi dallarındaki baskın kişileri betimlemek için tercih edildi. 1930‑1940’lı yıllarda caz ve swing popülerleştikçe, ticari başarılarıyla öne çıkan beyaz sanatçılar Paul Whiteman ve Benny Goodman sırasıyla “Cazın Kralı” ve “Swing’in Kralı” olarak adlandırıldı. 1950’lerde rock ’n’ roll’un yükselişiyle bu kalıp “Rock ’n’ Roll Kralı” lakabını doğurdu; en çok bu unvan Elvis Presley’e bağlanır ve bu, yeni müziğin yenilikçi yönünü siyah kültüre saygı gösterme çabası olarak yorumlandı. 1990’lı yıllarda ise Little Richard’e “Rock and Roll’un mimarı” denildi; bu tür lakaplar, elektrogitar öncüsü Les Paul gibi başka önemli isimlere de uygulanmıştır.
Benzer takma adlar farklı müzik türlerinde de ortaya çıktı; örneğin 1968’de disk jokeyi Pervis Spann, Aretha Franklin’i “Soul’un Kraliçesi” olarak nitelendirdi. 1980’lerden itibaren Michael Jackson ve Madonna, sırasıyla “Pop’un Kralı” ve “Pop’un Kraliçesi” lakaplarıyla anıldı. Bazı sanatçılar kendi takma adlarını benimsediği gibi, bazıları bu isimlere itiraz etmiş ya da reddetmiş; zaman zaman da halk arasında kabul gören lakaplar, belirli bir kişiyi tanımlamak için sabit bir hâl almıştır.
Türkiye’de de bu geleneğin izleri sürülür. Türk sanat müziğinin önde gelen isimlerinden Zeki Müren, “Sanat Güneşi” olarak bilinirken, Müzeyyen Senar “Cumhuriyetin Divası” unvanını taşır. Pop müziğin yıldızları arasında Ajda Pekkan “Süperstar”, Sezen Aksu “Minik Serçe” olarak anılır; 1990’lı yıllarda büyük bir çıkış yakalayan Tarkan ise “Boğazın Prensi” ve “Megastar” lakaplarıyla tanınır.