Türkiye'de radyo
Türkiye’de ilk radyo yayını 6 Mayıs 1927 tarihinde gerçekleşti. Daha önceden, 19 Mart 1923’te Fransızların bağışladığı bir telsizle bir amatör deneme yapılmıştı; ancak bu deneme istediği gibi sonuç vermedi.
Cumhuriyetin ilanının ardından 1925’te “Telsiz Tesisi Hakkında Kanun” çıkarıldı ve ülke çapında bir telsiz ağı kurulması kararlaştırıldı. Bu amaçla bir Fransız şirketi, Ankara ve İstanbul’da radyo vericileri inşa etmeye başladı. Yayıncılık konusunda net bir yol haritası olmaması, İleri Gazetesi sahibi Sedat Nuri Bey’i harekete geçirdi; kendisi bir şirket kurarak radyo çalışmalarına öncülük etti. 1926’da vericilerin yapımı tamamlandığında, maddi yetersizlikler ve teknik destek ihtiyacı ortaya çıktı. Sedat Bey, tanıdığı bir ajans sahibi ve Celal Bayar’dan (o dönemde bankacılık faaliyetleriyle tanınan) yardım istedi; teknik desteği ise radyo ve telgraf meraklısı yeğeni Hayrettin Bey sağladı.
Hayrettin Bey, radyo istasyonunun kurulmasına karşı çıkan bazı resmi yetkilileri ikna etmekte zorlandı. Halkın radyo dinlemeye istekli olduğu ve Türkiye’nin plak satışında önde olduğu argümanını kullansa da, nihayetinde Mustafa Kemal Atatürk’ün müdahalesiyle karar kesinleşti. Atatürk, bir Rus radyo yayını dinledikten sonra “Ruslar propaganda yapıyor; bu radyo bize çok lazım” diyerek istasyonun hızla kurulmasını emretti.
Kurulan istasyonların gücü, o dönemde dünyadaki diğer ülkelerin toplam verici gücünden daha yüksekti; Ankara ve İstanbul’da sırasıyla 20 kW ve 250 kW gücünde vericiler devreye alındı. Yayınlar, Türkçe’nin yanı sıra Fransızca ve Almanca dillerinde de yapılacaktı. İlk resmi yayın 6 Mayıs 1927’de gerçekleşti, ardından Kasım 1927’de Ankara’da düzenli yayınlar başladı. Radyo sinyalleri Anadolu’ya 1940‑1950 yılları arasında ulaşırken, 1970’lerde Türkiye’nin dört bir yanında dinleyicilere kavuştu.