Asya Dev Mantisi Avrupa Ekosistemlerine Tehdit Oluşturuyor
İki Asya mantisi türü, Avrupa’da hızla yayılıyor ve yerli canlıları tehdit ediyor. Bilim insanları, bu türleri resmi olarak istilacı olarak tanımladı.
Avrupa’nın yeşil alanlarında, büyük ve göz alıcı Asya mantıları, yerli ekosistemlerin dengesini sarsmaya başladı. 12 Temmuz 2026’da yayımlanan Journal of Orthoptera Research’ta yapılan bir çalışma, Hierodula tenuidentata ve Hierodula patellifera türlerini resmi olarak istilacı yabancı tür (IAS) olarak sınıflandırdı. Bu karar, uzun yıllardır göz ardı edilen bir tehdidi gündeme taşıdı.
İki mantı türü, yaklaşık on yıl önce Avrupa’ya girdiği tahmin ediliyor. Ancak son yıllarda, Akdeniz ve kıtasal bölgelerde nüfusları dramatik bir artış gösterdi. Araştırmacı Roberto Battiston, bu artışın iklim değişikliği ve şehirleşme ile yakından ilişkili olduğunu belirtti. “Sıcaklık artışı sayesinde, bu mantılar kuzeye doğru yayılıyor ve artık parklar, bahçeler gibi kentsel alanlarda da sıkça görülüyor” diyen Battiston, halkın bu büyük yaratıkları bir hoş geldin olarak görmesinin, ekolojik sorunları gözden kaçırmasına yol açtığını vurguladı.
Hierodula mantıları, ağaç ve çalılarda yaşayan, yüksek üretkenlikleriyle dikkat çeker. Her bir yumurta kabuğu ortalama 200 yavru üretirken, yerli Avrupa mantısı Mantis religiosa’nın üretim kapasitesi bu sayının yarısına kadar düşer. Yavruların birbirini yeme olasılığı da düşük olduğundan, nüfusları hızla büyüyebilir. Bu durum, yerli mantıların erkeklerinin istilacı dişilere yaklaşarak kendilerini yemesiyle sonuçlanır; böylece yerli popülasyonlar azalır.
Yemek zincirinde de ciddi etkiler gözlemleniyor. İstilacı mantılar, arıların yanı sıra ağaç kurbağaları ve kertenkeleler gibi korunan küçük omurgalıları da avlıyor. Araştırmacılar, özellikle Akdeniz adalarında, bu türlerin benzersiz invertebr ve vertebr türleri için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. İlginç bir bulgu ise evcil kedilerin istilacı mantıların en büyük avcısı olması; kayıtlı av olaylarının %45’inin kediler tarafından gerçekleştiği gösterildi.
Şehirleşme, bu mantıların yayılmasını hızlandıran bir diğer faktör. Kentsel ve banliyö alanları, mantıların avlanması için ideal yapılar sunar; örneğin, böcek otelleri ve yapay otoparklar onların avlanma alanı haline gelir. Ayrıca, kentsel ısı adaları, mantıların soğuk mevsimlerde bile aktif kalmasını sağlar, bu da coğrafi dağılımını genişletir.
Bilim insanları, bu istilayı durdurmak için halkın katılımını artırdı. William di Pietro ve Antonio Fasano’nun öncülüğünde başlatılan geniş çaplı bir vatandaş bilimi projesi, 2.300’ün üzerinde gözlem raporu topladı. Bu veriler, mantıların yayılmasını izlemek ve halkı bilinçlendirmek için kritik bir kaynak oluşturuyor. Özellikle kış aylarında, yaprak dökme ağaçlarda görülen 2-3 cm boyutlarında, kahverengi, sünger gibi yumurta kabukları kolayca fark edilebilir. Ancak, yerli mantıların yumurtalarını yanlışlıkla yok etmemek için uzmanla görüşülmesi öneriliyor.
İstilacı Asya mantılarına karşı mücadele, sadece bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmamalı; kamu farkındalığı, vatandaş bilimi ve hedefli koruma çabalarıyla desteklenmelidir. Avrupa’nın benzersiz biyolojik çeşitliliğini korumak için, bu yeni tehdide karşı erken müdahale şarttır.