190 kişilik İskoç adası Lismore'da gönüllüler, 6. yüzyıl manastırının atölyelerini buldu

Lismore Tarih Derneği'nin 2016'da başlattığı arayış, Aziz Mo Luóc'un manastırını gün yüzüne çıkardı: ortaçağ mezarlığı, altın ve gümüş eritilmiş potalar, İskoçya'da benzeri görülmemiş taş haç bezemeleri.

190 kişilik İskoç adası Lismore'da gönüllüler, 6. yüzyıl manastırının atölyelerini buldu
Kültür 26 Ekim 2026 5 dk okuma 3 okunma

İskoçya'nın batı kıyısında, Loch Linnhe'nin ağzında uzanan Lismore adasında bir tarla kenarı düşünün: emekli bir bilim insanı ile ada sakinleri, toprağın içinden avuç içi büyüklüğünde kil potalar çıkarıyor. Laboratuvara giden bu küçük kaplardan birkaçının çeperinde altın ve gümüş izi çıkıyor. Bin dört yüz yılı aşkın süredir yalnızca yıllıklarda ve yerel anlatılarda yaşayan bir manastır, böylece ilk kez elle tutulur hâle geliyor.

Bulgular, 1 Ekim 2026'da arkeoloji dergisi Antiquity'de yayımlanan "A major monastic centre? Rethinking Lismore's place in the ecclesiastical landscapes of early medieval Britain" başlıklı makalede anlatıldı. Makalenin sekiz yazarı arasında kazıyı yöneten Argyll Archaeology'den Clare Ellis, Aberdeen Üniversitesi'nden Gordon Noble ve Lismore Tarih Derneği'nin arşivcisi Robert Hay var. Önemi şurada: İskoçya'nın erken Hristiyanlık tarihi denince akla neredeyse tek bir ada, Iona geliyor. Lismore çalışması, aynı çağda aynı kıyılarda ikinci büyük bir merkezin bulunabileceğini gösteriyor.

Columba'nın gölgesinde kalan aziz

Adanın Galce adı Lios Mòr, "büyük bahçe" ya da "büyük çit içi alan" diye çevrilir. Yaklaşık 15 kilometre uzunluğunda ve 2 kilometre genişliğindeki ada neredeyse tümüyle kireçtaşından oluşur; bu yüzden toprağı çevresindeki kayalık adalara göre çok verimlidir. Makalede aktarılan eski bir betimleme adayı "çölün ortasında bir bahçe" diye anar.

Manastırın kurucusu, kaynaklarda Lugaid adıyla da geçen Mo Luóc'tur. İrlanda kökenli bu keşiş, Iona'yı yaklaşık 563 yılında kuran Columba'nın çağdaşıydı. Makaleye göre İrlanda yıllıkları onun ölümünü "Obitus Lugide Lis Moer" satırıyla, 593 ya da 594 yılına denk gelen kayıtlarda bildiriyor. Ardından gelen başrahiplerden Neman'ın yaklaşık 614'te, Eochaid'in ise 635-637 arasında öldüğü de aynı yıllıklarda geçiyor. Ama Columba kadar tanınmadı; adı daha çok İskoçya ve İrlanda'ya yayılmış kendisine adanmış kiliselerde ve adanın yerel geleneğinde yaşadı.

Bu süreklilik bugün de görülebiliyor. Adanın bugünkü kilisesi, 1507'ye dek Argyll piskoposunun merkezi olan ortaçağ katedralinin yerinde duruyor. Kazı sırasında yapılan harç tarihlemesi, katedralin 13. yüzyılın sonlarında inşa edildiğini doğruladı. Azizin Bachuil Mòr denen asası ise yüzyıllardır Livingstone ailesinin elinde korunuyor.

Bir dernek, bir kitle fonlaması, altı yüz yıllık bir soru

Asıl soru basitti: Geç ortaçağ katedrali, Mo Luóc'un ilk manastırının üzerine mi kurulmuştu? Clare Ellis, Smithsonian dergisinin aktardığı açıklamada araştırmanın amacını, katedral alanının aynı zamanda erken manastırın yeri olup olmadığını belirlemek ve yerleşimin ölçeğini, niteliğini ve statüsünü ölçmek diye özetledi.

Arayışı bir üniversite değil, adanın kendi tarih derneği başlattı. Makaleye göre Lismore Tarih Derneği manastırın yerini aramak için 2016'da işe koyuldu. 2019'da kazılar ve jeofizik taramalar, kilisenin çevresindeki eski tarla sınırlarına yöneldi. Para; Lismore Gal Mirası Merkezi'ne bırakılan bir bağış, İskoçya Antikacılar Derneği'nin desteği ve ada sakinlerinin internetten topladığı küçük katkılarla bir araya geldi. Kazılarda kürek sallayanların çoğu da ada halkındandı.

Toprağın altından çıkanlar

Kilisenin güneydoğusunda açılan çukurlardan birinde unutulmuş bir alt mezarlık ortaya çıktı. En az altı gömü yerinde bulundu ve radyokarbon tarihlemesi, mezarlığın yaklaşık 650 ile 1040 yılları arasında kullanıldığını gösterdi. Başka iki çukurda da gömüler saptandı.

Biraz ötede, kuru taş duvarlı, girişi batıya bakan, yaklaşık 8 metre çapında oval bir yapı çıktı. Zemini kireçtaşı levhalarla döşenmişti ve 8. ile 10. yüzyıllar arasına tarihlendi. Yapının hemen doğusundaki kömür katmanları ise bir atölyenin izlerini taşıyordu.

  • Metal işçiliği: Demir dışı metal işlemeye ait binden fazla kalıntı parçası. Potalar ve kalıplar, açık halka biçimli broşların burada döküldüğünü gösteriyor. X ışını floresansı analizi asıl metalin bakır alaşımı olduğunu, bazı potalarda ise yüksek düzeyde altın ve gümüş bulunduğunu ortaya koydu.
  • Desen taşları: Üzerine çok ince örgü motifleri oyulmuş küçük parçalar. Makaleye göre bunlar metal süsleme için alıştırma ya da altın varak kalıbı işlevi görmüş olabilir.
  • Taş haçlar: Daha önce erken ortaçağ İskoçya'sında görülmemiş bezeme biçimleri taşıyan üç haç levhası parçası.
  • Ahşap ve kemik: Porsuk ağacından çember tahtalı kap ve kutu parçaları, bileği taşları, ponza çakılları, işlenmiş kemik ve geyik boynuzu.

Makalenin karşılaştırması çarpıcı: Kalıp ve pota topluluğu, Dál Riata krallığının kale merkezi Dunadd'dan sonra İskoçya'da bulunan en büyük topluluk. Desen taşlarının benzerleri ise İrlanda'daki Lagore ve Moynagh Lough gibi kraliyet yerleşimlerinden biliniyor. Haç levhalarındaki kilit desenleri de çok uzaktaki Applecross ve Easter Ross çevresinin usta taş oymacılarıyla bir bağa işaret ediyor. Lismore'daki ustaların 7. ile 9. yüzyıllar arasında çalıştığı anlaşılıyor.

Gordon Noble, Smithsonian'ın aktardığı açıklamasında Lismore'un erken manastırının yüzyıllar boyunca esas olarak yazılı kayıtlardan ve yerel gelenekten bilindiğini söyledi: "Artık onun ibadetin, zanaatin ve öğrenmenin canlı bir merkezi olduğunu, öneminin erken ortaçağ Britanya'sının en tanınmış manastırlarından bazılarıyla yarışabileceğini görebiliyoruz." Robert Hay ise The Guardian'a, bulunan potaları İskoçya'da şimdiye dek bulunmuş en iyi küçük potalar diye niteledi.

Mull adasındaki Duart Kalesi'nden Loch Linnhe'ye ve Lismore adasına bakış
Mull adasındaki Duart Kalesi'nden Loch Linnhe'ye ve Lismore adasına bakış — Jo and Steve Turner, CC BY-SA 2.0 (Wikimedia Commons)

Henüz bulunamayan kilise

Yazarlar bulgularını abartmıyor; makalenin başlığı bile soru işaretiyle bitiyor. Erken dönem kilisesinin kendisi henüz bulunmuş değil. Manastırı çevreleyen sınırın nereye kadar uzandığı da bilinmiyor. Kazılar katedralin çevresindeki dar bir alanla sınırlı kaldı; bu yüzden yerleşimin gerçek büyüklüğü hakkında kesin bir şey söylemek için erken. Makale, bundan sonraki çalışmaların manastır alanının sınırlarını belirlemeye ve çevresindeki kilise arazisini haritalamaya yönelmesi gerektiğini yazıyor.

Adada 2022 nüfus sayımına göre 190 kişi yaşıyor. Bu küçük topluluğun sorusu, şimdi İskoçya'nın erken Hristiyanlık haritasını yeniden çizdiriyor. Sıradaki büyük bilinmeyen, Mo Luóc'un kendi elleriyle kurduğu ilk kilisenin hangi tarlanın altında yattığı.

Fotoğraf: Colin Park, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.