Meksika'da Maya dünyası dışındaki ilk güneş takvimi: Teteles'in 2.500 yıllık platformları
Puebla dağlarındaki Teteles de Ávila Castillo'da iki platform, güneşin doğuş noktasını izleyerek şubattaki yılbaşını ve ekim hasadını işaretliyordu. Ama her uzman buraya gözlemevi demiyor.
Meksika'nın Puebla eyaletinde, Sierra Norte dağlarının arasında, şubat ayının bir sabahı güneş Chignautla sıradağlarının üzerinden doğarken yerdeki iki eski platformun tam hizasına oturuyor. Arkeolog Alberto Diez'in çektiği fotoğraflarda görülen bu an, Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü'nün (INAH) 13 Ekim 2026'da duyurduğu bir sonucun özeti gibi: Teteles de Ávila Castillo'daki bir yapı topluluğu, bundan 2.500 yılı aşkın süre önce güneşin yıl boyunca izlediği yolu takip etmek için kurulmuş.
INAH'ın 471 numaralı bülteni, bu topluluğu Mezoamerika'da Maya bölgesi dışında kaydedilen ilk ve en eski güneş gözlem kompleksi olarak tanımlıyor. Bu iddia doğru çıkarsa, gökyüzüne bakarak takvim kuran mimarinin yalnız Mayalara ait bir buluş olmadığı, en azından erken dönemde başka toplulukların da aynı bilgiyi paylaştığı anlaşılacak.
Ufukta kayan güneş: bir takvim nasıl taşa dönüşür
Güneş her sabah aynı noktadan doğmaz. Kışın güneye, yazın kuzeye kayar; doğuş noktası ufuk boyunca bir sarkaç gibi gidip gelir. Bu salınımın uç noktaları gündönümleri, tam ortası ise gece ile gündüzün eşitlendiği ekinokslardır. Sabit bir gözlem yeri ile karşısına dikilmiş bir yapı, bu hareketi okunabilir bir cetvele çevirir: güneş belli bir köşenin üzerinden doğduğunda belli bir tarihe gelinmiş demektir.
Arkeologlar bu düzene "E Grubu" diyor. Ad, Guatemala'nın Petén bölgesindeki Maya kenti Uaxactún'da bu tipin ilk tanımlandığı yapı grubundan geliyor. Tipik bir E Grubu'nda batıda bir gözlem piramidi, doğuda ise ona bakan uzun bir platform bulunur; aradaki avlu ufku izlemek için açık bırakılır.
Tetelihtic'teki yapı topluluğu
INAH'ın Puebla merkezinden arkeolog ve proje yöneticisi Alberto Diez Barroso Repizo'nun anlattığına göre Tetelihtic adıyla da bilinen bu E Grubu, tören alanının Büyük Meydanı'nın doğusunda yer alıyor. Dörtgen bir avlunun iki yanında birer platform var:
- Doğudaki uzun platform güneyden kuzeye 90 metre, doğudan batıya 40 metre uzanıyor.
- Batıdaki daha küçük yapı kuzeyden güneye 46 metre, doğudan batıya 27 metre ölçüyor ve gözlem noktası işlevi görmüş.
Diez Barroso'ya göre topluluğun planı Maya bölgesindeki örneklerle birebir aynı ve Uaxactún'deki E Grubu gibi o da Orta Preklasik döneme, yani MÖ 1000 ile 600 arasına tarihleniyor. Araştırmacının vurguladığı fark ise şu: Teteles'teki uzun platform, klasik örneklerde olduğu gibi ortasında ekinoksu işaretlemiyor. Bunun yerine Mezoamerika takviminin şubattaki başlangıcını ve ekimdeki hasat zamanını sabitlemeye yarıyormuş. Bülten, doğudaki platformun önünden şafakta bakıldığında güneşin ekinoks ve gündönümlerindeki yolunun da izlenebildiğini, yapının bu yüzden bir güneş takvimi olarak çalıştığını belirtiyor.
Proje, sonuca Mezoamerika kentlerinin planlarını karşılaştırarak ve yıl boyunca güneşin çevredeki dağların ardından nasıl doğduğunu gözlemleyerek ulaştı. Diez Barroso'nun ifadesiyle yerleşim, hem çevredeki dağ doruklarına hem de astronomik ufka bakılarak biçimlendirilmiş.
Bir yıldız ve bir tanrıça
Araştırma bir de gece gökyüzüne uzanıyor. Diez Barroso, alanın en büyük yapısının yönünün gece gökyüzünün en parlak ikinci yıldızı Canopus'a dönük olabileceğini, bu yüzden yerin Nahua tanrıçası Nantehuitz ile, yani "güneydeki annemiz" ile bağlantılı olabileceğini söylüyor. The Art Newspaper'ın aktardığına göre Canopus da şubatta başlayan takvimle ilişkilendiriliyor.
Mayalar, Huastekler, Totonaklar
Bulgunun asıl tartışmalı tarafı kültürel. Diez Barroso'ya göre Teteles'teki Maya izleri MÖ birinci binyıla kadar uzanıyor olabilir ve bu, Körfez kıyısındaki Huastek topluluklarının dil bakımından Maya kökenli olduğu görüşüne destek veriyor. Projenin bir diğer savı, bölgede sonradan serpilecek Totonak kültürünün ilk adımlarının burada atılmış olabileceği.
Bültendeki tarihlere göre Tetelihtic, yaklaşık MÖ 900 ile MS 100 arasında kullanıldı. Cantona, Cholula ve Teotihuacan gibi büyük merkezler güçlenirken kısmen terk edildi; ama tören alanının çevresine MS 100-600 arasında bırakılan adaklar, yerin ibadet yeri olarak yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Platformlardan birinde MS 600-900 arasına tarihlenen bir Totonak adağı da bulundu. Diez Barroso bunu, Teteles'in ilk sakinlerinin Yohualichan ve El Tajín'deki Totonak topluluklarının ataları olduğu yönünde okuyor.
The Art Newspaper'ın haberine göre kazılarda ayrıca seramik adaklar, seramik kaplar içinde bebek kalıntıları ve obsidyen nesneler çıktı. Bebek kalıntılı adaklardaki yeşil obsidyen boncuklar, Teotihuacan ile bağlantıya işaret ediyor.
Yağmalanmış bir alanın geç gelen ilgisi
Alanın hikâyesi bulgu kadar ilginç. The Art Newspaper'ın aktardığına göre dokuz hektarlık yer 1939'da tespit edildi ama on yıllarca özel mülk olarak kaldı ve bu sürede yağmalanıp hasar gördü. Arazi sahibi 2007'de 3,5 hektarını INAH'a bağışladı; geri kalanı hâlâ özel mülk olduğu için kazı alanı sınırlı. Bugün 16 piramidal yapı biliniyor. Araştırmaya yerel Tzoncoyotl derneği de destek veriyor ve alanın bir müzeyle birlikte ziyarete açılması planlanıyor, ancak takvim belli değil.

"Gözlemevi" demek doğru mu?
Herkes bu adlandırmada hemfikir değil. Projede yer almayan arkeoastronom Ivan Šprajc, Ljubljana'daki Sloven Bilimler ve Sanatlar Akademisi Araştırma Merkezi'nden, The Art Newspaper'a yaptığı değerlendirmede bu tür topluluklara gözlemevi denmesine temkinli yaklaşıyor. Šprajc'a göre bu yapılar astronomik hizalanmalar içerse de asıl işlevleri tören ya da konuttu; benzer hizalanmalar Mezoamerika'nın çok farklı türden yapılarına da yaygın biçimde işlenmişti. Tarım döngüsüne bağlı güneş hizalanmalarının yaygın olduğunu, ancak takvim yılının başlangıcının zaman içinde kaydığını da ekliyor.
"En eski" iddiası da kesin değil. Aynı haberde, Olmek kenti La Venta'daki yapı topluluğunun Teteles'ten daha eski olabileceği hatırlatılıyor. Yani bulgu, Maya bölgesi dışındaki ilk örnek olmaktan çok, bu türün kuzey Puebla'daki ilk kaydı olarak okunmalı.
Sırada ne var
Tetelihtic'in hikâyesi henüz yarım. Alanın büyük bölümü özel arazide kaldıkça Maya bağlantısı, Totonak kökeni ve Canopus hizalanması gibi savlar ancak sınırlı kazıyla sınanabilecek. Bulguların hakemli bir dergide yayımlanması, Šprajc gibi bağımsız uzmanların ölçümleri yeniden yapabilmesi için de belirleyici olacak. Şimdilik elde olan, şubat sabahlarında hâlâ aynı dağın ardından doğan güneş ve onu 2.500 yıl önce bekleyen iki taş platform.
Fotoğraf: Davidgermain, CC BY 3.0, Wikimedia Commons