📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍

12 Eylül Darbesi

12 Eylül 1980 tarihinde Türkiye'de gerçekleşmiş askerî darbe

12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, resmî isimlendirmeleriyle 12 Eylül 1980 Harekâtı veya Bayrak Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 tarihinde Türkiye'de emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî darbedir. 27 Mayıs Darbesi ve 12 Mart Muhtırası'nın ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Silahlı Kuvvetlerin yönetime karşı gerçekleştirdiği üçüncü ve son başarılı açık müdahaledir.

12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri, emrinde bir komuta zinciri çerçevesinde hareket ederek ülkenin yönetimine yön veren bir askeri müdahaleyi hayata geçirdi. Bu operasyon, 27 Mayıs Darbesi ve 12 Mart Muhtırası’nı takiben, Türkiye tarihinde Silahlı Kuvvetlerin yönetime karşı başlattığı üçüncü ve son başarılı açık müdahaledir.

Gece yarısı saat 03.00’te başlayan harekâtta, TRT, PTT ve diğer iletişim birimlerine el konuldu; ardından İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Başbakan Süleyman Demirel’in konutu ve diğer kritik noktalar sorunsuz şekilde kontrol altına alındı. Saat 04.00’te radyo üzerinden yapılan ilk açıklamada, “Ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, olası bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine engel olan faktörleri ortadan kaldırmak” amaçları vurgulandı. Aynı gün saat 13.00’te Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, canlı yayınla müdahalenin gerekçelerini ve hedeflerini ayrıntılı olarak izleyicilere anlattı.

Bu müdahalenin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi, Başbakan Süleyman Demirel’in hükümeti sona erdi, milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırıldı ve ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildi. Yurt dışına çıkışlar yasaklandı ve Kenan Evren, devlet başkanı konumuna getirildi. Yasama yetkisini kullanmak üzere Kenan Evren başkanlığında, Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı’ndan oluşan Millî Güvenlik Konseyi oluşturuldu. Tüm siyasi partiler dağıtıldı; parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, sonrasında serbest bırakıldı ve bir kısmı yargılandı. 12 Mart 1971 Muhtırası sonrası değiştirilen 1961 Anayasası yürürlükten kaldırıldı, yeni bir anayasa tasarlandı ve 7 Kasım 1982’de halk oylamasına sunuldu; %91,37 oranıyla kabul edildi.

Darbe sonrası resmi rakamlara göre 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi askeri mahkemelerce yargılandı; cezaevlerinde işkence sonucu 171 kişi dahil yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti. 48 kişi (24 adli suçlu, 15 sol, 8 sağ, 1 ASALA militanı) idam edildi ve 1 683 bin kişi fişlendi.

12 Eylül 2010’da yapılan referandumda %57,88 “Evet” oyu alındı ve 13 Eylül 2010’dan itibaren darbe yapanlara yönelik suç duyuruları toplandı. Bu süreç sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Nisan 2011’de ilk soruşturmayı açtı; 4 Nisan 2012’de ise dava dava süreci başladı. Mahkeme, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’yı 765 sayılı TCK’nin 146. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çarptırdı. Şahinkaya’nın iki ay sonra 90 yaşında ölmesiyle Yargıtay aşamasındaki dava düşse de karar kesinleşmedi. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından, dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve savcıları, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’ya yönelik açılan davayı yeniden gündeme getirdi.

68 goruntulenme