Bayburt
Bayburt ilinin merkezi olan şehir
Bayburt, Türkiye’nin Doğu Karadeniz’e uzanan kesiminde, Çoruh Nehri kıyısında yer alan bir şehirdir. İlin başkenti ve aynı zamanda merkez ilçesidir, bu yüzden bölgesel yönetimin kalbi olarak kabul edilir.
Şehrin adı tarih boyunca farklı dillerde pek çok varyasyonla geçmiştir. Bizans zamanlarında Payper, Paypert ve Babert gibi isimler geçerken, Arap yazıtlarında Bâbirt, Ermeni kaynaklarında Payberd, Marco Polo’nun seyahatnotlarında Paipurth, Osmanlı döneminde Bayburd gibi farklı formlar görülür. Ermenice ‘berd’ kelimesi ‘kale’ anlamına gelir, fakat şehrin tam kökeni hâlâ gizemli kalmıştır. Evliya Çelebi ise, Akkoyunlu beylerinin Anadoluya geçişinde hazine ve maden bulduklarını, eski Türkçede “zengin” anlamına gelen “bay” ile “yurt”u birleştirerek Bayburt ismini ortaya koyduklarını iddia eder.
Yerleşim, Bizans döneminde Haldia Theması sınırları içinde bulunmuş, I. Justinianus’un yönetimi sırasında kalesi onarılmıştır. Daha sonra Araplarla Bizans arasındaki çatışmalardan sonra, Pakraduni Hanedanlığı’nın hüküm sürdüğü döneme geçiş yapılmıştır. Türklerin Anadolu'ya ilk yerleşim noktalarından biri olarak, 1054’te Selçuklular tarafından saldırıya uğransa da şehri ele geçirememiştir. 1072’de Saltuklu Beyliği’nin kontrolüne geçer, ancak 1098’de Danişmend Gazi’nin oğlu İsmail tarafından yeniden el konur. 1202’de Selçuklu Devleti’nin yıkılmasıyla birlikte İlhanlı valilerinin egemenliği altına gelmiş, 1243 Kösedağ Muharebesi sonrasında Moğol baskısı altında kalmıştır.
İlhanlılar döneminde, Tebriz-Trabzon İpek Yolu üzerindeki stratejik konumu sayesinde ticari açıdan oldukça gelişmiştir. Ceneviz ve Venedik ticaret kervanlarının geçişinde önemli bir durak olmuş, ünlü seyyah Marco Polo’nun da ziyaret ettiği bir yerleşim alanı olmuştur. 1334’te İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın ani ölümüyle yaşanan iç karışıklıkta Alaeddin Eretna’nın kurduğu Eretna Beyliği’nin egemenliğine katılmış, sonrasında ise Erzincan Beyliği’nin kontrolüne geçmiştir. 1395’te Kadı Burhâneddin’in Erzincan Beyi Mutahharten’e karşı düzenlediği seferde, Akkoyunlu beylerinden Kutlu Bey’in oğlu Ahmed Bey’in desteğiyle şehri ele geçirip, ikta olarak Ahmed Bey’e devretmiştir.