Osmaniye
Osmaniye ilinin merkezi olan şehir
Osmaniye, adını taşıyan ilin merkez ilçesidir ve deniz seviyesinden 121 metre yüksekte konumlanmıştır. İlçenin toplam alanı 859 kilometrekareyi kapsamaktadır.
Çukurova bölgesi, tarih boyunca Hitit, Pers ve Roma gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Stratejik konumu nedeniyle Doğu Anadolu’ya giriş kapısı olarak görülmüş ve Orta Doğu’ya giden ticaret yollarının üzerinde yer almıştır. Özellikle İpek Yolu’nun bu bölgeden geçmesi, bölgenin ekonomik ve kültürel önemini artırmıştır. İlk çağlarda denizcilikle uğraşan bazı kavimler, Nur Dağları’nın eteklerinde yerleşerek Akdeniz’den gelen ticaret gemilerine saldırmışlardır.
Türk akınları, Abbasi Halifesi Harun Reşit döneminde, onun önderliğinde oluşturulan Hassa Orduları aracılığıyla Anadolu’ya yönelmiştir. Bu dönemde, günümüzde Düziçi olarak bilinen ilçede Harun Reşit Kalesi adıyla anılan bir yapı hâlâ ayaktadır. Türkler, bölgenin iklim ve coğrafyasının Orta Asya’ya benzerliğini fark ederek burada yeni bir yurt kurma arayışına girmiştir.
Malazgirt Zaferi (1071) sonrasında Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış, 1082‑1083 yıllarında Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın komutanlarından Afşin Bey önderliğinde fetih seferleri başlatılmıştır. Çukurova’ya kadar uzanan Türkmen aşiretlerinden Ulaşlı, Nur Dağları’nın sunduğu doğal koşulları tercih ederek burada yerleşmiş ve hayvancılığı temel geçim kaynağı olarak benimsemiştir. Bu topluluk, kış aylarını Haraz’da, yaz aylarını ise Nur Dağları’nda geçirerek göçebe bir yaşam sürmüştür.
1517’de İpek Yolu’nun Toprakkale yakınlarından geçtiği bölgede Kınık adı verilen bir ticaret merkezi ortaya çıkmıştır. Bu şehir, Adana, Tarsus, Maraş ve Belen gibi yerlerden gelen tüccarların ürünlerini sattığı bir pazar haline gelmiş ve “İsneyn” adıyla anılmıştır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde de Kınık Şehri olarak geçen bu bölge, zamanla Osmaniyenin bugünkü sınırlarını kapsayan bir alan haline gelmiştir.
Osmanlı döneminde, Celali İsyanları sırasında Derviş Paşa’nın Çukurova’da kurduğu karargâh, 1865’te Dereobası köyünün yamacına yerleştirilmiştir. Bu dönemde, Cerit, Akçakoyunlu ve Tecirli aşiretleri de bölgeye yerleştirilerek yerel demografi şekillenmiştir.
1866’da Hacıosmanlı’nın merkezli Osmaniye, Halep Eyaleti’ne bağlı Üzeyir Sancağına bağlanmış; 1874’te sancağın merkezi Payas’tan Yarpuz’a (eski Osmaniye) taşınarak Cebeli Bereket Sancağı adını almıştır. Bu sancak, Osmaniye, Payas, Erzin, İslahiye, Hassa, Bahçe, Ceyhan ve Yarpuz gibi birçok ilçeyi içermiştir. 1905‑1924 yılları arasında Cebeli Bereket Sancağı olarak varlığını sürdürmüş, 1908’de ise başkenti Osmaniye’ye taşınmıştır. 1924 yılından itibaren sancak yapısı kaldırılmış ve modern idari düzenlemelerle yerini il ve ilçe birimlerine bırakmıştır.