📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Türk folkloru

Türk folkloru

Türkçe çevresinde gelenekselleşmiş folklor, halk bilimi

Türk folkloru, Türkçe çevresinde gelenekselleşmiş folklor, halk bilimidir.

Türk folkloru, Türkçe konuşulan coğrafyada ortaya çıkan ve nesilden nesile aktarılan bütün kültürel öğeleri kapsayan bir halk bilimidir. Halk arasında “folklor” kelimesi çoğunlukla sadece “halk oyunları” anlamında kullanılsa da, bu tanım aslında çok daha geniş bir alanı ifade eder; folklor, bir toplumun tüm gelenek, inanç, sanat ve yaşam biçimlerini içerir.

Arzu Öztürkmen’in “Türkiye’de Folklor ve Milliyetçilik” adlı eserinde, Türkiye’deki folklor araştırmalarının tarihçesi dört ana dönem üzerine oturtulmuştur. İlk adımlar, Jön Türklerin etkisiyle Osmanlı döneminde atılmış ve daha sonra Halkevleri çatısı altında devam etmiştir. 1947 yılında Ankara Üniversitesi’nde Pertev Naili Boratav öncülüğünde Halkbilimi Bölümü açılmış, ancak Boratav’ın görevden alınmasıyla bu bölüm bir süre duraklamaya geçmiş; bunun yerine Halkevleri’nin desteklediği halk oyunları hareketi üniversite gençleri aracılığıyla yaygınlaşmış ve akademik ilgi, popüler halk oyunlarına yönelmiştir.

Türk halk bilimi çalışmaları, yirminci yüzyıldan çok önce, bilimsel yöntemlerden ziyade sözlü anlatımlar ve yazılı kayıtlarla başlamıştır. Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”si, bu alandaki en değerli kaynaklardan biri olarak öne çıkar; aynı zamanda Divânu Lügati’t‑Türk ve Dede Korkut hikâyeleri de halk kültürünün önemli belgeleri arasında yer alır. Bilimsel bir yaklaşım ise yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkmaya başlamıştır; 1913’te Ziya Gökalp “Halka Doğru” dergisinde “Halkiyat” terimini, 1914’te Mehmet Fuat Köprülü ise “İkdam” gazetesinde “Halkıyyat: Folk‑lore” ifadesini kullanmıştır. Rıza Tevfik Bölükbaşı, Selim Sırrı Tarcan ve Rauf Yekta da bu dönemde “halk bilimi” kavramını yayınlarında yer vermiştir.

Cumhuriyet öncesinde bu alandaki araştırma ve yayınlar dağınık bir yapı sergilemiş, ancak 1927’de Ankara’da kurulan “Anadolu Halk Bilgisi Derneği” (daha sonra “Türk Halk Bilgisi Derneği”) önemli bir adım atmıştır. Dernek, “Halk Bilgisi Haberleri” adlı periyodik yayınıyla ülkenin çeşitli yörelerinden toplanan verileri bir araya getirmiştir. Sonrasında Atatürk’ün 1932’de kurduğu Halkevleri, 1955’te “Folklor Araştırmaları Kurumu”, 1964’te “Türk Folklor Kurumu” ve 1966’da Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı “Milli Folklor Araştırma Dairesi” gibi kurumlar, halk bilimine sistematik çalışmalar başlatmıştır.

Günümüzde ise bu alandaki faaliyetler üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla devam etmektedir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih‑Coğrafya Fakültesi Etnoloji ve Antropoloji Kürsüsü, Atatürk Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Türk Halk Bilimi Topluluğu ve Anadolu Üniversitesi Halkbilim Araştırmaları Merkezi gibi akademik birimler, araştırma ve eğitimde öncü rol oynamaktadır. Ayrıca Ankara’da HOY‑TUR, HOYEM, TÜFEM, TUBİL; İstanbul’da FOLKTUR, FOYAK; İzmir’de İFAK, EFEM gibi çeşitli amatör dernek ve topluluklar da halk oyunları ve diğer folklor öğeleriyle ilgili önemli katkılar sağlamaktadır.

47 goruntulenme