Aş, Türk mutfağında yüzyıllardır yapılan, yoğun bir tahıl ve baklagil karışımından oluşan geleneksel bir çorbadır. Sözcük kökeni Eski Türkçe *āş* ve Farsça *āsh* kelimesine dayanır ve genellikle sıcak servis edilir. İran, Türkiye ve Kafkasya'da farklı versiyonları bulunan bu yemek, besleyici yapısıyla kış aylarında sıkça tercih edilir.
Türk aş çorbası, özellikle kuru baklagillerin (fasulye, mercimek, nohut) ve tahılların (irmik) bir araya gelmesiyle oluşur. İçerdiği baharatlar (kimyon, nane, pul biber) ve yoğun aromasıyla diğer çorbalardan ayrılır. Genellikle et suyu yerine suyla pişirilse de, bazı bölgelerde etli versiyonları da bulunur. Servis edilirken üzerine tereyağı gezdirilmesi lezzeti artırır. Aş, hem besleyici hem de doyurucu olması nedeniyle basit ve ekonomik bir yemek olarak öne çıkar.
Aş pişirirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, baklagillerin iyice haşlanması ve ırmığın yavaş yavaş eklenmesidir. Aksi takdirde çorba sulu kalabilir ya da ırmık topaklanabilir. Ayrıca, baharatların son aşamada eklenmesi lezzetin dağılmasını sağlar. Geleneksel olarak akşam yemeklerinde tüketilen aş, yoğunluğu nedeniyle tek başına bir ana yemek gibi de değerlendirilebilir.