Un çorbası, Anadolu'nun en sade ve en eski çorbalarındandır. Kıtlık dönemlerinin ve kış gecelerinin çorbası olarak bilinir; hastalık dönemlerinde de sık yapılır. Yöreye göre suyla, sütle ya da et suyuyla hazırlanır.
Çorbanın tamamı unun kavrulmasına dayanır. Kavrulmamış un çorbaya hamurumsu, ham bir tat verir; doğru kavrulmuş un ise fındıksı bir koku ve derinlik kazandırır. Kavurma kısık ateşte ve durmadan karıştırarak yapılmalı, un kahverengileşmeden alınmalıdır.
Topaklanmanın çaresi sıvının azar azar ve çırpılarak eklenmesidir. Sıcak sıvı kullanmak da işi kolaylaştırır; soğuk su sıcak una eklendiğinde nişasta anında pıhtılaşır. Naneli tereyağı yalnızca süs değil, sade çorbaya kimliğini veren unsurdur.