Alzheimer'a Karşı Yeni Umut: Beyin Hasarını Tau Proteini Temizlenmeden Önleme Yöntemi Keşfedildi

Washington Üniversitesi'nde yapılan çığır açıcı bir araştırmada, Alzheimer hastalığına yol açan beyin hasarının, sorumlu tutulan tau proteinini ortadan kaldırmadan, bağışıklık hücrelerinin aktivitesini engelleyerek önlenebileceği ortaya kondu. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu yeni tedavi yönt

Alzheimer'a Karşı Yeni Umut: Beyin Hasarını Tau Proteini Temizlenmeden Önleme Yöntemi Keşfedildi
Teknoloji 21 Ekim 2026 3 dk okuma 4 okunma

Alzheimer hastalığı ve benzeri nörodejeneratif rahatsızlıkların tedavisinde en büyük zorluklardan biri, beyin hücrelerinin yıkımını durdurmak olarak öne çıkıyor. Bu hastalıklar, beyinde anormal tau protein birikintileriyle karakterize edilir ve bu birikintiler zamanla nöronların ölümüne yol açar. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, hasarın ana sorumlusunun tau proteininin kendisi olmayabileceğini, bunun yerine bağışıklık sisteminin bu proteine verdiği tepkinin beyin hücresi kaybında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Bu bulgular ışığında, St. Louis'deki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden bilim insanları, bu zararlı bağışıklık tepkisini kesintiye uğratacak umut verici bir strateji geliştirdi.

Araştırmacılar, Alzheimer benzeri tau birikintilerine sahip farelerde, bağışıklık hücreleri olan T hücrelerinin beyne girişini sağlayan CXCR3 proteinini bloke eden bir antikor kullandı. Birkaç aylık tedavi süreci sonunda, farelerin beyinlerindeki T hücrelerinin sayısında yaklaşık yarı yarıya bir azalma gözlemlendi. Bu müdahalenin sonuçları dikkat çekiciydi: Tedavi edilmeyen farelere kıyasla, antikor uygulanan hayvanların hafıza ile ilgili beyin bölgelerindeki doku kaybı yaklaşık %40 daha azdı ve bu hayvanlar hafıza testlerinde de daha iyi performans gösterdi. En çarpıcı nokta ise, bu iyileşmelerin, beyindeki tau birikintilerinin miktarında herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen gerçekleşmesiydi. Bu bulgular, 28 Eylül'de saygın 'Neuron' dergisinde yayımlandı.

Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. David M. Holtzman, taupatilerde (tau proteininin biriktiği hastalıklar) şu anda nörodejenerasyonu (beyin hücresi ölümü) gerçekten azaltan bir tedavi olmadığını belirterek, "Eğer beyin hücresi ölümünü gerçekten azalttığımızı gösterebilirsek, bu yolun bu hastalıkların en yıkıcı sonuçlarını önlemek için takip edilmeye değer olduğunu düşünüyorum" dedi. Mevcut Alzheimer tedavileri genellikle amiloid plaklarına odaklanıyor. Lecanemab ve donanemab gibi onaylanmış ilaçlar, beyin hücreleri arasındaki iletişimi bozan ve tau birikintilerinin oluşumuna katkıda bulunan amiloid plaklarını hedef alıyor. Bu ilaçlar bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilse de, beyin hücrelerinin ölümünü engelledikleri gösterilemedi. Ayrıca, amiloid olmadan tau birikiminin görüldüğü primer taupatiler için de bir tedavi sunmuyorlar. Alzheimer ise hem anormal amiloid hem de tau'nun bulunduğu ikincil bir taupati olarak sınıflandırılıyor.

Holtzman'ın laboratuvarı, bağışıklık sisteminin bu hastalıklara başka bir yolla müdahale edip edemeyeceğini araştırıyor. 2023'te 'Nature' dergisinde yayımlanan bir çalışmalarında, anormal tau birikintisi olan farelerin beyinlerine T hücrelerinin girdiğini ve en fazla tau bulunan bölgelerde yoğunlaştığını, böylece nörodejenerasyona katkıda bulunduğunu keşfetmişlerdi. Bu ayın başlarında 'Nature Neuroscience' dergisinde yayımlanan ilgili bir çalışma ise, bu T hücrelerini yönlendiren sinyallerin beyin dışındaki lenf düğümlerinden kaynaklandığına dair önemli bir ipucu sundu. Bu yeni tedavi yaklaşımının güvenli olması durumunda, ilacın beyne girmesi gerekmeyecek olması büyük bir avantaj sağlıyor, çünkü çoğu molekül kan-beyin bariyerini iyi geçemiyor. Dahası, bu terapötik etkiyi elde etmek için tau'yu ortadan kaldırmaya gerek kalmıyor.

Bilim insanları, T hücrelerinin beyne nasıl ulaştığını anlamak için kimyasal sinyaller olan kemokinleri takip ettiklerini belirledi. Holtzman'ın laboratuvarındaki önceki deneylerde, tau birikintisi olan farelerde CXCL10 adlı bir sinyalin olağandışı derecede yüksek seviyelerde olduğu tespit edilmişti. Diğer araştırmacılar da Alzheimer hastalarında yüksek CXCL10 seviyeleri rapor etmişti. Aktif T hücreleri, CXCL10'u tanıyan ve bu kimyasal sinyalleri takip etmelerini sağlayan CXCR3 adlı bir yüzey reseptörüne sahip. Bu ilişki, CXCL10 ve CXCR3 yoluyla zararlı T hücrelerinin beyne yönlendirildiği hipotezini güçlendirdi. Bu hipotezi test etmek için araştırmacılar, Alzheimer ile ilişkili anormal tau birikintileri geliştiren fareleri inceledi. Deneyler, farelerde CXCL10 veya T hücrelerindeki eşleşen reseptör CXCR3 eksikliği olduğunda, T hücrelerinin beyne sızamadığını ortaya koydu. Bilim insanları kasıtlı olarak iltihaplanmayı tetikleyerek bir bağışıklık tepkisini uyarsa bile bu koruma devam etti. Bu keşif, Alzheimer ve diğer taupatilerde beyin hasarını önlemek için yeni bir therapeutic pencere açıyor.

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.