Saklandığı tavan arasında haftalık hiciv dergisi çıkaran şair: Curt Bloch
Alman Yahudisi avukat Curt Bloch, işgal altındaki Hollanda'da saklandığı tavan arasında 1943-1945 arasında Het Onderwater Cabaret adlı el yapımı bir hiciv dergisi çıkardı. Defterler bugün Berlin'de.
Kartpostaldan biraz küçük, iplikle dikilmiş bir defter. Kapağı eski dergilerden kesilip yapıştırılmış, içi el yazısıyla Hitler'e, Goebbels'e ve Hollandalı işbirlikçilere yazılmış alaycı dizelerle dolu. Hollanda'nın doğusundaki Enschede'de bir evin tavan arasında saklanan Alman Yahudisi avukat Curt Bloch, Ağustos 1943'ten Nisan 1945'e kadar bu defterlerden neredeyse her hafta bir tane çıkardı ve adını Het Onderwater Cabaret, yani "Su Altı Kabaresi" koydu.
Ad bir şakaydı: Hollandacada saklanmaya "onderduiken", kelimesi kelimesine "suyun altına dalmak" deniyordu. Defterleri bugün koruyan Berlin Yahudi Müzesi'nin sergi metnine göre Bloch derginin yazarı, editörü ve grafikçisiydi; müze müdürü Hetty Berg işi "sanatsal direniş" diye tanımlıyor. Değeri de burada: işgal yıllarından kalan saklanma tanıklıkları çoğunlukla günlüktür. Bloch ise aynı koşullarda okuru olan, mizahla konuşan bir yayın çıkardı.
Dortmund'dan Enschede'ye
Müzenin verdiği biyografiye göre Bloch 1908'de Dortmund'da, koşer yiyecek satan bir şarküteri işleten ailenin ilk çocuğu olarak doğdu. Hukuk okudu, doktorasını Erlangen Üniversitesi'nde tamamladı. Nisan 1933'te çıkan memurluk yasası avukatlık yolunu kapattı; solcu görüşleri yüzünden de tehlikedeydi ve Hollanda'ya geçti.
Müze, o yılların tablosunu rakamla çiziyor: 1933'ten sonra Almanya'dan Hollanda'ya yaklaşık 24 bin Yahudi gitti. Temmuz 1942'de sürgünler başlayınca pek çoğu saklanmaya çalıştı. Hollanda'dan 100 binden fazla Yahudi sürülüp öldürüldü; bu, işgalin başındaki Yahudi nüfusun yaklaşık yüzde 75'i demek.
Bloch 25 Ağustos 1942'de ortadan kayboldu. Papaz Leendert Overduin çevresindeki direniş grubu ona Albertus ve Aleida Menneken çiftinin evinde yer buldu. Aynı evin tavan arasında iki tanıdığı, Karola Wolf ve Bruno Löwenberg de saklanıyordu. Müzeye göre Bloch burada yaklaşık 27 ay kaldı, son aylarını ise Enschede'nin 20 kilometre kuzeyindeki Borne'da geçirdi.
Radyodaki kabareye cevap
Derginin çıkış noktası muhtemelen bir radyo programıydı. Müzenin sergi metnine göre Hollanda radyosunda 1941'den itibaren her hafta, şarkı yazarı Jacques van Tol'un Paulus de Ruiter takma adıyla hazırladığı faşist ve antisemitik bir "Pazar Öğleden Sonra Kabaresi" yayınlanıyordu. Bloch'un buna kendi kabaresiyle karşılık vermek istemiş olabileceğini müze "muhtemelen" diyerek yazıyor; kesin bir belge yok.
Kapaklar ayrı bir zanaat. Bloch önce işgal öncesinin Hollanda resimli dergilerinden fotoğraf, karikatür ve reklam kesti, bunları yeni bağlamlara oturttu. Müzeye göre Mart 1944'te yardımcıları sayesinde ilk kez Alman gazete ve dergilerine ulaştı. Her kapak, o sayıdaki şiirlerden birine gönderme yapıyordu. Aile adına hazırlanan curt-bloch.com projesi bu tekniği Weimar dönemi sanatçısı John Heartfield'in ünlü siyasi kolajlarına bağlıyor.
95 mi, 96 mı?
Derginin boyutu konusunda iki kaynak ayrışıyor. Berlin Yahudi Müzesi 95 sayı ve 483 şiir diyor. Bloch ailesinin desteklediği curt-bloch.com ise 96 sayı, 492 şiir ve 1.700'ü aşkın sayfa veriyor; bu sitenin dökümünde 1943'te 19, 1944'te 61, 1945'te 15 sayı var ve 1944'ün sayısına tarihsiz bir Temmuz özel sayısı dahil. Sitenin verdiği dokuz şiirlik özel sayı çıkarıldığında iki hesap birebir örtüşüyor; fark, o tek defterin sayılıp sayılmamasından geliyor gibi görünüyor.
| Ölçüt | Berlin Yahudi Müzesi | curt-bloch.com |
|---|---|---|
| Sayı | 95 | 96 |
| Şiir | 483 | 492 |
| Defter başına sayfa | 16-24 | çoğunlukla 16 ya da 20 |
| Boyut | yaklaşık 13,5 x 10,5 cm | yaklaşık 10 x 13,5 cm |
Dil dağılımı okuru da anlatıyor. curt-bloch.com'a göre şiirlerin 277'si Hollandaca, 214'ü Almanca, biri İngilizce; çünkü okurlar arasında hem saklanan Alman Yahudileri hem Hollandalı direniş çevresi vardı. Hollandalı tarihçi Gerard Groeneveld defterlerin en fazla otuz kişiye ulaştığını tahmin ediyor. Okurların adları gizlilik gereği hiç kaydedilmedi.
Cepte taşınan tehlike
Defterler ceket cebinde evden eve götürülüyordu. curt-bloch.com'un aktardığına göre 1943'te Almanya'da tek bir hiciv şiirini yayan dört kişi idama mahkûm edilmişti. Bloch "Bir Hedef" adlı şiirinde bunu kendine soruyordu: "Peki bana ne olur, bende neredeyse dört yüz tane var?" Yine de dağıtım hiç ortaya çıkmadı, bütün defterler sağlam biçimde sahibine döndü.
Bloch kendi üretkenliğiyle de dalga geçiyordu. Müzenin sergide alıntıladığı notunda, derginin birinci yılını doldurduğu ay 600. şiirini yazdığını söylüyor: "Sanırım arada epey saman vardı, ama altında oldukça düzgün şeyler de var. Zaman gösterecek." Bu rakam derginin ilk yılındaki şiirlerin çok üstünde. Müze de Bloch'un saklanırken Cornelis Breedenbeek takma adıyla manzum hikâyeler, otobiyografik bir metin ve Hitler ile Mussolini'nin hayaletlerini uzayda dolaştıran bir kukla oyunu yazdığını belirtiyor.
New York'taki raftan Berlin'e
Kurtuluştan sonra Bloch ABD'ye göç etti ve defterleri dört cilt hâlinde ciltletti. curt-bloch.com'a göre çocukları ve torunları Almancayı ancak genç yaşta öğrendiği, kısaltmalarla dolu el yazısını çözmek de zor olduğu için defterler onlarca yıl rafta kaldı. Kızı Simone Bloch aracılığıyla Berlin'e ulaşan koleksiyon, restorasyondan sonra 9 Şubat 2024'te açılan "Dizelerim dinamit gibi" sergisinde ilk kez kamuya gösterildi.

Bugün bütün sayılar müzenin sitesinde yüksek çözünürlüklü taramalarla, curt-bloch.com'da ise Almanca, Hollandaca ve İngilizce çevirileriyle sayfa sayfa okunabiliyor. Açık kalan soru okurların kimliği: Groeneveld'in otuz kişilik tahmini bir üst sınır, isimler hâlâ bilinmiyor. Bloch 18 Aralık 1943 tarihli şiirinde barış gelince derginin hemen yok olacağını, "seve seve ve sevinçle" öleceğini yazmıştı. Müzeye göre Bloch, dergisinin kurtuluştan sonra geniş bir okur kitlesi bulmasını umuyordu; o umut yaklaşık seksen yıl gecikmeyle gerçekleşiyor.
Fotoğraf: Menno Huizinga, Public domain, Wikimedia Commons