Teknoloji

Madagaskar'ın dev meyve yarasaları küçülüyor: 121 müze örneği avcılığı işaret ediyor

Madagaskar uçan tilkisinin kafatasları 1980'lerden bu yana yaklaşık yüzde 6 kısaldı. Dokuz müzedeki 121 örneği ölçen Field Museum ekibi, en iri yarasaları hedef alan ticari avcılıktan şüpheleniyor.

31 Ekim 20268 dk okuma
Madagaskar'ın dev meyve yarasaları küçülüyor: 121 müze örneği avcılığı işaret ediyor

Chicago'daki Field Museum'un memeli koleksiyonunda, çekmecelerde onlarca yıldır duran Madagaskar uçan tilkisi kafatasları bir süredir araştırmacıların gözüne takılıyordu. Müzenin Madagaskar'da çalışan bilim insanları, sahada karşılaştıkları yarasaların raftaki eski akrabalarından daha ufak olduğunu fark etmişti. Müzenin duyurusuna göre Steven Goodman, 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyıldan kalma örneklere baktığında bu hayvanların birçoğunun "bugün elimize geçenlere kıyasla canavar boyutlarında" olduğunu gördü.

O izlenim artık ölçülmüş bir bulgu. Goodman ile Emily Cornelius Ruhs'un 29 Ekim 2026'da Journal of Mammalogy dergisinde yayımlanan çalışmasına göre Madagaskar uçan tilkisi (Pteropus rufus) son on yıllarda küçüldü ve kırılma noktası, adada yarasa avcılığının ticarete dönüştüğü döneme denk geliyor. Makalenin başlığı durumu iki kelimeyle özetliyor: "Küçülen devler".

Bulgunun önemi iki yönlü. Birincisi, söz konusu hayvan yavaş üreyen, nüfusu hızla azalan ve ormanların yenilenmesinde rol oynayan bir tür. İkincisi, çalışma bir yüzyılı aşkın süre önce toplanmış müze örneklerinin bugünün sorularına nasıl cevap verebildiğini gösteriyor.

Kanat açıklığı bir buçuk metreyi bulan yarasa

Uçan tilkiler, dünyanın en büyük yarasaları arasında yer alan meyve yarasaları. Field Museum'un benzetmesiyle bu hayvanlar, beş fit (yaklaşık 1,5 metre) kanat açıklığına sahip Alman çoban köpeği yavrularını andırıyor. Yalnızca Madagaskar'da yaşayan Pteropus rufus, Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) kırmızı listesinde "hassas" kategorisinde. Science News'in aktardığına göre 2000'lerin başında adada yaklaşık 300 bin Madagaskar uçan tilkisi olduğu tahmin ediliyordu; araştırmacılar bu sayının o zamandan bu yana üçte iki oranında azaldığını düşünüyor.

Bu yarasaların önemi kendi nüfuslarının ötesine uzanıyor. Araştırmada yer almayan Mauritius Üniversitesi'nden ekolog Vincent Florens, Smithsonian dergisine yaptığı değerlendirmede türü bir "kilit tür" olarak tanımladı. Kilit tür, sayısına oranla yaşadığı ortam üzerinde çok büyük etkisi olan canlı demek. Uçan tilki incir gibi iri meyvelerle besleniyor ve tohumları çevreye yayıyor. Florens'in sözleriyle: "Tohumların yayılması bitkilerin üremesi ve ormanların yenilenmesi için son derece önemli. Ormanınız varsa, içinde yaşayan her şey de var. Zincirleme bir etki söz konusu."

Dokuz müze, 121 örnek, 12 ölçü

Proje 2021'de başladı. Smithsonian'ın aktardığına göre Ruhs, bir meslektaşının müzedeki iskeletlerin sahada gördüğü yarasalardan büyük durduğunu söylemesi üzerine, önce müzenin kayıtlarını sayısallaştırıp boyuttaki değişimi incelemeyi önerdi. Goodman ise "Ben daha iyisini yapabilirim" diyerek başka müzeleri de gezip örnekleri yerinde ölçmeyi teklif etti. Bu, dosyalardaki eski kayıtlara dayanmaktan daha kesin bir yoldu.

Goodman, Field Museum'un tam zamanlı çalışan tek saha biyoloğu; yaklaşık 40 yıldır Madagaskar'da yaşıyor ve çalışıyor, Antananarivo merkezli Vahatra Derneği'nde de görev yapıyor. ABD ve Avrupa'daki dokuz doğa tarihi müzesini dolaşarak 150 yılı aşkın bir sürede toplanmış 121 örneği inceledi, kafatası ve dişlerde 12 ayrı özelliği ölçtü. İstatistiksel çözümlemeyi Field Museum'da doktora sonrası araştırmacı olan Ruhs yaptı.

TürPteropus rufus (Madagaskar uçan tilkisi)
İncelenen örnek121
Müze sayısı9 (ABD ve Avrupa)
Örneklerin kapsadığı süre150 yılı aşkın, günümüze kadar
Ölçülen özellikKafatası ve dişlerde 12 ölçü
Kırılma dönemi1980'ler civarı
Kafatası uzunluğundaki fark1980'ler öncesinde ortalama 3,6 mm, yaklaşık yüzde 6 daha uzun
Tahmini nüfus2000'lerin başında yaklaşık 300 bin; o günden bu yana üçte iki azalma tahmini
Koruma durumuIUCN: Hassas

Tablodaki veriler makalenin özetinden, Field Museum'un duyurusundan ve Science News ile Smithsonian dergisinin haberlerinden derlendi.

Hollanda'daki Naturalis Biyoçeşitlilik Merkezi koleksiyonunda saklanan bir Madagaskar uçan tilkisi postu
Hollanda'daki Naturalis Biyoçeşitlilik Merkezi koleksiyonunda saklanan bir Madagaskar uçan tilkisi postu — Bilinmeyen, CC0 (Wikimedia Commons)

Kırılma 1980'ler civarında

Science News'in aktardığı rakamlara göre 1980'lerden önce toplanan yarasaların kafatasları, sonrakilere göre ortalama 3,6 milimetre, yani yaklaşık yüzde 6 daha uzun. Ruhs, Field Museum'un duyurusunda şöyle diyor: "Bütün ölçümleri bir araya getirip zaman içinde nasıl değiştiklerine baktık. Yarasa avcılığının daha ticari hale geldiğini düşündüğümüz 1980 civarından başlayarak boyutta açık bir düşüş gördük." Fark o kadar belirgindi ki Ruhs önce çözümlemede bir yanlışlık olduğunu, elde ettikleri kaba tahminin doğru olamayacağını düşündüğünü, ama sonucun doğru çıktığını anlatıyor. Science News'in yayımladığı müze fotoğrafı da farkı gözle görülür kılıyor: Yan yana konan iki örnekten 1948'de toplanan, 1995'te toplanandan belirgin biçimde iri.

Makalenin özeti tabloyu biraz daha ayrıntılı çiziyor:

  • Erkeklerle dişiler arasındaki boyut farkı ölçülen özelliklerde çok küçük; yaşlı bireyler beklendiği gibi daha iri.
  • Ticari avcılığın başlamasından sonra erişkinlerde birçok kafatası ölçüsünde aynı yöne, küçülmeye doğru açık bir kayma var.
  • Dişlerde durum karışık: Ölçülerin çoğu küçülmüş, biri ise büyümüş. Yazarlar bunu dişlerdeki değişimin her ölçüde aynı biçimde ilerlemediği şeklinde yorumluyor.
  • Çok değişkenli analizler, kafatası ve diş biçimindeki zamansal ayrışmanın örneklerin yaş dağılımından bağımsız olarak da görüldüğünü gösteriyor.
  • Kafatasındaki küçülme son yüzyıl boyunca istatistiksel olarak anlamlı; dişlerdeki değişim de anlamlı ama daha az tutarlı.

Avcılık bir türü neden küçültsün?

Önce avcılığın kendisindeki değişime bakmak gerekiyor. Ruhs'un anlattığına göre 1980'lere kadar uçan tilkiler küçük ölçekte, bir aileyi ya da köyü doyurmak için avlanıyordu. Sonra yarasalar pazarlara taşınmaya, bazı yerlerde lokanta menülerine girmeye başladı. Makalenin özetine göre ticari av 1980'lerden 1990'ların ortasına kadar genişledi. Field Museum'un duyurusu, Madagaskar mevzuatında bu meyve yarasalarının ticari değeri olan meyveleri yedikleri için zararlı hayvan sayıldığını, adanın bazı bölgelerinde ise av hayvanı olarak büyük ölçekte avlandığını da hatırlatıyor.

Bu noktada "seçici avcılık" kavramı devreye giriyor. Avcı rastgele değil, en çok işine yarayanı hedef alıyorsa nüfusun belli bir kesimi hızla eksilir. Ruhs bunu yalın bir cümleyle anlatıyor: "Gökyüzündeki en büyük yarasaysanız en kolay hedef siz olabilirsiniz. Avcıya en çok eti de siz sağlarsınız." Çalışmada en iri uçan tilkilerin çoğu aynı zamanda yaşlı bireylerdi. Goodman da hayvanların artık geçmiş on yıllardaki kadar uzun yaşamadığını düşünüyor.

Ekip yalnız ortalamaya değil, boy dağılımının farklı dilimlerine ayrı ayrı baktı. Kantil regresyon denen bu yöntem, değişimin en küçüklerde mi, en büyüklerde mi yoksa ortada mı yoğunlaştığını ayırt etmeye yarıyor. Sonuca göre kafatasındaki küçülme, erişkin boy dağılımının ortasında toplanıyor. Yazarlar bunu, erişkinlerin nüfustan sürekli olarak alınmasıyla uyumlu buluyor.

Peki küçülme kalıtsal mı? Bu henüz bilinmiyor. Smithsonian'ın aktardığına göre ekip, değişimin genetik bir bileşeni olup olmadığından ya da en iri yarasaların etkili biçimde üreyemeden, hatta bir müze koleksiyonuna girecek kadar yaşayamadan ormandan erkenden alınıp alınmadığından henüz emin değil. Yani iki yol açık: Ya iri bireyler yaşlanıp büyüyemeden ölüyor ve nüfus sadece daha genç, daha ufak hayvanlardan oluşuyor, ya da bu baskı zamanla türün kalıtımına işliyor. Özetteki yaş dağılımından bağımsız ayrışma bulgusu, farkın yalnızca son dönemde daha genç hayvanların toplanmasıyla açıklanamadığına işaret ediyor; ama hangi yolun ağır bastığını söylemek için genetik çalışma gerekiyor.

Uçan tilkiler çoğu zaman yılda yalnızca tek yavru dünyaya getiriyor. Böyle yavaş üreyen bir türde en verimli bireylerin eksilmesinin etkisi büyük. Ruhs'un Smithsonian'a söylediği gibi: "Cinsel olgunluğa ulaşmış ve üreyen yarasaları nüfustan çekip alıyoruz. Bunun da nüfusun ayakta kalabilirliği dediğimiz şeye, yani nüfusun zaman içinde kendini ne kadar iyi koruyup istikrarlı kalabildiğine, aşağıya doğru yayılan etkileri oluyor."

Tek suçlu avcılık olmayabilir

Çalışmanın kendisi de sınırlarını açıkça söylüyor. Ruhs, ortaya konanın küçülme ile avcılığın ticarileşmesi arasındaki bir eş zamanlılık olduğunu, ticari avcılığın yarasaları küçülttüğünün henüz açıkça gösterilmediğini vurguluyor. İşe başladığında aklında başka açıklamalar da vardı: "Yarasaların neden küçüldüğünü açıklamak için milyonlarca farklı açı düşünüyordum. Sıcaklıktaki ya da yaşam alanındaki değişimlerle ilgili olabilir mi diye merak ettim."

Ruhs bu ihtimalleri bütünüyle dışlamıyor: "Ormansızlaşma, iklim değişikliği, meyve mevsiminin yetersiz kalması ya da zamanının kayması gibi şeylerin hepsi, uçan tilkileri 40-50 yıl öncesine göre küçültmede rol oynuyor olabilir. Her şeyi tek başına açıklayan tek bir neden olduğunu sanmıyorum." Yine de ona göre küçülmenin zamanlaması avcılığı öne çıkarıyor.

Küçülmenin sonuçları da tartışılıyor. Science News'e konuşan Bath Üniversitesi'nden koruma biyoloğu Emma Stone, türlerin ortamlarına binlerce yılda uyum sağladığını hatırlatıyor; insan baskısıyla gelen fiziksel değişimlerin, yarasaların çevre, iklim ya da hastalık kaynaklı zorlanmalara karşılık verme gücünü azaltabileceğini söylüyor. Lüksemburg Üniversitesi'nden Christian Vincenot ise Smithsonian'a, ağız yapısı da etkileniyorsa uçan tilkilerin eskisi kadar iri meyve ve tohumları işleyemeyebileceğini, nüfus azalırsa tohum yayılımının da bundan etkilenebileceğini anlattı. İki araştırmacı da çalışmada yer almadı.

"Pek çok insan için ATM orman"

Çözüm avı tamamen yasaklamak kadar basit değil. Florens bunu şöyle anlatıyor: "Biz lokantaya gitmek istediğimizde ATM'ye gidip para çekiyor, sonra lokantaya gidiyoruz. Ama Madagaskar'da pek çok insan için ATM ormandır. Açtırlar, ormana gider, bir şey yakalar, bir hayvan karşılığında para alır ve akşam yemeklerini yiyebilirler."

Ruhs da aynı noktada duruyor. Uçan tilkilerin pek çok insan için önemli bir besin kaynağı olduğunu, avın her yerde durdurulmasını önermediklerini, ama bunun ne kadar düzenlenmesi gerektiği ve bu nüfusları gelecek için kimin koruyacağı sorusunu gündeme getirdiğini söylüyor. Field Museum'un duyurusunda ise daha somut bir öneri var: Yeni ulusal düzenlemeler doğrultusunda, özellikle üreme alanlarında daha yüksek düzeyde koruma, "nüfuslar çökmesin diye".

Sırada genetik ve öteki meyve yarasaları var

Ruhs'a göre bundan sonraki adım, bugünkü nüfusların durumunu genetik çalışmalarla anlamak. Madagaskar'da avlanıp yenen başka meyve yarasası türleri de var; onlarda benzer bir küçülme olup olmadığına bakmak da ilginç olabilir. Küçülmenin kalıtsal bir değişim mi, yoksa iri bireylerin erken ölümünün bir yansıması mı olduğu sorusu da cevap bekliyor.

Bir de müzelerin payı var. Bu çalışmanın temelinde, kimisi bir buçuk asır önce çekmecelere konmuş kafatasları duruyor. Ruhs'un dediği gibi: "1800'lerde toplanmış bu yarasa örneklerinden hâlâ pek çok bilgi elde edebiliyoruz."

Fotoğraf: Neil Strickland, CC BY 2.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,8655,8267,02İstanbul15°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiMüzik zevkin kaç yaşında?Kulağının nüfus kâğıdı başka konuşuyor olabilir. Sekiz soruda müzik zevkinin gerçek yaşını buluyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep’in duygusal dünyası derin ve etkileyici bir enerjiyle dolu. Aşk hayatında, partnerinizle…

Günün sorusu

Türkiye'nin en büyük gölü hangisidir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →