Troya'nın ilk müzik aleti: Homeros çağından kalan kemik flüt ne anlatıyor?
Troya'da MÖ 8. yüzyıla ait katmanda bulunan kemik flüt, 160 yılı aşkın kazıların ilk müzik aleti. Homeros'un dizelerindeki aulos ve syrinx seslerini, bulgunun bilinen ve bilinmeyenlerini anlattık.

Homeros'un İlyada'sının onuncu kitabında Agamemnon bir gece uyuyamaz. Ovaya baktığında İlion'un önünde yanan sayısız ateş görür; kulağına insan uğultusuna karışan aulos ve syrinx sesleri gelir. Destanın Troya tarafından duyurduğu ses, kısacası, üflemeli çalgıların sesidir.
Yaklaşık 2.800 yıl sonra o seslerin ilk somut izi toprağın altından çıktı. Çanakkale'deki Troya Antik Kenti'nde 2026 kazı mevsiminde, Arkaik döneme ait bir yerleşim dolgusunda kemikten yapılmış bir flüt bulundu. Kazı heyetinin ve 22 Ekim'de yapılan resmî açıklamanın ifadesiyle bu, 160 yılı aşkın Troya kazıları tarihinde ele geçen ilk ve tek müzik aleti.
Buluntunun önemi yaşından değil, yerinden geliyor. Troya'yı bugüne kadar surlarından, yapılarından, çanak çömleğinden ve aletlerinden tanıyorduk; müziği ise yalnız metinlerden ve başka yerlerdeki tasvirlerden. Kemik, kamış ya da ahşap gibi organik malzemeden yapılan çalgılar yüzyıllar içinde kolayca çürüdüğü için bu boşluk hiç şaşırtıcı değil. Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, basın mensuplarına yaptığı ve Anadolu Ajansı'nın aktardığı açıklamada durumu tek cümleyle özetledi: "Troya kazı tarihçesinde ilk kez bir kemik flüt aleti karşımıza çıktı."
Kim buldu, nerede bulundu
Kazılar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Rüstem Aslan başkanlığındaki heyet tarafından yürütülüyor. Aslan'ın aktardığına göre bu yılki çalışmalar dört ayrı alanda sürdü ve öne çıkan iki buluntu Troya Müzesi envanterine alındı.
Flüt, Aslan'ın deyişiyle "milattan önce 8'inci yüzyıla ait tabakada" ele geçti. Resmî açıklama, flüt gövdesine bağlanan kafa kısmının korunmuş olmasının çalgının yapısını ve işlevini değerlendirmeye yardım edeceğini belirtiyor. Aynı mevsimin ikinci buluntusu çok daha eski: Troya II kent kapısı çevresinde bulunan, yaklaşık 4.500 yıllık insan biçimli bir idol başı. Aslan'a göre 160 yıllık kazılarda bu türden buluntuların sayısı yalnız üç ile beş arasında.
"2.800 yıl" hesabı nereden geliyor?
Flütün yaşı, bulunduğu katmanın tarihinden geliyor. Troya bir höyük; kazı heyetinin açıklamasına göre kentte birbiri üstüne binmiş 10 ana yerleşim katmanı var ve her katman ayrı bir çağı temsil ediyor. Flüt, yaklaşık MÖ 750 ile 480 arasına yerleştirilen Arkaik döneme ait dolguda, MÖ 8. yüzyıla tarihlenen düzeyde bulundu. "Yaklaşık 2.800 yıl" ifadesi bu tarihten türüyor.
Bu noktada bulgunun sınırını da söylemek gerek: açıklamalarda kemiğin kendisine yapılmış bir laboratuvar tarihlemesinden söz edilmiyor. Flütün hangi hayvanın kemiğinden yapıldığı, boyu ve kaç deliği olduğu da şimdilik kamuoyuyla paylaşılmadı.
Sessiz dört yüzyılın ardından
Flütün geldiği dönem, Troya tarihinin en az bilinen eşiklerinden birine denk geliyor. Resmî açıklamaya göre MÖ 12. yüzyılın sonlarındaki yıkımların ardından bölgede yazılı kaynağın bulunmadığı yaklaşık 400 yıllık bir dönem yaşandı; Troya, MÖ 8. yüzyıldan itibaren Homeros destanlarıyla bağlantılı olarak yeniden önemli bir kültürel ve kutsal merkez hâline geldi.
Smithsonian dergisinin aktardığına göre araştırmacılar bir zamanlar Troya'nın bu dönemde neredeyse terk edildiğini düşünüyordu; daha yeni çalışmalar ise bölgede açık yerleşim izleri ortaya koydu. Arkaik dolgudan çıkan bir çalgı, o yeniden canlanan kentte yalnız barınılmadığını, şarkı söylendiğini, belki de törenlerde çalgı çalındığını gösteren küçük ama somut bir kanıt.
Homeros'un dizelerinde çalgılar
Zamanlama, buluntuyu destanlarla doğrudan yan yana koyuyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Aslan şöyle konuştu: "Homeros uzmanları açısından Homeros'un 8'inci yüzyılda yaşadığı kabul ediliyor. Pek çok araştırmacı 8'inci yüzyılda destanları yazıya geçirdiğini kabul ediyor." Ona göre destanda anlatılan çalgılarla benzer bir buluntunun aynı çağın katmanında çıkması "oldukça önemli".
İlyada'da müzik birkaç yerde açıkça geçer:
- Onuncu kitap: Agamemnon'un gece duyduğu ses. Yunanca metin, aulos ve syrinx sesinden söz eder.
- On sekizinci kitap, Akhilleus'un kalkanı: Tanrı Hephaistos'un kalkana işlediği iki kentten birinde gelinler meşalelerle yola çıkarılır, gençler aulos ve phorminks (lire benzer telli bir çalgı) eşliğinde dans eder.
- Aynı kalkanda: sürülerinin ardından yürüyen iki çoban, syrinx çalarak keyiflenir.
Bu dizeler Troya'daki gerçek gündelik hayatı belgelemez; bir ozanın dünyasını yansıtır. Ama yeni buluntu, o dünyada çalgıların hayal ürünü olmadığını, aynı yüzyılda aynı tepede çalındığını hatırlatıyor.
Flüt mü, aulos mu?
"Flüt" sözcüğü kafa karıştırabilir. Antik Yunan'ın en yaygın üflemeli çalgısı aulos, çoğu zaman "flüt" ya da "çifte flüt" diye çevrilse de genellikle çift kamışlı bir çalgıydı; sesi bugünkü flütten çok obuaya ya da gaydaya yakındı ve çoğunlukla çift boru hâlinde çalınırdı. Syrinx ise resmî açıklamanın tarifiyle farklı uzunluklardaki kemik ya da kamış boruların bir araya getirilmesiyle yapılan çalgıydı; bugün panflüt diye biliniyor. Açıklama, dönemin üflemeli çalgılarının bir bölümünün Dionysos kültü ve ona bağlı ritüellerle ilişkilendirildiğini de hatırlatıyor.

Troya'da bulunan parçanın bu çalgı ailelerinden hangisine ait olduğu ise açıklanmadı. Kazı ekibi buluntuyu "kemik flüt" olarak tanımlıyor; tür, yapım biçimi ve çalınış tekniği büyük olasılıkla ayrıntılı inceleme sonrasında netleşecek.
Kemik flütlerin uzun geçmişi
Kemikten flüt yapmak insanlığın en eski müzik alışkanlıklarından biri. 2009'da Nature dergisinde yayımlanan çalışmada Nicholas Conard ve ekibi, Almanya'nın güneybatısındaki Hohle Fels mağarasında bulunan, beş delikli, kuş kemiğinden yapılmış ve yaklaşık 35.000 yıllık bir flütü tanıttı. Aslan da kemik flüt tarihinin Avrupa'da Paleolitik çağa uzandığını, Anadolu'da da çok daha eski örneklerin bilindiğini hatırlatıyor.
Yani Troya flütü dünyanın en eski çalgıları arasında değil. HeritageDaily'nin de altını çizdiği gibi önemi, yaşından çok, bir buçuk asrı aşan kazılarda kentin kendisinden çıkan ilk müzik aleti olmasında.
Bir sinema rastlantısı
Buluntu, beklenmedik bir yerden de ilgi gördü. Smithsonian'ın aktardığına göre besteci Ludwig Göransson, Christopher Nolan'ın bu yıl gösterime giren Odysseia uyarlamasında Sirenlerin şarkısını bir aulos kopyasıyla seslendirdi. Aslan bu çakışmayı "Kazı tarihçesi açısından ilginç bir tesadüf" diye niteledi; HeritageDaily'ye göre de antik eserle film arasında doğrudan bir bağ bulunmadığını özellikle vurguladı.
Sırada ne var?
Asıl sorular şimdi laboratuvarda yanıt bekliyor: Flüt hangi hayvanın kemiğinden yapıldı, kaç sesi vardı, tek başına mı çalınıyordu yoksa bir çift borunun parçası mıydı? Parça yeterince sağlamsa, bir kopyası üzerinden 2.800 yıl önce Troya'da hangi aralıkların duyulduğu bile tahmin edilebilir. Kazı çalışmaları sürüyor. Agamemnon'un gece duyduğu sesin kaynağına, şimdilik, tek bir kemik parçası kadar yaklaştık.
Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/troya-kemik-flut-homeros-caginda-muzik.html — Yazdırma tarihi:















