Ali bin İsa el-Usturlâbî, 9. yüzyılda Abbâsî Bağdat'ında yetişmiş astronom ve gözlem aleti yapımcısıdır. Doğum ve ölüm tarihleri bilinmez; hayatına dair bilgiler de yalnızca bilimsel çalışmalarıyla ilgili birkaç kayda dayanır. Adına eklenen "Usturlâbî" sıfatı, gök cisimlerinin yüksekliğini ölçmeye ve konumlarını hesaplamaya yarayan usturlap aletini yapmasından gelir.
Döneminde bu alanda usta bir zanaatkâr olarak tanınmıştır. Usturlap, gece saatini bulmaktan namaz vakitlerini ve yön tayinini hesaplamaya kadar pek çok işte kullanılan, Orta Çağ gökbiliminin temel araçlarından biriydi.
Me'mûn dönemindeki gözlemler
Halife Me'mûn'un (813–833) bilim çalışmalarını devlet eliyle desteklediği yıllarda, saray çevresinde toplanan gökbilimcilerle birlikte çalıştı. 829 yılı civarında Bağdat'ta, 832–833 yıllarında ise Şam'da yapılan gök gözlemlerine katıldığı aktarılır. Bu gözlemler, Yunan kaynaklarından devralınan astronomi değerlerini yeni ölçümlerle sınamayı amaçlıyordu.
Adının en çok anıldığı çalışma, Dicle ile Fırat arasındaki Sincar düzlüğünde yürütülen ölçüm seferidir. Ali bin İsa, Hâlid bin Abdülmelik el-Merverrûzî ile birlikte bu sefere katılarak bir derecelik meridyen yayının uzunluğunu belirlemeye çalıştı. Yöntemin mantığı basitti: kuzey–güney doğrultusunda gökyüzünde bir derecelik fark gösteren iki nokta arasındaki yer mesafesi ölçülürse, bu değer 360 ile çarpılarak Dünya'nın çevresi hesaplanabilirdi.
Ölçüm, İslam dünyasında yerkürenin büyüklüğünü doğrudan saha çalışmasıyla bulmaya yönelik ilk girişimler arasında sayılır.
Eserleri
- Usturlap risalesi: Usturlabın yapısını ve kullanımını anlatan bu kısa eser, konuyu ele alan en erken Arapça metinlerden biridir. Arapça metni 1913'te Louis Cheikho Beyrut'ta yayımlamış, Carl Schoy da 1927'de eseri Almancaya çevirmiştir. Risale, aletin parçalarını tanıtmanın yanı sıra güneşin ve yıldızların yüksekliğinden zaman ve konum bulma gibi pratik kullanımları da açıklar.
- Yıldız falcılığına karşı risale: Kendisine atfedilen bir başka eser, gök cisimlerinin insan yazgısını belirlediği iddiasını reddeder. Gözlemle uğraşan bir astronomun astrolojiye karşı çıkması, dönemin bilim çevrelerinde bu iki alanın ayrışmaya başladığını gösteren örneklerden biridir.
Ali bin İsa'nın hazırladığı astronomik cetvellerin bulunduğu tahmin edilse de günümüze böyle bir eser ulaşmamıştır. Bilinen çalışmaları, Me'mûn döneminde gözlem aletlerinin yapımı ile ölçüm faaliyetlerinin aynı kişilerin elinde yürüdüğünü gösterir.
Aynı adı taşıyan Bağdatlı göz hekimi Ali bin İsa el-Kehhâl ile karıştırılmamalıdır; göz hastalıkları üzerine yazılan "Tezkiretü'l-kehhâlîn" o hekime aittir.