David Cronenberg
Kanadalı film yapımcısı (d. 1943)
Kanada’nın Toronto kentinde, gazeteci bir babanın ve piyanist bir annenin oğlu olarak dünyaya gelen David Paul Cronenberg, çocukluğundan itibaren hem edebiyata hem de müziğe ilgi duydu. Henüz genç yaşlarda karanlık öyküler kaleme almaya başlayan Cronenberg, Toronto Üniversitesi’nde fen bilimleri okumak üzere kaydolmuş olsa da kısa süre içinde edebiyat bölümüne geçiş yaptı. Üniversite yıllarında yazdığı hikâyeler yerel dergilerde yayınlanırken, aynı zamanda sinemaya da ilk adımlarını atmaya başladı.
1960’ların sonlarında çektiği kısa filmlerle tanınmaya başlayan Cronenberg’in ilk uzun metrajlı filmi They Came From Within (1975), bedenlerimizin kontrolünü ele geçiren gizemli parazitlerin öyküsünü anlatıyordu. Dönemin alışılmış kalıplarından oldukça farklı olan bu film, finansal zorluklarla karşılaşmasına rağmen Cronenberg’in kararlılığı sayesinde tamamlandı. Ardından gelen Rabid (Kuduz, 1977) ve The Brood (1979) gibi yapımlarla birlikte, hem uluslararası arenada adını duyurdu hem de "bedensel korku" olarak adlandırılan özgün sinema tarzının temellerini attı.
1980’lere gelindiğinde Cronenberg’in çalışmaları hem bağımsız sinema çevrelerinde hem de Hollywood’da geniş ilgi görmeye başladı. Videodrome (1983) adlı filmi, televizyonun insanları nasıl yapay bir gerçekliğe hapsettiğini ve toplumsal kaygıları ele alarak dikkatleri üzerine çekti. Bu başarının ardından, Stephen King’in romanından uyarlanan The Dead Zone (Kör Nokta, 1983) ve 1956 tarihli klasiğin yeniden çevrimi olan The Fly (Sinek, 1986) gibi filmlerle daha geniş kitlelere ulaştı. Yine bu dönemde çektiği Dead Ringers (Ölü İkizler, 1988), ikiz doktorların karmaşık ve trajik hikâyesini ustaca perdeye aktardı.
1990’larda Cronenberg, hem edebiyat uyarlamaları hem de sıra dışı senaryolarla sinemaseverleri şaşırtmaya devam etti. William S. Burroughs’un Naked Lunch adlı eserini (Muhteşem Yemek, 1991) özgün bir bakışla filme uyarlarken, bir Broadway müzikalinden esinlenen M. Butterfly gibi farklı tarzlardaki projelerle de deneyimlerini genişletti. 1996 yılında yayınlanan Crash (Çarpışma), trafik kazalarını ve cinsel arzular arasındaki ilginç bağı keşfederken, eXistenZ (vAroluŞ, 1999) ise sanal gerçekliğin ve dijital dünyanın insan hayatına nasıl sirayet ettiğini sorguladı. Bu filmler, Cronenberg’in her zaman olduğu gibi, izleyiciyi hem ürkütüp hem de derin düşüncelere sevk eden bir tarzın en iyi örnekleri arasında yer aldı.