Güney Amerika
kıta
Güney Amerika, Amerika kıtasının güney ucunda yer alır ve büyük bir kısmı Güney Yarımküre’de bulunmasına rağmen, topraklarının küçük bir bölümü hâlâ Kuzey Yarımküre sınırları içinde kalır. Büyük Okyanus’un doğusunda, Atlas Okyanusu’nun batısında, Kuzey Amerika’nın güneyinde ve Antarktika’nın kuzeyinde konumlanmıştır. Yaklaşık 17.840.000 km²’lik bir alana sahip olan kıta, dünya yüzeyinin %3,5’ini kaplar. 2005 yılı itibarıyla nüfusu 371 milyonu aşmıştır; kıtalar arası yüzölçümü sıralamasında dördüncü, nüfus bakımından ise beşincidir.
Kıtanın coğrafyası, turistler için adeta bir cennet sunar: Amazon Ormanları, Şili boyunca uzanan And Dağları, dünyanın en kurak sıcak çölü Atakama Çölü ve Brezilya’nın kuzeyinden akıp giden Amazon Nehri gibi doğal harikalar bir arada bulunur. Antik şehirlerden Machu Picchu da bu topraklarda yer alır.
Arkeolojik bulgular, Güney Amerika’da insan varlığının MÖ 16.500 yılına kadar uzandığını gösterir. Amazon bölgesinde ise MÖ 10.000 civarında kalıcı toplulukların avcılık, toplayıcılık ve tarımla uğraştığına dair kanıtlar mevcuttur. Norte Chico, Canari, Chibca, Chachapoya, Chavin, Moçe, İnka, Aravak ve Karib gibi çeşitli medeniyetler, kıtanın keşfine kadar birçok uygarlık kurmuşlardır.
1500’lü yıllardan itibaren İspanya ve Portekek’in keşifleriyle bölge sömürge yönetimlerine girmiş, İngiltere, Fransa ve Hollanda da Guyana kıyılarına yerleşmiştir. 1808’de Simón Bolívar önderliğinde başlayan bağımsızlık mücadelesi, 25 yıl süren savaşların ardından İspanya ve Portekiz’in çekilmesiyle sonuçlanmış ve yeni bağımsız devletlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu süreçte kıta içinde çeşitli iç savaşlar da yaşanmıştır.
Brezilya, I. ve II. Dünya Savaşları’nda Birleşik Krallık ve Fransa deniz kuvvetlerine destek vererek tek Güney Amerika ülkesi olarak askeri katılım sağlamıştır. Soğuk Savaş döneminde ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki rekabet, Kolombiya, Peru gibi ülkelerde Marksist-Leninizm yanlısı grupların ortaya çıkmasına neden olmuş; Arjantin ile Birleşik Krallık arasında Falkland Savaşı da bu dönemin önemli olaylarından biri olmuştur.
1990 sonrası Soğuk Savaş etkileri azalırken, kıta genelinde demokratikleşme hareketi hız kazanmıştır. Brezilya ve Arjantin’de ekonomik yavaşlama, sanayi daralması ve işsizlik artışı gibi sorunlar krizlere yol açmış, 21. yüzyılın başlarında ise Venezuela, Bolivya ve Peru’da sol görüşlü iktidarlar güç kazanmıştır.