Niccolò de' Conti
Chioggia (Venedik ili) doğumlu Venedikli tüccar ve gezgin
Niccolò de' Conti, 1385–1469 yılları arasında Chioggia’da doğmuş, Venedikli bir tüccar ve gezgindir. 15. yüzyılın başlarında Hindistan, Güneydoğu Asya ve Güney Çin'i dolaşarak Marco Polo’nun Çin'den dönüşünden sonra buraya gelen ilk Avrupalı olma özelliğini taşır.
1419’da Venedik’ten ayrılarak Şam’a gidip Arapça öğrenen Niccolò, 25 yıl boyunca Asya’nın birçok noktasını Müslüman bir tacir kimliğiyle gezmiştir. Dil bilgisi ve İslami kültürle bütünleşmesi sayesinde Müslüman ticaret gemilerinde seyahat etmeye devam etmiştir. Zamanı içinde Çinli Amiral Zheng He’nin donanmasıyla aynı dönemlerde hareket etmiş ve bu donanmayla birlikte ticaret gemilerinde izlediği rotalar Ma Huan (1433) ve Fei Xin (1436) gibi tarihçiler tarafından da onaylanmıştır.
Yolculuğu sırasında çölleri geçip Bağdat, Basra, İran Körfezi, Gucerat, Deccan yaylasındaki Vijayanagar, Chennai (Maliapur) ve Sumatra Adası'na kadar uzanan bir rotayı izledi. 1421’de Sumatra’da bir yıl kalırken altın ve baharat ticareti yaptıktan sonra Malezya Yarımadası, Batı Bengal, Burma, Java ve Vietnam’daki Champa’ya yöneldi. Güneydoğu Asya’yı İtalya’dan çok daha zengin ve ihtişamlı olarak tanımlamıştır. 1440’de Hindistan’a geri döndükten sonra Aden, Somali, Cidde üzerinden Mısır’a geçmiştir.
Hastalık nedeniyle evlendiği eşini Mısır’da kaybettiği, dört çocuğu ile birlikte 1444’te Venedik’e döndüğü dönemde, Niccolò İtalya’da saygın bir ticaret adamı olarak yaşamını sürdürebilmiştir. Seyahatleri sırasında güvenlik gerekçesiyle Müslüman kimlik takındığı için Papa IV. Eugene tarafından huzura çağrılmış ve Papaz’ın sekreteri Poggio Bracciolini ile görüşerek durumunu aktarmıştır. Yazdığı seyahatname, 15. yüzyılın en başarılı gezi yazılarından biri olarak kabul edilir.
Niccolò’nun anlatımları, o dönemde Avrupa’da Hint Okyanusu ve çevresi hakkında bilinen bilgileri genişletmiş, Fra Mauro haritası gibi ünlü dünya haritalarına ışık tutmuştur. Bu haritalarda yer isimleri doğrudan Conti’nin gözlemlerinden alınmış olup, Afrika’nın en güney ucundaki Ümit Burnu’nun 1420’de geçildiğine dair bilgi de onun kaynağından gelmiştir. Onun gözlemleri, Çin donanmasının o dönemde Avrupa donanmalarından çok daha büyük gemilere sahip olduğunu vurgulamıştır.