📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Osmanlı İmparatorluğu

Osmanlı İmparatorluğu

çok uluslu monarşi (1299–1922)

Osmanlı İmparatorluğu ya da Türk İmparatorluğu, 1299 yılında Oğuzlardan Osman Gazi'nin kurduğu Osmanlı Hanedanı'nın hükümdarlığında Orta Çağ'dan Yakın Çağ'a kadar varlığını sürdürmüş çok uluslu bir monarşidir. Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16 ve 17. yüzyıllarda Avrupa, Asya ve Afrika'nın bazı bölgelerine yayıldı ve Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika'nın bir bölümü ve Doğu Avrupa'nın küçük bir bölümünü egemenliği altında tuttu. Bu yüzyıllarda ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı, doğuda Hazar Denizi ile Basra Körfezi'ne; kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna'nın bir bölümüne ve güneyde ise Sudan, Eritre, Somali ve Yemen'e kadar uzanmaktaydı.

Osmanlı İmparatorluğu, 1299’da Oğuz kökenli Osman Gazi’nin önderliğinde kurulan Osmanlı hanedanının yönettiği, Orta Çağ’dan Yakın Çağ’a kadar varlığını sürdüren çok uluslu bir monarşiydi. 16. ve 17. yüzyıllarda en güçlü dönemine ulaşan devlet, Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika’nın bir kısmı ve Doğu Avrupa’nın küçük bir bölgesi üzerinde hakimiyet kurmuş; sınırları batıda Cebelitarık Boğazı, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna’nın bir bölümü, güneyde ise Sudan, Eritre, Somali ve Yemen’e kadar uzanıyordu.

Osmanlılar, günümüz Türkiye’sinin Bilecik ilindeki Söğüt’te bir beylik olarak ortaya çıktı ve bağımsız bir devlet olarak 1299’da tarih sahnesine çıktı. 1453’te II. Mehmed, Konstantinopolis’i fethederek Bizans İmparatorluğu’na son verdi ve “Kayser-i Rûm” unvanını aldı. I. Selim, 1517’de Ridâniye Muharebesi’ni kazanarak Memlûk Devleti’ni yıktı ve “İslam Halifesi” unvanını ekledi. Kanuni Sultan Süleyman ve I. Selim döneminde Osmanlı, küresel bir güç haline geldi; 1526’da Mohaç Meydan Muharebesi ve 1541’de Budin’in doğrudan Osmanlı hâkimiyetine alınması, Orta Avrupa’daki etkisini pekiştirdi. 1533 İstanbul Antlaşması da diplomatik üstünlüğü resmileştirdi.

17. yüzyılda Avusturya ve Lehistan gibi Avrupa devletleriyle süren savaşlar, II. Viyana Kuşatması’nın başarısızlıkla sonuçlanmasıyla Osmanlı’nın askeri dengesini zayıflattı. 1699’da Karlofça Antlaşması, imparatorluğun gerileme sürecinin başlangıcı oldu ve sınırlar sürekli daraldı. 18. yüzyıl sonlarına kadar gücünü koruduğu kabul edilse de, bu dönemde yaşanan askeri yenilgiler ve Balkanlardaki milliyetçilik akımları toprak kayıplarına yol açtı; Türk ve Müslüman nüfusa yönelik etnik temizlik hareketleri, daha sonra “Türk Kırımı” olarak anıldı.

19. yüzyılda Tanzimat reformlarıyla merkeziyetçi bir yapı kuruldu, 1876’da meşrutiyet ilan edildi ve II. Abdülhamid sonrası 1908’de Jön Türkler tarafından yeniden hayata geçirildi. Balkan Savaşları’nın ağır yenilgileri, İttihat ve Terakki’nin radikalleşmesi ve I. Dünya Savaşı’na İttifak Devletleri safında katılım, imparatorluğun çöküşünü hızlandırdı. Savaş sonrası İtilaf Devletleri tarafından işgal edilen toprakların paylaşılması, Türk Kurtuluş Savaşı’nı tetikledi; 1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi saltanatı kaldırarak Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunu getirdi.

56 goruntulenme