İç pilav, Osmanlı saray mutfağından günlük sofralara geçmiş, tatlı-tuzlu dengesiyle ayrılan bir pilavdır. Adı, kümes hayvanlarının içini doldurmak için kullanılmasından gelir; bugün en çok hindi ve tavuk dolmasında, ayrıca tek başına servis edilir.
Karakterini kuş üzümünün tatlılığı, dolmalık fıstığın yağlı dokusu ve tarçın-yenibahar ikilisi belirler. Ciğer geleneksel tarifte vardır ama sevmeyenler çıkarabilir; pilavın kimliği baharat ve kuru meyveden gelir.
Pilavın tane tane olması pirincin yıkanmasına ve kavrulmasına bağlıdır. Yıkama yüzeydeki serbest nişastayı alır, kavurma ise her taneyi yağla kaplayarak birbirine yapışmasını önler. Demlenme aşamasında gerilen bez, kapaktan damlayan buharın pilavı ıslatmasını engeller.