2026'da Alaska'da Devasa Heyelan: Dağlara 481 Metre Yükselen Tsunami Kayıt Altına Alındı

2026'da Alaska'da meydana gelen devasa bir heyelan, tarihin en yüksek ikinci tsunamisini tetikleyerek suları ve molozu bir dağın yamacında 481 metre yukarı taşıdı. Bilim insanları, olayın ardında buzulların hızla erimesi, yoğun yağış ve binlerce sismik titreşim gibi bir dizi uyarıcı işaretin bulundu

2026'da Alaska'da Devasa Heyelan: Dağlara 481 Metre Yükselen Tsunami Kayıt Altına Alındı
Yaşam 20 Ekim 2026 3 dk okuma 3 okunma

2026 yılının 9 Ağustos akşamı, turistlerin South Sawyer Buzulu'nun eşsiz manzarasının tadını çıkardığı Hanse Explorer gemisi, fiyortta geri dönerken, hemen yanındaki dağdan kopan devasa bir toprak ve kaya kütlesi, tarihin en yüksek ikinci tsunamisini başlatarak akıl almaz bir felakete yol açtı. Alaska Sismoloji Merkezi'nden bilim insanları ve meslektaşlarının yürüttüğü yeni bir çalışma, bu heyelanın fiyortun karşı yamacına 1.580 feet (481 metre) yüksekliğe kadar su ve moloz taşıdığını, bunun Taipei 101 gökdeleninin en üst katından bile daha yüksek bir seviye olduğunu ve ardından Tracy Arm boyunca ilerleyerek fiyort duvarlarını çıplak kayaya kadar soyduğunu detaylandırdı.

Felaket, 9 Ağustos 2025 sabahı saat 5'i biraz geçe, kasvetli bir havada meydana geldi ve şans eseri bölgede herhangi bir gemi bulunmuyordu. Olayın ardından bazı kruvaziyer şirketleri Tracy Arm'ı rotalarından çıkarmaya başlasa da, bu tür felaketlere yol açan koşulların bu fiyortla sınırlı olmadığı vurgulanıyor. Alaska'nın kıyı şeridindeki dağlık bölgelerde, tektonik kuvvetler ve uzun vadeli buz kaybının neden olduğu hızlı yükselme, yağış ve hareketli buzulların aşındırıcı etkileriyle birleşerek heyelanları sıkça tetikliyor. Ancak son yıllarda dikkat çekici bir eğilim gözlemleniyor: Birden fazla büyük heyelan, tam olarak geri çekilen bir buzulun ön kısmında meydana geliyor. Buzullar ortadan kalktığında, bu dağların dengesizleştiği düşünülüyor. Milyonlarca ton kayanın suya çarpmasıyla oluşan momentum, tsunami dalgalarına dönüşüyor. Bu fenomen, Alaska'dan Grönland ve Norveç'e kadar benzer manzaralarda, bazen ölümcül sonuçlarla yaşanıyor. Arktik genelinde ülkeler, bu artan tehlikeyle yüzleşmeye çalışıyor; seçenekler arasında geniş kıyı şeritlerinden kaçınmak veya tam olarak anlaşılamayan bir riskle yaşamayı kabullenmek yer alıyor.

Tracy Arm'daki heyelan, bu tehlikenin güçlü bir örneğini teşkil ediyor. Olay, sıcak okyanus sularının ve yoğun yağışların hem buzul erimesini hem de yamaç kaymalarını desteklediği Ağustos ayında gerçekleşti. Heyelan alanının altındaki buzul, hızla buz parçalarının suya düştüğü 'kallving' (buzulun parçalanması) yaşamış ve önceki iki ayda yarım milden fazla geri çekilmişti. Sürekli yağan yağmur, dağdaki çatlaklara sızarak, çatlaklardaki su basıncını artırıp kayma riskini yükseltiyordu. Ancak en dikkat çekici uyarıcı işaret, heyelan günlerinden önce bölgeden yayılan binlerce küçük sismik titreşim oldu. Bilim insanları, bu işaretlerin bir kombinasyonunun, eğer bir izleme programı mevcut olsaydı, en az bir gün öncesinden bölgedeki gemilere ve potansiyel olarak zarar görebilecek yerleşim yerlerine aşamalı uyarılar göndermek için yeterli olacağını düşünüyor.

Terörizm, nükleer santral güvenliği, çığlar ve volkanik hareketlilik gibi birçok alanda kullanılan aşamalı uyarı sistemleri, riski ortadan kaldırmasa da, insanların tehlikelerle daha güvenli bir şekilde bir arada yaşamasına olanak tanıyor. Örneğin, çığlarda hala can kayıpları yaşansa da, uyarı sistemleri kışın doğada yapılan gezileri çok daha güvenli hale getirdi. Tracy Arm'daki çöküş, heyelanlar için de benzer bir potansiyelin var olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, Ağustos 2025 başındaki hava koşulları ve hızlı buzul erimesinin, genel bir bölgede tehlikenin geçici olarak arttığına dair bir uyarı yayınlamak için yeterli olabileceğini belirtiyor. Bu, sarı-turuncu-kırmızı ölçeğinde bir 'sarı' uyarı anlamına gelebilirdi. Heyelan gerçekleşmeden önceki saatlerde, sismik olaylardaki üstel artış ve 'sismik tremor' olarak bilinen sürekli bir sismik enerji 'uğultusuna' geçiş, belirli bir bölge için zaman açısından kritik bir uyarı iletmek üzere yeterliydi. Bölgesel deprem izleme çalışmalarının bir yan ürünü olarak kaydedilen bu gözlemler, acil endişeyi belirten 'turuncu' bir uyarıyı haklı çıkarıyordu. Bu işaretler, gemilerin fiyorttan uzak tutulmasını tavsiye etmek için bile yeterli olabilirdi.

Son birkaç yıldaki araştırmalar, büyük bir heyelan başladıktan sonra olayın birkaç dakika içinde tespit edilip ölçülmesinin mümkün olduğunu gösteriyor. Bu süre zarfında, çevredeki sismik dalgalar, heyelanın yaklaşık boyutunu ve açık suya yakın olup olmadığını gösterebilir. Bu bilgiyi hızla iletebilen bir izleme programı, olayın gerçekleştiğini bildiren 'kırmızı' bir uyarı yayınlayabilirdi. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'nin (NOAA) tsunami uyarı programı, hızlı mesaj yayılımını yıllardır hassaslaştırıyor. Böyle bir uyarı sistemi, doğrudan yakınındaki gemilere çok az yardımcı olabilirdi, ancak belki de 10 dakikalık bir ön uyarı süresi sağlayabilirdi.

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Yaşam Masası

Bu içerik, Yudum Yaşam Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.