Yaşam

Orta Çağ Trondheim'inde hijyen önlemleri bazı hastalıkların yayılmasını artırdı

Trondheim'deki iskeletler, Orta Çağ'daki sağlık ve atık düzenlemelerinin bazen hastalığı azaltmak yerine yaydığını gösteriyor.

8 Kasım 20263 dk okuma
Orta Çağ Trondheim'inde hijyen önlemleri bazı hastalıkların yayılmasını artırdı

Norveç'in Trondheim kentinde ortaya çıkarılan Orta Çağ mezarlıkları, insanların nasıl yaşadığını, ne yediğini ve hangi hastalıklardan öldüğünü anlatıyor. Araştırmanın dikkat çeken sonucu şu: Kent yönetiminin hijyeni ve çevre sağlığını iyileştirmek için aldığı bazı önlemler, amaçlananın tersine, hastalığın daha fazla yayılmasına yol açtı. Çalışmanın başlığında bu yayılmanın örneği olarak yuvarlak solucan enfeksiyonu öne çıkıyor.

İki mezarlık, iki ayrı yaşam

Arkeologlar kentte birbirine yakın iki Orta Çağ mezarlığı inceledi. Bunlardan biri bugün Trondheim Halk Kütüphanesi'nin altında kalan taş kiliseye bağlıydı ve kentin en eski bölümünde yer alıyordu. Kütüphanenin içinde bu mezarlığın bir bölümünü görmek mümkün. Karşı tarafta ise bugünkü banka binasının zemini altında, kent çekirdiğinin kıyısında kalan ikinci bir mezarlık bulunuyor.

Reklam

Kemik analizleri iki topluluk arasında belirgin farklar olduğunu gösterdi. Kent çevresindeki mezarlıkta, ağırlıklı olarak zanaatkârların yaşadığı bölgenin sakinleri yatıyordu. Bu kişilerde çocuk ölümleri çok daha yüksekti ve genel sağlık durumu daha kötüydü. Beslenmeleri de çeşitlilikten uzaktı.

Merkezdeki kiliseye bağlı olanlar ise kentin toplumsal elitiydi. Ticaretle uğraşıyor, büyük kent evlerinde oturuyorlardı. Yiyecekleri arasında deniz ürünleri de vardı. Yani toplumsal eşitsizlik, bugün olduğu gibi o dönemde de sağlığı ve ölüm riskini belirliyordu.

MedHeal600 projesi ne buldu?

NTNU Üniversite Müzesi'nin yürüttüğü MedHeal600 projesi, Trondheim'de yaklaşık yarım bin yıl boyunca halk sağlığını ve yaşam koşullarını inceledi. Projenin odağında, sağlık hizmetlerine erişimin kamu yönetimi eliyle nasıl kolaylaştırıldığı da vardı. İskelet analizleri, kent sakinlerinin büyük bölümünün çocukluk ve ergenlik döneminde yetersiz ya da fazla tekdüze beslenmeye bağlı fizyolojik stres yaşadığını ortaya koydu. Cüzzam, tifo ve verem gibi bulaşıcı hastalıklar da birçok kişinin ölüm nedeniydi.

Proje başkanı, tarihsel arkeoloji emeritus profesörü Axel Christophersen'e göre toplum bu hastalıkları tanıyordu ve yönetim yayılmayı sınırlamak için adım atıyordu. Ona göre Orta Çağ boyunca sağlık, hijyen ve atık yönetimi sorumluluğu özel bir mesele olmaktan çıkıp giderek kentin ortak sorumluluğuna dönüştü. Kent sokakların temizliği, hijyen ve atıkların yönetimi için girişimlerde bulundu. Bu, bir halk sağlığı sisteminin ilk filizleri olarak okunuyor.

Hukuk ve sorumluluk paylaşımı

Ortaçağ tarihi profesörü Erik Opsahl, Magnus Lagabøte'nin Landslov adlı ülke yasasındaki ve ardından gelen kent yasası Bylov'daki temel ilkeye dikkat çekiyor. Buna göre ortak yarar için işletme sorumluluğunun büyük bölümünü yerel topluluk taşıyordu. Kralın görevlileri ise işlerin yapılıp yapılmadığını denetleyen gözetmenler gibi çalışıyordu.

Opsahl, atık yönetimindeki değişimin basit sistemden gelişmişe ya da özelden kamusala doğru düz bir çizgide ilerlemediğini vurguluyor. Süreçler, değişen uygulamalarla biçimlenen dinamik gelişmelerdi. Ona göre özel ve kamusal alan ayrımı, günümüzdeki anlamıyla Orta Çağ toplumuna uygulanamıyor. Konuyla ilgili "Health in Medieval Urban Trondheim" adlı kitabı Opsahl, Christophersen ve James Barrett editörlüğünde yayımladı. Elisabeth Forrestad Swensen de doktora tezinde kentin atığı, kanalizasyonu ve içme suyunu nasıl yönettiğini inceledi.

Arka plan

Orta Çağ kentlerinde kalabalık yaşam, kuyular, çukur tuvaletler, hayvan barınakları ve çöp birikintileri birbirine çok yakın olduğundan, atığın içme suyuna karışma riski yüksekti. Bağırsak solucanı gibi parazitlerin yumurtaları dışkıyla yayılır ve toprağa, suya ya da yiyeceğe bulaştığında yeni kişilere geçebilir. Bu yüzden atığın nereye ve nasıl toplandığı, hastalık taşıyan unsurların nerede yoğunlaştığını doğrudan etkiler.

Arkeologlar bu tür parazit izlerini iskeletlerin yanı sıra çukurlarda ve toprak tabakalarında da arayabilir. Böylece hem kimlerin hasta olduğu hem de çevrenin nasıl şekillendiği birlikte incelenebilir.

Neden önemli?

Bulgular, iyi niyetle alınan kamusal önlemlerin her zaman beklenen sonucu vermediğini hatırlatıyor. Atığı bir yerde toplamak, düzenli bir sistem kurmak ya da sokakları temizlemek ilk bakışta olumlu görünür. Ancak sistemin ayrıntıları yanlışsa, aynı düzenleme hastalığı da yayabilir. Bugünün kentsel su ve atık politikaları için de benzer bir ders var: Uygulamanın sağlık etkisi ölçülmeden başarı varsayılamaz.

Çalışma ayrıca sağlık eşitsizliğinin uzun bir geçmişi olduğunu gösteriyor. Zengin tüccarlar ile kent kıyısındaki zanaatkârlar arasındaki fark yalnızca konut ve yemek çeşidinde değil, çocukların hayatta kalma şansında da görülüyordu.

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Yaşam Masası

Bu içerik, Yudum Yaşam Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
50,0755,9667,20İstanbul8°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testi2000'ler Türkiye interneti testimIRC'ten MSN'e, çevir sesinden ADSL'e... O devri yaşayan bilir. 10 soruda internet hafızanı ölçüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep burcu için içsel gücün ve sezgilerin ön plana çıktığı, enerjisi yüksek bir gün başlıyor.…

Günün sorusu

"Kara Mamba" lakaplı basketbolcu kimdir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →