Masalar Yeniden Doldu
Okey, 101, batak, tavla, pişti, dama ve mangala artık Yudum'da masada. Sohbet ettiğimiz insanlarla aynı masaya oturmanın, taş dizip laf atmanın hikâyesi.
Geçen akşam bir okey masasına oturdum. Karşımda yıllardır sohbet ettiğim ama yüzünü hiç görmediğim biri, sağımda ve solumda iki kişi daha. İlk el bitmeden masada laf atışması başlamıştı. "Yine mi çifte gidiyorsun?" diye yazdı biri. Diğeri gülen bir yüz bıraktı. Taşlar diziliyor, sohbet akıyordu. O an düşündüm: bu topluluk yıllardır aynı odada konuşuyor, şimdi bir de aynı masada oturuyor.
Bunu yazmamın sebebi basit. Yudum'da artık masa oyunları var ve bu bir duyuru. Ama bir duyurudan biraz fazlası, çünkü bu oyunların neden burada olduğunu anlatmak istiyorum.
Sohbetin bir masaya ihtiyacı var
Türkiye'de insanlar sohbet etmek için bir araya gelince ellerini boş bırakmaz. Kahvehanede okey taşı, yazlıkta tavla, bayramda batak kâğıdı. Oyun bahanedir. Asıl iş, masanın etrafında konuşulan şeydir. "Sıra sende" lafının arasında hal hatır sorulur, eski günler anılır, dertler dökülür.
Yudum 1998'den beri bir sohbet yeri. Yıllar boyunca bu sohbeti hep yazıyla yaptık. Masa oyunlarını eklerken aklımdaki şey bu oldu: aynı insanlarla aynı sohbeti bir de masanın etrafında yapabilmek. Okey oynarken yazışmak, tavla atarken takılmak, batakta ihaleyi kaçıran ortağa söylenmek.
Hangi oyunlar var?
Şu an yedi oyun var: okey, 101 okey, batak, pişti, tavla, dama ve mangala. Hepsi Türkiye'de oynandığı gibi kuruldu. Tavla marsıyla, dama Türk daması olarak, mangala taşların kuyuya döndüğü bizim bildiğimiz hâliyle. Her oyunun kurallarını anlatan bir sayfası da var; bilmeyen öğrenir, bilen kendi mahallesinin kuralını arar.
Masaya oturmanın birkaç yolu var. Hızlı eşleş düğmesine basarsan seni bekleyen bir masaya oturtur. Arkadaşınla oynamak istiyorsan masayı yalnız arkadaşlara ya da yalnız davetliye açarsın; davetli masada bir kod çıkar, kimi istersen ona verirsin. Uzun bir maç istiyorsan puanlı maç açıp hedefi 3, 5, 7 ya da 11 yaparsın.
Rakip gelmezse ne olur?
Topluluğumuz küçük. Akşam on birde okey masasına dört kişi toplamak her zaman kolay değil. Bu yüzden boş kalan koltuğa kısa süre sonra bir bot oturuyor. Oyun başlamadan biri gelirse botun yerine geçiyor. Botlu maçlar sıralamaya sayılmıyor; yani bota karşı oynayıp derece toplamak yok. Bot, sadece masa boş kalmasın diye orada.
Bunu bilerek böyle yaptık. Bir masa oyununun tadı, karşındaki insanın hamlesinde, onun yaptığı hatada, onun sevincinde. Bot bir yer tutucu. Asıl istediğimiz, o koltuğa birinin oturması.
Masada görgü
Her masa oyununun bir de yazılı olmayan kuralları var. Masadan sessizce kalkıp gitmek bunların başında gelir. Biz de bunu biraz yazılı hâle getirdik. Her hamlenin bir süresi var. Süre dolarsa hamleni senin yerine sistem yapıyor, oyun durmuyor. Üç kez üst üste süreyi kaçırırsan masayı terk etmiş sayılıyorsun. Kimseyi cezalandırmak için değil, masadaki öteki üç kişinin beklememesi için.
Bir de masa sohbeti var. Oyun sürerken masadakiler kendi aralarında yazışabiliyor. Laf atmak serbest, kırıcı olmak değil. Bu, yıllardır sohbet odalarımızda uyguladığımız kuralın aynısı.
Sıralama ve izlemek
Her oyunun kendi sıralaması var. Herkes 1000 dereceyle başlıyor; kazandıkça artıyor, kaybettikçe düşüyor, güçlü birini yenmek daha çok kazandırıyor. Şu an bir oyunda listenin başında ben duruyorum. Bunun uzun sürmeyeceğini biliyorum, açıkçası sürmesini de istemiyorum. Kurucunun zirvede olduğu bir sıralama, yeterince oynanmayan bir sıralamadır.
Oynamak istemiyorsan da masaya izleyici olarak girebilirsin. Bir tavla maçını kenardan izlemek, kahvehanede iki kişinin arkasında durup "şunu oynasana" demenin bizdeki karşılığı. Yalnız piştide izleyici oyuncuların elini göremiyor; kimse kenardan kopya vermesin diye.
Bir davet
Bu yazıyı bir duyuru olarak okuyabilirsin ama aslında bir davet. Akşamları sohbet ederken bir el okey atmak istersen, haftasonu bir arkadaşınla tavla maçı yapmak istersen, bayram sofrasında dağılan batak dörtlüsünü yeniden toplamak istersen masalar açık. Oyunların hepsi ücretsiz, bilgisayardan da telefondan da oynanıyor.
Eksik gördüğün, tuhaf bulduğun, mahallende başka oynanan bir kural varsa bana yaz. Oyunlar da bu topluluk gibi zamanla şekillenecek.
O okey masasında ilk eli ben kaybettim. İkinci eli de. Üçüncüde karşımdaki "iNKa, sen bu işi bırak, sohbete dön" diye yazdı. Haklıydı belki. Ama masadan kalkmadım. Sohbet zaten masada devam ediyordu.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/yazilar/masalar-yeniden-doldu — Yazdırma tarihi:

















