2026'da Ortaya Çıkan Bilimsel Gerçek: Avustralya'nın Yerli Nüfusunun %93'ü Sadece 73 Yılda Yok Oldu
Flinders Üniversitesi'nden bilim insanlarının 2026 yılında yayınladığı çığır açıcı bir araştırma, Avrupa kolonizasyonu öncesi Avustralya'da tahmin edilenden çok daha büyük bir yerli nüfus olduğunu ve bu nüfusun sadece 73 yıl içinde %93 oranında azaldığını ortaya koyuyor. Bu bulgu, Avustralya tarihin
2026 yılına damgasını vuran bilimsel bir çalışma, Avustralya'nın yerli halkının karşı karşıya kaldığı demografik felaketin boyutlarını gözler önüne serdi. Flinders Üniversitesi'nden ve Avustralya Yerli ve Çevresel Tarihler ve Gelecekler için Yerli Araştırma Merkezi'nden (CIEHF) araştırmacıların, yerli ortaklarla birlikte yürüttüğü ulusal çaplı bir araştırma, Avrupa kolonizasyonu öncesinde Avustralya kıtasında yaşayan yerli nüfusun daha önceki tahminlerin çok ötesinde olduğunu ve kıtanın Avrupalılar tarafından işgalinin ardından geçen kısa bir süre içinde bu nüfusun ezici bir çoğunluğunun (%93) yok olduğunu ortaya koydu. Bu vahim bulgu, Avustralya tarihinin anlaşılması ve 'gerçeğin anlatılması' süreci için kritik öneme sahip.
Araştırmanın temelini oluşturan bulgular, Avrupa kolonizasyonu öncesinde Avustralya'da yaklaşık 2.22 milyon yerli insanın yaşadığını gösteriyor. Bu rakam, bazı önceki hesaplamaların önerdiği sayının yedi katına kadar çıkabiliyor. Bilim insanları, bu yeni tahminlere ulaşmak için bilgisayar modellerini, etnografik gözlemleri, arkeolojik bulguları ve genetik yeniden yapılandırmaları bir araya getirdi. Ayrıca, kıtanın farklı coğrafi bölgelerinin ne kadar insanı barındırabileceği de dikkate alındı. Bu kapsamlı yaklaşım, 1930'larda antropolog Alfred Radcliffe-Brown tarafından yapılan ve kıta öncesi yerli nüfusunu yaklaşık 250.000 kişi olarak tahmin eden önceki yaygın tahminleri önemli ölçüde sorguluyor. Radcliffe-Brown'ın kendi tahminlerinin bile ölümcül hastalıkların, sınır çatışmalarındaki şiddetin ve yapısal şiddetin yıkıcı etkilerini tam olarak hesaba katmadığı biliniyordu. Yeni araştırmalar, bu faktörlerin tarihsel olarak kabul edilenden çok daha büyük bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor.
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, Avrupa yerleşiminin ardından yaşanan nüfus kaybının boyutlarına işaret ediyor. Yeni modellemeler ve erken nüfus kayıtlarının karşılaştırılmasıyla, 1788 ile 1861 yılları arasında yaklaşık 2.06 milyon 'fazla ölüm' yaşandığı tahmin ediliyor. Bu, 73 yıllık bir süre zarfında yıllık ortalama yaklaşık 28.200 fazladan ölüm anlamına geliyor. Sonuç olarak, 1861 yılına gelindiğinde yerli nüfusun, kolonizasyon öncesi nüfusunun sadece %7'sine düştüğü hesaplanıyor; bu da %93'lük akıl almaz bir azalmaya tekabül ediyor. CIEHF'de EMM Consulting'i temsil eden ve James Cook Üniversitesi'nde Misafir Araştırma Görevlisi olan Baş Yazar Doçent Dr. Alan Williams, bu bulguların 'yerli Avustralyalıların yaşadığı işgalin büyük etkilerini vurguladığını ve son yüzyıldaki olağanüstü hayatta kalma güçlerini, dayanıklılıklarını ve toparlanmalarını gösterdiğini' belirtti.
Bu yeni demografik veriler, Avustralya'nın tarihi anlatısını yeniden şekillendirmekle kalmıyor, aynı zamanda kolonizasyonun yerli halklar üzerindeki uzun vadeli etkilerini de daha net ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bu demografik çöküşün boyutlarının, nesiller arası travma, kalıcı dezavantajlar ve yerli toplulukları daha iyi destekleyecek politikaların geliştirilmesi gibi konularda önemli çıkarımları olduğunu vurguluyor. Avustralya'nın yerli nüfusu 1950'lerden bu yana artış göstermiş olsa da, henüz Avrupa'nın gelişi öncesindeki tahmini nüfus seviyesine ulaşabilmiş değil. 2021 Avustralya nüfus sayımına göre, yerli nüfus, çalışmada 1788 için tahmin edilen medyan nüfusun yaklaşık %37'sini oluşturuyor. Mevcut nüfus artış eğilimlerinin devam etmesi halinde, araştırmacılar yerli nüfusunun 2047 civarında tahmini koloni öncesi seviyesine dönebileceğini öngörüyor. Bu çalışma, Avustralya'nın geçmişiyle yüzleşmesi ve gerçek bir uzlaşma sürecine girmesi için bilimsel bir temel sunuyor.