Teknoloji

Uzun burun, kısa burun: bandikut ve bilby kafatasları ne anlatıyor

Murdoch Üniversitesi ekibi 25 türden 127 kafatasını 3B taradı: bandikut ve bilby burunlarındaki farkın yaklaşık üçte biri iklim ve coğrafyayla bağlantılı.

6 Kasım 20265 dk okuma4 okunma
Uzun burun, kısa burun: bandikut ve bilby kafatasları ne anlatıyor

Bir kafatasına yan taraftan bakın: kimi hayvanda burun kısa, geniş ve tıknaz, kimisinde ince bir pipet gibi uzamış. Avustralya ve Yeni Gine'nin küçük keseli memelileri olan bandikutlar (İngilizce bandicoot) ile bilby'ler arasında bu fark o kadar belirgin ki, aynı gruptan geldikleri ilk bakışta anlaşılmaz. Murdoch Üniversitesi'nden bir ekip, bu çeşitliliği 127 kafatasını üç boyutlu tarayarak ölçtü ve sonucu 2026'da Zoological Journal of the Linnean Society dergisinde yayımladı.

Çalışmanın sorusu basit: Bu hayvanların burunları neden birbirine benzemiyor ve bu fark rastgele mi, yoksa yaşadıkları yerle mi ilgili? Cevap, iklimin ve coğrafyanın payı olduğunu, ama hikâyenin yalnızca bundan ibaret olmadığını gösteriyor.

Reklam

Kim kim: bandikut ve bilby

Bandikutlar ve bilby'ler, bilim insanlarının Peramelemorphia adını verdiği keseli memeli düzeninin üyeleri. Çoğu toprağı eşeleyip böcek, kök ve benzeri yiyecekleri arayan küçük hayvanlar. Murdoch Üniversitesi'nden Doç. Dr. Natalie Warburton, üniversitenin yaptığı açıklamada şöyle diyor: "İnsanlar bandikutları düşündüğünde, genellikle birbirine oldukça benzeyen, küçük, kazıcı keseli bir grup gözlerinin önüne getirir."

Oysa kafatası başka bir şey söylüyor. Warburton'ın ifadesiyle, "bir kafatası bize bir hayvan hakkında şaşırtıcı miktarda şey anlatabilir."

Ekip ne yaptı?

Çalışmanın yazarları Meg L. Martin, Jo M. Menard, Kenny J. Travouillon ve Natalie M. Warburton. Makalenin yöntem bölümüne göre ekip, ağırlıklı olarak Batı Avustralya Müzesi koleksiyonundaki örnekleri bir 3B tarayıcıyla taradı. Her kafatasına, hayvandan hayvana karşılaştırılabilen 54 işaret noktası yerleştirildi. Bu yaklaşıma geometrik morfometri deniyor: kafatasının "büyüklüğünü" ayrı tutup yalnızca "biçimini" istatistikle kıyaslamak. Böylece iri bir hayvanın kafatasının yalnızca daha büyük olması, biçim farkıyla karıştırılmıyor.

ÖlçülenDeğer (makalenin özetinden)
İncelenen kafatası127, 25 tür (yaşayan ve soyu tükenmiş)
Cins düzeyi, biçim farkının açıklanan payıyaklaşık yüzde 55
Tür düzeyi, biçim farkının açıklanan payıyaklaşık yüzde 75
İklim, coğrafya ve vücut büyüklüğü birlikteyüzde 35,3
Yalnızca enlemyüzde 10

Yani kafatası biçimi büyük oranda hangi cinse ve türe ait olduğunuzla belirleniyor. Bunun üstüne, kabaca üçte biri iklim, konum ve vücut büyüklüğüyle açıklanabiliyor. Enlem, tek başına en güçlü gösterge: biçim farkının yüzde 10'u yalnızca hayvanın hangi enlemde yaşadığıyla açıklanıyor.

Batı Avustralya'da sahil kenarında yiyecek arayan bir quenda (Isoodon fusciventer)
Batı Avustralya'da sahil kenarında yiyecek arayan bir quenda (Isoodon fusciventer) — Calistemon, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Kısa ve sağlam burun, uzun ve ince burun

Makaleye göre Isoodon cinsi, yani Phys.org haberinde örnek verilen quenda gibi kısa burunlu bandikutlar, kısa ve sağlam kafatasları ile geniş beyin kutularıyla ayrışıyor. Perameles bandikutlarında ise burun bölgesi uzamış, oranlar daha dar; bilby'lerin kafatası da uzun ve dar. Yeni Gine'deki türler ikisinin arasında kalıyor: Isoodon'dan daha uzun burunlu, ama Perameles kadar ince değil.

Bu biçimlerin işlevi için yazarlar temkinli bir yorum getiriyor. Uzun burun ve ince çene genellikle "sondalayarak yiyecek arama" ile ilişkilendiriliyor. Isoodon'un sağlam kafatası ise daha derin ya da daha güçlü kazma için bir uyum olabilir; ama yazarlar, yeraltındaki dayanıklı bitki dokularını işlemenin de aynı sağlamlığı açıklayabileceğini not ediyor. Warburton'ın sözleriyle: "Uzun, dar bir burun, hayvanın toprağın ve dökülmüş yaprakların arasında yiyecek aramasına yardımcı olabilir; daha kısa ve güçlü bir burun ise kazmaya daha uygun olabilir." Bu bir "olabilir": çalışma, işlevi doğrudan deneyle ölçmüyor, biçimden çıkarım yapıyor.

Güney Avustralya'da görülen bir şeritli bandikut (Perameles bougainville)
Güney Avustralya'da görülen bir şeritli bandikut (Perameles bougainville) — Nicole Kearney, CC BY 4.0 (Wikimedia Commons)

Aykırı olanlar: Chaeropus ve iki bilby türü

Verideki en tuhaf kafatası, soyu tükenmiş domuz ayaklı bandikut Chaeropus'a ait. Phys.org haberinin aktardığına göre bu cinsin kafatası oranları yaşayan hiçbir bandikutta ya da bilby'de görülmüyor. Makale ayrıntıyı veriyor: geniş arka damak, görece kısa bir beyin kutusu ve birbirinden ayrışan yanak dişi sıraları. Yazarlar bunları, cinsin büyük oranda otçul beslenmesiyle birlikte yorumluyor.

Bilby cinsi Macrotis de kendi içinde bir örnek ders. Macrotis lagotis biçim uzayının merkezine yakın düşüyor, yani ortalama bir bandikut-bilby kafatasına en çok benziyor. Macrotis leucura ise Perameles'e daha yakın duruyor. Aynı cinsin iki üyesinin kafatasları arasındaki bu mesafe, "cins" etiketinin tek başına her şeyi anlatmadığını hatırlatıyor.

Adelaide Hayvanat Bahçesi'nde büyük bilby (Macrotis lagotis)
Adelaide Hayvanat Bahçesi'nde büyük bilby (Macrotis lagotis) — Mertie ., CC BY 2.0 (Wikimedia Commons)

Neden "kıta ölçeğinde uyumsal ışınım"?

Makalenin başlığı, bandikutların ve bilby'lerin "kıta ölçeğinde uyumsal ışınım" geçirdiğini söylüyor. Uyumsal ışınım, tek bir atadan türeyen grubun farklı yaşam alanlarına ve beslenme biçimlerine uyum sağlayarak çeşitlenmesi demek. Yazarlara göre kafatası biçimi, boyuttan çok bu çeşitlenmenin ana ekseni. Ayrıca kafatası biçimi anlamlı bir soy izi taşıyor: yakın akraba türlerin kafatasları birbirine daha çok benziyor. Cinsiyetler arasındaki fark ise ihmal edilebilir düzeyde.

Tabloya bir de zaman boyutu ekleniyor. Yazarlar, uzmanlaşmış soyların yok oluşunun artan kuraklıkla çakıştığını yazıyor. Bu, bugün gördüğümüz çeşitliliğin geçmişteki çeşitliliğin yalnızca bir kalıntısı olabileceği anlamına geliyor. Bu soylar kaybolunca, onlarla birlikte kafatası biçimlerinin bir bölümü de ortadan kalkmış olabilir.

Bulgunun sınırı

Yazarlar iki eksik noktayı açıkça belirtiyor: fosil kayıt hâlâ eksik ve birçok tür için ayrıntılı beslenme verisi sınırlı. Bu yüzden "şu burun şu işe yarar" biçimindeki ilişkiler çoğunlukla çıkarım. Phys.org haberi de soyu tükenmiş türlerin sahip olduğu daha yüksek çeşitliliğin tam yakalanamamış olabileceğini not ediyor. Ayrıca açıklanan payın üçte biri iklim, coğrafya ve büyüklüğe ait; geri kalanı, soy ağacındaki konum gibi etkenlerle ve çalışmanın açıklayamadığı payla duruyor.

Sırada ne var?

Asıl açık soru, bu biçimlerin hayvan toprağı eşelerken gerçekte nasıl çalıştığı. Beslenme verisi toplayan saha çalışmaları ve kafatasına yük bindirerek yapılacak biyomekanik modeller, "uzun burun sondalar, kısa burun kazar" varsayımını sınayabilir; yazarlar bunu ayrıca önermiyor, bu bizim çıkarımımız. O zamana kadar bu kafatasları, bir grubun kıtanın iklimine ve yaşam alanlarına nasıl dağıldığını kemik üzerinden okumanın somut bir örneği olarak duruyor.

Fotoğraf: Mertie ., CC BY 2.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
50,0755,9667,20İstanbul10°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiTürk mutfağı testi: kaç yemeği tanıyorsun?Hünkâr beğendiden şırdana... Sofra bilgin ne kadar derin? 10 soruda mutfak kültürünü ölçüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep burcu için içsel gücünüzün ve sezgilerinizin ön plana çıktığı, enerjisi yüksek bir gün sizi…

Günün sorusu

Periyodik tablodaki 1 numaralı element hangisidir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →