Cildi sökmeden okumak: tomografi kitap omurgasındaki sayfaları buldu
Iowa'da hastane tomografisi, 16. yüzyıl kitaplarının omurgasında saklı ortaçağ Latince İncil parçalarını cildi sökmeden gösterdi; sınırı ise siyah mürekkep.

Iowa Üniversitesi Kütüphaneleri'nin nadir eserler bölümünde, 16. yüzyılda Zürih'te basılmış bir hayvanlar ansiklopedisi duruyor. Kitabın deri cildi yerinde, sayfalar kapalı, omurga sağlam. Yine de araştırmacılar, bu omurganın altında bir Latince İncil'in 11. ya da 12. yüzyıldan kalma sayfalarının saklandığını gördü. Ciltte tek bir dikişi sökmeden, kitabı hastane görüntüleme birimindeki bir tomografi cihazından geçirerek.
Bunun önemi, kütüphanelerdeki nadir kitapların büyük bölümünün aynı sırrı taşıyor olabilmesinde. Çalışmanın yazarları, başka araştırmacılara dayanarak, erken modern dönem kitaplarının yüzde yirmiye varan kısmında ortaçağ parşömen artıklarının bulunabileceğini aktarıyor. Cilt ustaları eskimiş el yazmalarını atmak yerine kesip omurgaya, kapak içlerine, sayfa aralarına destek olarak yapıştırıyordu. Dünyanın dört bir yanındaki raflarda, kimsenin görmediği binlerce sayfa parçası bu yüzden duruyor olabilir.
Bir kitabı açmadan nasıl okursunuz?
Sorun açık: Bu parçalara ulaşmanın en kısa yolu cildi sökmek, ama nadir bir kitabı bozmak kimsenin göze alabileceği bir bedel değil. Bu yüzden son yıllarda iki yöntem öne çıktı. Biri kızılötesi yansıma görüntüleme, öteki makro ölçekte X-ışını floresansı (MA-XRF). İkisi de işe yarıyor, ama çalışmanın özetine göre tek bir kitabı taramak çok zaman alıyor ve çoğu kez özel olarak değiştirilmiş ya da kurulmuş cihaz gerektiriyor.
Iowa ekibi farklı bir şey denedi: Üniversitelerin tıp fakültelerinde zaten bulunan bir klinik tomografi cihazı. Bilgisayarlı tomografi, nesnenin çevresinden binlerce X-ışını görüntüsü alıp bunları üç boyutlu bir yığına dönüştürür. Hastanede kemik ve doku farklarını gösteren aynı mantık, burada deri, kâğıt, parşömen ve mürekkep yoğunluğu farklarını gösteriyor.
Gessner'in ciltleri tarandı
Ekip, Conrad Gessner'in 1551-1587 arasında Zürih'te basılan Historia animalium adlı eserini seçti. Beş bölümlük eser, Iowa'daki nüshada üç cilt halinde duruyor. Kullanılan cihaz, iki X-ışını kaynaklı bir Siemens SOMATOM Force. Makalede 70 kVp, 200 mAs ve 0,4 × 0,2 mm kesit kalınlığı gibi ayarlar veriliyor; tarama süresi ise cilt başına saniyelerle ölçülüyor.
Karşılaştırma için ekibin elinde bir de kontrol cildi vardı: omurgası açıktı ve içindeki parşömen gözle okunabiliyordu. Makaleye göre burada 13. yüzyıl Gotik el yazısıyla yazılmış parçalar ve 11.-12. yüzyıla ait, kırmızı başlıklı bir Latince İncil metni (Krallar ve Samuel kitaplarının 7. ve 8. bölümleri) görülüyor. Tomografi, üç ciltte de omurga takviyesindeki parşömeni gösterdi. Makaleye göre tarama, çıplak gözle fark edilmeyen ek harfleri de gösterdi ve parşömenin iki yüzündeki yazıyı ayırt edebildi.
Kütüphanenin nadir kitap ve harita küratörü Eric Ensley, Iowa kütüphane blogunda bu anı "tüylerin diken diken olduğu bir an" diye tarif ediyor. Projede kitap koruma uzmanı Giselle Simón, görüntüleme biriminden Susan Walsh ve tarih profesörü Katherine Tachau da yer aldı. Ensley'e göre sonuç, beşeri bilimlerin, fen bilimlerinin ve bilgi uzmanlarının birlikte çalışınca neler yapabildiğini gösteriyor.
Neden yalnız kırmızı harfler?
Yöntemin sınırı da aynı makalede açıkça yazılı. Cihaz, yalnızca kırmızı harfleri ve başlıkları seçebildi. Bunlar cıva sülfürden, yani zinober ya da vermilyon adıyla bilinen yoğun bir pigmentten yapılıyordu; X-ışınını daha çok soğurduğu için tomografide parlıyor. Metnin gövdesini oluşturan siyah mürekkep ise daha düşük yoğunlukta. Yazarların ifadesiyle mürekkebin çoğu "daha düşük yoğunlukta bir kaynaktan" geliyor ve onu görmek için daha düşük enerji düzeylerinde görüntü almak gerekiyor.
Yani bu tarama, bir sayfayı baştan sona okutmuyor. Ama başka bir işe çok yarıyor: Bir kütüphanedeki yüzlerce cildi hızla taramak, hangisinin içinde parşömen takviyesi bulunduğunu belirlemek ve ağır, yavaş yöntemleri yalnız bu ciltlere ayırmak. Yazarlar, iki enerji aralığıyla yetinmeyip fotonları daha fazla enerji kutusuna ayırabilen, yeni çıkan foton sayımlı tomografi cihazlarının bu işi daha da ileri taşıyabileceğini yazıyor.
Yazının yanında cildin iskeleti de görünüyor
Tomografinin ciltten çıkardığı tek şey yazı değil. Toronto Üniversitesi'nin "Hidden Stories" sergi sayfasında anlatıldığına göre mikro-tomografi, kitapların iç yapısını da gösteriyor. 15. yüzyıldan Fransa kökenli bir dua kitabı (Canon Grandel'in kitabı) 2019'da taranınca, dört paralel sıra halinde boş dikiş delikleri ortaya çıkmış. Sergi metni bunu "hayalet cilt" olarak adlandırıyor: kitabın daha önceki, artık kaybolmuş bir cilt yapısının izi. Kitabın kendi geçmişi, onu açmadan okunabiliyor.
Sırada ne var?
Açık soru, bu hızlı taramanın bir koleksiyonun tamamında ne kadar güvenilir olacağı. Iowa çalışması üç ciltlik bir deneme, bulgusu da kırmızı mürekkeple sınırlı. Daha düşük enerjili taramalar siyah mürekkebi gösterebilir mi, gösterirse harfler gerçekten okunabilir mi? Foton sayımlı cihazlarla yapılacak denemeler bu soruya bir yanıt verecek. O zamana kadar elde olan, kitabı sökmeden hangi cildin içinde ne saklandığına dair ilk elden bir harita.
Fotoğraf: , Public domain, Wikimedia Commons
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/tomografi-kitap-cildi-gizli-ortacag-parsomen.html — Yazdırma tarihi:
















