Kültür

Camus 1945 söyleşisinde absürde karşı üç koşul saydı: dürüstlük, özgürlük, adalet

Camus, Sisifos Söyleni'nden üç yıl sonra verdiği bir söyleşide absürdü çıkmaz sokak değil, bir eşik saydı ve anlam için insanlar arasında üç koşul sıraladı.

31 Ekim 20264 dk okuma
Camus 1945 söyleşisinde absürde karşı üç koşul saydı: dürüstlük, özgürlük, adalet

15 Kasım 1945'te Paris'te yayımlanan edebiyat gazetesi Les Nouvelles littéraires, okurlarına 32 yaşındaki bir yazarla yapılmış söyleşiyi sundu. Soruları soran, gazeteci ve çevirmen Jeanine Delpech'ti; cevaplayan Albert Camus. Bu metin bugün en çok tek bir itirazla hatırlanır: Camus orada varoluşçu olmadığını, adının Sartre'ınkiyle birlikte anılmasına hep şaşırdığını söyler. Oysa aynı söyleşinin daha az anılan bir köşesinde, kendi düşüncesinin en kırılgan görünen noktasına, umutsuzluk sorusuna verdiği cevap durur.

Maria Popova, The Marginalian'da bu söyleşiyi yeniden gündeme taşıdığı yazısında o cevabın altını çiziyor. Söyleşi, Camus'nün ölümünden sonra derlenen ve Ellen Conroy Kennedy'nin İngilizceye çevirdiği Lyrical and Critical Essays (Lirik ve Eleştirel Denemeler) kitabının sonunda yer alıyor. Önemi şurada: Camus'nün absürt düşüncesi genellikle tek bir insanın evrene karşı tavrı olarak okunur. Bu kısa söyleşide ise Camus bakışını bireyden insanlar arasındaki ilişkiye çeviriyor.

Absürt nedir, üç sonuç nereden geliyor

Camus'nün absürt (Fransızcasıyla absurde, yani saçma) dediği şey dünyanın kendisi değil; insanın anlam arayışıyla bu arayışa cevap vermeyen dünyanın karşılaşmasıdır. Bunu 1942'de yayımlanan Sisifos Söyleni'nde işledi. Tanrıların, bir kayayı sonsuza dek tepeye itmeye ve her seferinde geri yuvarlanışını izlemeye mahkûm ettiği Sisifos, Camus'nün elinde insan durumunun simgesine dönüştü.

Kitabın bir bölümünde Camus vardığı yeri tek cümlede toplar: "Böylece absürtten üç sonuç çıkarıyorum: başkaldırım, özgürlüğüm ve tutkum." Popova'nın aktardığına göre Delpech'in sorusu tam buraya yönelmişti: Hayatın anlamsızlığı üzerine kurulu bir düşünce, insanları umutsuzluğa itmez mi?

"Bir adım, çıkmaz sokak değil"

Camus'nün cevabı temkinli bir girişle başlıyor: yalnızca kendi adına konuşabileceğini, söylediklerinin göreli olduğunu bildiğini belirtiyor. Ardından şunu ekliyor (Kennedy'nin İngilizce çevirisinden bizim aktarımımızla): "Çevremizdeki her şeyin absürtlüğünü kabul etmek bir adımdır, gerekli bir deneyimdir; ama bir çıkmaz sokağa dönüşmemelidir. Verimli olabilecek bir başkaldırı uyandırır."

Camus'ye göre başkaldırı fikrini çözümlemek, varoluşa göreli bir anlam geri verebilecek fikirlere götürebilir; ama bu, kendi ifadesiyle "her zaman tehlikede olacak" bir anlamdır. Yani absürt bir varış noktası değil, geçilmesi gereken bir eşik. Anlamsızlığı görmek, orada oyalanmak için değil, ona karşı bir duruş kurmak için.

Üç koşul: dürüstlük, özgürlük, adalet

Popova'nın "üç panzehir" diye adlandırdığı kısım bundan sonra geliyor. Camus, absürtlüğü bu kadar aşılmaz görünen bir dünyada insanlar arasında daha fazla anlayışa, daha fazla içtenliğe ulaşmak gerektiğini söylüyor ve keskin bir cümle ekliyor: "Bunu başarmalıyız ya da yok olacağız." Bunun için gereken koşulları da sayıyor:

  • Dürüstlük: İnsanlar açık sözlü olmalı, çünkü Camus'nün deyişiyle yalan her şeyi bulandırır.
  • Özgürlük: İnsanlar özgür olmalı, çünkü kölelerle iletişim kurmak mümkün değildir.
  • Adalet: Son olarak insanlar çevrelerinde belli bir adaleti hissedebilmeli.

Sisifos Söyleni'ndeki üçlü (başkaldırı, özgürlük, tutku) tek bir insanın iç tutumunu anlatıyordu. 1945'teki üçlü ise insanların birbirine nasıl davrandığına bakıyor. Absürde karşı çare artık yalnız bireyin bilinci değil; birbirine yalan söylemeyen, birbirini boyunduruk altına almayan, adaleti hisseden insanların ortak zemini.

Neden 1945?

Zamanlama bu kaymayı anlamaya yardım ediyor. Camus söyleşiyi verdiğinde Fransa işgal yıllarından yeni çıkmıştı; Camus da direniş içinden doğan Combat gazetesinin başyazarlığını yürütüyordu. Popova, bu sözlerin 1940'ların büyük yıkımının hemen ardından söylendiğine ve Camus'nün dayanışma ile başkaldırı fikrini enine boyuna işleyeceği Başkaldıran İnsan'ın altı yıl sonra, 1951'de geleceğine dikkat çekiyor. Söyleşi iki kitap arasında bir ara durak gibi okunabilir: Sisifos'un tek başına ittiği kayadan, birlikte yaşayan insanların ortak sorumluluğuna.

Sınırlar ve açık kalanlar

Bu metni okurken birkaç şeyi akılda tutmak gerekiyor. Birincisi, Camus'nün kendisi kesin bir reçete sunmuyor; söylediğinin göreli olduğunu, bulunan anlamın da hep tehlikede kalacağını baştan kabul ediyor. İkincisi, buradaki alıntılar iki kez dil değiştirdi: Fransızca söyleşi önce İngilizceye, oradan Türkçeye geçti. "Dürüstlük" diye aktardığımız sözcük İngilizce çeviride açık sözlülük anlamına gelen frank.

Üçüncüsü, "üç panzehir" Camus'nün değil, Popova'nın ifadesi; Camus koşullardan söz ediyor. Popova ayrıca "başarmalıyız ya da yok olacağız" cümlesinin W. H. Auden'in "September 1, 1939" adlı şiirindeki "Birbirimizi sevmeliyiz ya da ölmeliyiz" dizesine ne kadar yakın durduğunu not ediyor. Ancak Camus'nün o şiiri okuyup okumadığını Popova da bilmiyor; bu bir etki kanıtı değil, bir yakınlık gözlemi.

Geriye ilginç bir soru kalıyor. Camus 1945'te absürde karşı çareyi tek tek insanların içinde değil, aralarındaki ilişkide aradı. Bugün anlamsızlık duygusunu daha çok kişisel bir dert gibi konuşuyor, çaresini de kişisel önerilerde arıyoruz. Camus haklıysa, anlam sorusu belki önce şuna dönüşüyor: Birbirimize karşı ne kadar açık sözlüyüz, ne kadar özgürüz ve çevremizde ne kadar adalet hissediyoruz?

Fotoğraf: Photograph by United Press International, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,8655,8267,02İstanbul13°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiMüzik zevkin kaç yaşında?Kulağının nüfus kâğıdı başka konuşuyor olabilir. Sekiz soruda müzik zevkinin gerçek yaşını buluyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep’in duygusal dünyası derin ve etkileyici bir enerjiyle dolu. Aşk hayatında, partnerinizle…

Günün sorusu

Türkiye'nin en büyük gölü hangisidir?

Haftanın düellosu

Bu bölümde

Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →