Matisse'in Kırmızı Atölye'si: Reddedilen sipariş, altında gizlenen ilk tablo
Şçukin'in görmeden geri çevirdiği Kırmızı Atölye, yıllarca Londra'da bir kulüpte asılı kaldı. 2022'deki incelemeler, kırmızının altında mavi duvarlı, pembe zeminli bir ilk tablo olduğunu gösterdi.

New York'taki Modern Sanat Müzesi'nin (MoMA) duvarında asılı tabloya yakından bakan biri, kırmızı yüzeyin kenarlarında ince mavi, pembe ve sarımsı şeritler görür. Bunlar dikkatsizlikten kalmış boya izleri değil. Henri Matisse'in 1911'de bitirdiği, sonra da büyük bölümünü tek bir renkle örttüğü ilk tablonun hâlâ görünen parçaları.
Bugün Kırmızı Atölye (L'Atelier Rouge) adıyla bilinen bu resim, modern sanatın en çok konuşulan iç mekân resimlerinden biri. Ama yolculuğu hiç de parlak başlamadı: siparişi veren koleksiyoncu onu istemedi, ressam yıllarca elinde tuttu, sonra tablo Londra'da bir gece kulübünün duvarına asıldı. 2022'de MoMA ile Danimarka Ulusal Galerisi'nin (SMK) ortak çalışması, tablonun hem bu hikâyesini hem de kırmızının altında ne olduğunu ilk kez bu kadar ayrıntılı ortaya koydu.
Konuya kısa bir girişle başlamak isteyenler için Great Art Explained kanalının yayımladığı video, tablonun öyküsünü yakın çekimlerle anlatıyor:
Bir atölyenin içindeki küçük sergi
Resim, Matisse'in Paris'in hemen dışındaki Issy-les-Moulineaux'da, birkaç yıl önce taşındığı evin bahçesine yaptırdığı atölyeyi gösteriyor. Tuval yaklaşık 1,8 metre yüksekliğinde ve 2,2 metre genişliğinde. The Art Newspaper'ın aktardığına göre Matisse bu odaya kendi eserlerinden on birini yerleştirmiş: yedi resim, üç heykel ve bir seramik tabak. Yanlarında masa, sandalye, şifonyer ve tam ortada dikey bir eksen gibi duran bir dolap saati var.
Yani tablo aslında bir resmin içinde küçük bir sergi. Matisse, eleştirmenlerin henüz alay ettiği bir dönemde kendi yaptığı işleri tek bir duvarda topluyor. MoMA küratörü Ann Temkin bunu The Art Newspaper'a şöyle yorumladı: Sanki Matisse'in bir yanı, hâlâ çok tartışılan bir sanatçıyken kendi sanatsal duruşunu bir bildiri gibi sunmanın yolunun bu olduğunu biliyordu.
Siparişi veren koleksiyoncu neden geri çevirdi?
Tabloyu isteyen kişi, Moskovalı tekstil zengini Sergey Şçukin'di. Şçukin, Matisse'in ilk yıllarındaki en sadık destekçisiydi. Temkin'in anlattığına göre sipariş, konusu tamamen Matisse'e bırakılan üç resimlik bir diziydi; resimler Şçukin'in konağında üç duvarlı, giriş holüne benzeyen sıradan bir oda için düşünülmüştü.
Matisse önce aynı atölyeyi bambaşka bir gözle resmetti. Pembe Atölye adıyla bilinen bu ilk tablo, mekânı çok daha gerçekçi gösteriyordu. Şçukin onu satın aldı ve resim bugün Moskova'daki Puşkin Müzesi'nde.

Kırmızı olan ise Rusya'ya hiç gitmedi. Matisse, Şçukin'e yazdığı mektuba tablonun suluboya bir taslağını ekledi ve kırmızıyı, resimdeki yeşillerle kurduğu "uyumlu bir bağ" olarak tarif etti. Aynı mektupta "Resim ilk bakışta şaşırtıcı. Açıkça yeni" diye yazdı ve koleksiyoncu Sarah Stein'ın onu Matisse'in resimleri arasında en "müzikal" olanı bulduğunu ekledi. Mektuptaki bir başka cümle de rengi tanımlıyordu: Bütünü Venedik kırmızısı, kırmızı aşı boyasından biraz daha sıcak, paletin belirli bir rengi.
Şçukin tablonun "çok ilginç olması gerektiğini" kabul etti ama artık Matisse'in figürlü resimlerini tercih ettiğini yazdı. Ret kolay anlaşılır bir şey değil, çünkü aynı adam bir yıl önce Paris'teki Salon'da alay konusu olan Dans ve Müzik tablolarından vazgeçmemişti. Temkin'e göre belirleyici ayrıntı, Şçukin'in hayır derken tabloyu hiç görmemiş olması. Küratör bunu bugün internetten alışveriş yapmaya benzetiyor ve ekliyor: Tabloyu yerinde görseydi, Matisse ona ne düşündüğünü anlatabilseydi, işler nasıl gelişirdi kim bilir.
Kırmızının altında başka bir tablo vardı
Kırmızının sonradan geldiği uzun zamandır biliniyordu. MoMA'nın o dönemki koleksiyon direktörü Alfred H. Barr Jr. de 1949'daki basın bülteninde bu kırmızının "tamamen keyfî" olduğunu, çünkü Matisse'in yan taraftaki görüntüyü resmettiği eş tabloda zemin ve duvarlar için pembe ve leylak tonları kullandığını yazmıştı.
Yeni olan, bunun ne kadar ileri gittiğinin ölçülmesiydi. Sergi için MoMA ve SMK'nın da aralarında bulunduğu kurumlardan bir ekip, tabloyu çerçevesinden çıkarıp kenarlarını inceledi. Abed Haddad ve arkadaşlarının 2022'de Heritage Science dergisinde yayımladığı çalışmada X ışını, morötesi ışıkta parlama, kızılötesi görüntüleme ve tuvalin yüzeyini element element haritalayan taramalı X ışını floresansı kullanıldı. Kenarlardan alınan çok küçük boya örneklerinin kesitlerine de mikroskopla bakıldı.
Ortaya çıkan ilk tablo şöyleydi:
- Duvarlar maviydi. Kobalt mavisiyle kurşun beyazının karışımı.
- Zemin pembeydi. Ön planda, odanın tabanı boyunca.
- Mobilyalar sarımsı toprak boyasıyla (doğal aşı boyası) boyanmıştı: masa, sandalye, şifonyer ve dolap saati.
- Duvarda yeşil pervazlar vardı. Krom haritası, bugün tamamen kaybolmuş yeşil lambri ve pervaz çizgilerini gösterdi.
- Solda bir kapı duruyordu. Bugün yalnız penceresi görünen bölüm, aslında atölyeye açılan çift kanatlı kapılardan biriydi; alt yarısı kırmızıyla örtülmüş.
Araştırmacılara göre Matisse sonunda bu kompozisyonun yaklaşık üçte ikisini kırmızıyla kapattı. Kullandığı boya, hematit içeren bir toprak kırmızısı; boyacıların bazen "Venedik kırmızısı" adıyla sattığı türden. Bugün eşyaların çevresinde gördüğümüz ince açık renkli çizgiler, çizilmiş hatlar değil: Matisse kırmızıyı sürerken alttaki rengi şerit şerit açıkta bırakmış, biçimleri bu boşluklarla belirlemiş.
"Hem bitmiş hem bitmemiş" bir tablo
Kesitlerdeki belki de en çarpıcı bulgu, katmanların birbirine hiç karışmaması. Alttaki mavi, pembe ve sarı ince ayrı tabakalar halinde duruyor ve kırmızıyla iç içe geçmiyor. Araştırmacılar bundan, ilk boyanın kırmızı sürülmeden önce tamamen kuruduğu sonucunu çıkarıyor. Temkin, konservatörlerin bunun için haftalar gerektiğini söylediğini aktarıyor ve durumu şöyle özetliyor: Tablonun bitmiş ama bitmemiş olduğu bir dönem vardı.
Bulgunun sınırları da var. Kesitler yalnız tuvalin kenarlarından alınabildi; yüzeyin geri kalanı görüntüleme yöntemleriyle yorumlandı. Duvarlardaki ara gri katmanın neden konduğu da çalışmada açıkça "henüz bilinmiyor" diye geçiyor.
Gece kulübünden müzeye
Şçukin'in reddinden sonra tablo uzun bir yolculuğa çıktı. MoMA'nın 1949 bülteni ve Heritage Science makalesindeki bilgiler bir araya getirildiğinde yol şöyle görünüyor:
| 1911 | Matisse tabloyu Issy-les-Moulineaux'daki atölyesinde bitiriyor; Şçukin almıyor. |
|---|---|
| 1912 | Londra'da Grafton Galerileri'ndeki İkinci Post-Empresyonist Sergi'de gösteriliyor. |
| 1913 | New York'taki Armory Show'da "Panneau Rouge" (Kırmızı Pano) adıyla sergileniyor; aynı yıl Chicago ve Boston'a gidiyor. |
| 1927 | İngiliz aristokrat David Tennant tabloyu doğrudan Matisse'ten satın alıyor. |
| Yaklaşık 13 yıl | Tennant'ın Londra'daki Gargoyle Kulübü'nün aynalı balo salonunda asılı kalıyor. |
| 1941 | Londra'daki Redfern Galerisi'ne geçiyor. |
| Yaklaşık 1945 | New York'ta çalışan İsviçre doğumlu sanat taciri Georges Keller'e satılıyor. |
| 1948 | Philadelphia Sanat Müzesi'ndeki Matisse retrospektifinde gösteriliyor. |
| 1949 | MoMA, Mrs. Simon Guggenheim Fonu ile aldığı tabloyu yeni edinimleri arasında tanıtıyor. |
Yani tablo yaratıldıktan sonra on altı yıl ressamın elinde kaldı. Alfred Barr o yıllarda tabloyu "Matisse'in en cesur ve özgün buluşlarından biri" olarak tanımladı ve müze kısa sürede harekete geçti. 1949 bülteni tabloyu "bu ustanın müze koleksiyonuna giren en önemli eseri" diye duyurdu. The Art Newspaper'a göre Kırmızı Atölye adını da resmî olarak ancak bu koleksiyona girerken aldı. Aynı gazete, Tate Galerisi'nin tabloyu almayı geri çevirdiğinin anlatıldığını da yazıyor; bu bilgi kesinleşmiş bir kayıt değil, rivayet olarak aktarılıyor.
Resimdeki resimler yeniden bir arada
2022 sergisinin asıl fikri basitti: Matisse'in tabloya küçük kopyalar halinde yerleştirdiği eserleri bulup gerçek tablonun yanına getirmek. Sergi önce 1 Mayıs-10 Eylül 2022 arasında MoMA'da, ardından 13 Ekim 2022-26 Şubat 2023 arasında Kopenhag'daki SMK'da açıldı. Duvarlarda Genç Denizci II (1906), Lüks II (1907-08), Beyaz Eşarplı Çıplak (1909) ve Yıkananlar gibi resimler, gerçek boyutlarıyla, kırmızı tablodaki minyatür hallerinin karşısındaydı.
Eksik olan yalnızca bir resim vardı: 1911 tarihli Büyük Çıplak. Heritage Science makalesine göre Matisse bu resmi bitmemiş sayıyordu ve onun talimatı üzerine ölümünden sonra yok edildi. Yani bu tablo artık yalnız Kırmızı Atölye'nin içindeki küçük kopyasıyla yaşıyor.
Araştırmacılar gerçek eserlerle kopyalarını karşılaştırdığında bir şey daha gördü: Matisse çoğu zaman özgün eserde kullandığı pigmenti, tablodaki küçük kopyada da aynen kullanmış. Seramik tabaktaki çıplak figürü bile, tabağın sırrında kullanılan kobalt mavisiyle çizmiş.
Cevapsız kalan soru: Neden kırmızı?
Bütün bu ölçümler kırmızının ne zaman, nasıl ve hangi boyayla sürüldüğünü anlatıyor. Neden sürüldüğünü ise anlatmıyor. En çok tekrarlanan açıklamalardan birine göre Matisse güneşli, yeşil bahçeden atölyeye girdiğinde gözünde kalan kırmızımsı ard görüntüyü resmetti. Temkin bu fikre mesafeli: Ona göre karar, tek bir aydınlanma anıyla açıklanamayacak kadar karmaşık ve Matisse kendisi bu konuda hiçbir açıklama yapmadı.
Yüz on beş yılı aşkın süredir sorulan soru böylece hâlâ açık. Elimizde yalnız ressamın kendi mektubundaki tarif var: paletin belirli bir rengi, kırmızı aşı boyasından biraz daha sıcak. Gerisi, kırmızının kenarlarından sızan mavi, pembe ve sarı şeritlerde saklı.
Fotoğraf: Henri Matisse, Public domain, Wikimedia Commons
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/matisse-kirmizi-atolye-reddedilen-siparis-gizli-ilk-tablo.html — Yazdırma tarihi:















